Muhterem Hocam, günümüzde insanlar özgürlük, hak ve adalet kavramlarıyla tartışma içinde kalıyorlar. Kur’ân-ı Kerîm’e göre Allahû Tealâ’nın insanlara özgürlük, hak ve adalet ölçüle

Soru

Muhterem Hocam, günümüzde insanlar özgürlük, hak ve adalet kavramlarıyla tartışma içinde kalıyorlar. Kur’ân-ı Kerîm’e göre Allahû Tealâ’nın insanlara özgürlük, hak ve adalet ölçüleri nelerdir?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, gerçekten Allah insanı en üst seviyede özgürlükle yaratmıştır. Ama bu özgürlük, başkasının sahasına girerek onun hakkını çiğnemek değil. En üst seviyedeki özgürlük, Allah'a kölelikten geçer. Allah'a köle olan kişi sadece kendi sahası içinde, Allah'ın emirlerini yerine getirir, yasak olan fiilleri işlemez.

Hak ve adalet açısından baktığımız zaman Allahû Tealâ her saniye, her an adaleti gerçekleştiriyor. Allah dostu Niyâzî-i Mısrî diyor ki: "Hakk kulundan intikamını yine kul eliyle alır." Allahû Tealâ cephesinden adalet, intikam; Allah adaletin sahibidir. İlmi ledûnu bilmeyen bunu "kul yaptı" sanır. Yani Allahû Tealâ adaleti kul eliyle gerçekleştirir.

Cümle âlem hâlıkındır ama kul eliyle işlenir. Emri Bârî olmayınca sanma ki bir çöp deprenir.

Öyleyse her saniye, her an Serîu’l-hisâb olarak Allahû Tealâ adaleti anında gerçekleştiriyor. Ve adaleti gerçekleştiren Rabbimiz, kişi zulmediyorsa onun cezasını, hayır işliyorsa karşı tarafa iyilik yapıyorsa mükâfatını, karşılığını anında, her saniye her an verir. Yani Allahû Tealâ'nın yeryüzü ve gökyüzü bu adaletin standartları içinde devam ediyor. Yeryüzü ve gökyüzünün devamı, Allah'ın adalet ölçüleri içerisinde gerçekleşiyor. Câsiye Sûresi'nin 22. âyet-i kerimesine bakalım:

45/CÂSİYE-22 Ve halakallâhus semâvâti vel arda bil hakkı ve li tuczâ kullu nefsin bimâ kesebet ve hum lâ yuzlemûn(yuzlemûne). Ve Allah, gökleri ve yeri hak ile yarattı. Ve bütün nefslere kazandıklarının karşılığı (ceza veya mükâfat) verilsin diye. Ve onlara zulmedilmez.

Öyleyse bu konudaki tartışma tamamen dînden uzak, Allah'ın hükümlerini bilmeyen insanlar tarafından gerçekleştiriliyor. En üst seviyedeki özgürlük, kişiyi özgür kılan, hak ve adaleti yerine getiren Allah'tır. Mutlak özgürlük, mutlak kölelikten geçer. En üst seviyede özgür olan kişi, Allah'ın tasarrufunda olan devrin imamıdır. Hangi oranda teslim iseniz o oranda özgürsünüz. Allah'a teslimiyetiniz özgürlüğünüze paraleldir. Hangi oranda teslim iseniz. Hiç Allah'a ulaşmayı dilemeyen, Allah'a teslim olmayanlar dünyanın kölesidir, yani dünyanın esiridir. Onlar için bir özgürlük yoktur. Ama Allah'a ulaşmayı dileyenler, 7 safhayı gerçekleştirenler hangi safhayı gerçekleştirmişlerse o oranda da özgürlüğü elde etmişlerdir. Allahû Tealâ'nın kanunları gereğince, Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma21