Muhterem Hocam, günümüzde dini kullanıp insanları mağdur eden o kadar çok insan var ki biri sana Allah diye geliyorsa bil ki senin paranı istiyor diye düşünür olduk. Bu konuda ne b
Soru
Muhterem Hocam, günümüzde dini kullanıp insanları mağdur eden o kadar çok insan var ki biri sana Allah diye geliyorsa bil ki senin paranı istiyor diye düşünür olduk. Bu konuda ne buyurursunuz?
Cevap
“Dervişin fikri neyse zikri odur.” Şimdi gerçekten derviş para isteyen bir dervişse ne olur? O zaman karşı tarafta ne diyor? “Ha, bunların bende menfaati var.” Gerçekten öyle bir döneme yaklaşmışız ki…
Hâlbuki Efendimiz'den (S.A.V) öğrendik paranın ne menem bir şey olduğunu. Para, dünyevî ihtiyaçların temininde kullanılan bir vasıta sevgili kardeşlerim. Yani böyle insanların kalbine koyduğu bir put değil. Para gerçekten öyle. Hatta az evvel size bir misal vermiştim. Çok zengin, trilyonların sahibi olan kişi evladı bir şey istiyor. “Evladım” diyor, “git o ev senin olsun.” Öbürü de zavallı, çok fakir… Babasını günlerce bekliyor bayramda kendisine bir bisiklet alsın diye. Nihayet iki üç bayram geçtikten sonra baba diyor ki: “Evladım sana ben bir bisiklet aldım.”
Şimdi o bisiklet sahibi kişinin yaşadığı mutlulukla öbürünü mukayese edersen hiç kabil-i kıyas var mı? Öbürü umurunda bile değil. Ev vermiş, vermemiş…
Hâlbuki o bisiklet sahibi kişi emek sarf edilmiş, helâl bir parayla da alınmışsa Allahû Tealâ'nın kalbine vereceği mutluluk çok üst seviyede. O zaman para sahibi olmak çok önemli bir şey değil. Sadece ve sadece bir imtihan. Ve israftan öte bir şey değil. Parayla alakalı Allah'ın emirlerini yerine getirmezsen al sana başına belâyı… O parayla kendine ne yapıyorsun? Cehennem ateşi götürüyorsun. Bu kadar şey.
O halde bizim yapmamız gereken şey ne? Çok zengin olmak değil, Allah'ın emirlerine itaat etmek. Ve kabul edelim ki tasavvuftan bir kardeşimiz olsun… Etraftaki insanlar hep kendisinden para istesin. Öyle kabul edelim. Parasını alıyor. Alırsa o kişiye fayda mı verir zarar mı verir? Ne diyorsunuz? Fayda. Evet…
Çünkü o para veren kişi hayır kazanır, derecat kazanır. Öbürü de eğer gerçekten hak etmemişse derecat kaybeder. Hani kirli kanı temizleyen sülükler var… O insanlar bu şekilde bizim paramızı haksız yere aldıkları zaman bizden neyi temizlemiş oluyorlar? Kirli kanı temizlemiş oluyorlar sevgili kardeşlerim. Bu kadar basit. O halde almışsa almış. Gerçekte öyle olması lazım mı? Hayır değil tabii. Ama paragöz olmamak.
İşte az evvel dükkânına bir şey yazmıştı: “Zenginlik istersen kanaat yeter.” Gerçekten zenginlerden olmak istiyorsan kanaat yeter. Yani zikir yap, zikir yap, zikir yap. En güzele ulaş Allah'ın izniyle.