Muhterem Hocam, günümüzde Kur’ân kurslarında, İmam Hatip liselerinde, dîn fakültelerinde insanlara dînî eğitim veriliyor ama sahabe gibi kardeş bir toplum yetişmiyor. Bugünkü dînî temel eğitim sisteminin Allah’ın temel eğitim sistemine uymadığını söyleyebilir miyiz?

Soru

Muhterem Hocam, günümüzde Kur’ân kurslarında, İmam Hatip liselerinde, dîn fakültelerinde insanlara dînî eğitim veriliyor ama sahabe gibi kardeş bir toplum yetişmiyor. Bugünkü dînî temel eğitim sisteminin Allah’ın temel eğitim sistemine uymadığını söyleyebilir miyiz?

Cevap

Evet sevgili kardeşlerim, Kur'ân-ı Kerîm Allah'ın en üst seviyedeki kulu, Peygamber'i (S.A.V) ile konuşmasıdır, vahiydir ve Allah'ın ezelî ve ebedî değişmez kanunlarını ihtiva ediyor. Kur'ân'ın muhatabı insandır. Öyle olunca her insan Kur'ân'ı okuyabilir ama okuduğu zaman muhakkak ki öğrendikleri olacak ve bilmedikleri olacak. İşte bilmedikleri noktada Allahû Tealâ, cehaletten kurtulmanın yolunun ehli zikre sormak olduğunu bildiriyor.

Başlangıç noktasında bütün insanlar cahil midir? Evet, başlangıç noktasında bütün insanlar 19 negatif özelliğin sahibidirler. Bu 19 negatif özellikten bir tanesi de cehalettir.

ALLAH'A ULAŞMAYI DİLEMEYENLERİN 19 NEGATİF ÖZELLİĞİ 1. Allah’ın âyetlerinden gafildir. Yûnus 7 / Nahl-78 2. Şirktedir. Zumer-65 3. Küfürdedir. Sebe-20 4. Dalâlettedir. Ra'd-27 5. Sağır, kör ve dilsizdir, ölüdür. Bakara 18-171 / Zuhrûf 40 / En'âm 39 -122 / 8-24 6. Fısktadır. Bakara 26 7. Şeytanın kulu ve dostudur. Bakara-257 / Zumer-17 8. Dinde fırkalara ayrılmıştır. En'am-43 9. Zalimdir (nefsine zulmedendir). Mâide 51 / İbrâhîm 27 10. Cahildir (akletmeyendir). Bakara 13 / Bakara-142 11. İsyandadır. Yûnus 11 12. Sebîli gayy’dadır. A'râf - 146 13. Fitnededir. A'râf - 27 / Enfâl - 28 14. Birbirine düşmandır. Âli-İmrân 103 15. Amelleri boşa giden (hüsranda). Zumer-65 16. Takva sahibi değildir. Rûm-32 17. Mü'min değildir. Sebe-20 18. Hidayette değildir. Yûnus-45 19. Gideceği yer cehennem. Mu'minûn-103 / Arâf-178

Allahû Tealâ Ahzâb Suresi’nin 72. âyet-i kerimesinde buyuruyor ki:

33/AHZÂB-72: İnnâ aradnel emânete ales semâvâti vel ardı vel cibâli fe ebeyne en yahmilnehâ ve eşfakne minhâ ve hamelehal insân(insânu), innehu kâne zalûmen cehûlâ(cehûlen). Muhakkak ki Biz, emaneti göklere, arza ve dağlara arz ettik (sunduk, teklif ettik). Onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Ve insan onu yüklendi. Muhakkak ki o (nefs), çok zalimdir, çok cahildir.

İşte nefsimizin 19 âfetinden bir tanesi de cehalettir. Ve Nahl Suresi 78. âyet-i kerimesinde: “ Allah sizi bir şey bilmiyor halde annelerinizin karnından çıkardı.” Yani kişi âyetleri bilmiyor cahildir. Ve nefsin 19 âfetlerinden biri cehalettir.

16/NAHL-78: Vallâhu ahrecekum min butûni ummehâtikum lâ ta’lemune şey’en ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel ef’idete leallekum teşkurûn(teşkurûne). Ve Allah, sizi bir şey bilmiyor halde annelerinizin karnından çıkardı. Ve sizi, işitme hassası, görme hassası ve idrak etme hassası (sahibi) kıldı. Umulur ki; böylece şükredersiniz.

İşte cahil olan insanların dini öğrenmesini istiyor Allahû Tealâ. Kimden sormasını istiyor? Zikir ehlinden. İster Enbiyâ 7, ister Nahl 43, ister Bakara 186 olsun, tüm bu âyetlerden, bilmediklerimizi ehli zikre sorarak öğrenmemiz buyuruluyor, görüyoruz:

21/ENBİYÂ-7: Ve mâ erselnâ kableke illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne). Ve senden önce, vahyettiğimiz rical (erkekler)den başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun.

16/NAHL-43: Ve mâ erselnâ min kablike illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne). Ve Biz, senden önce, kendilerine vahyettiğimiz ricalden (erkeklerden) başkasını (resûl olarak) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, o takdirde zikir ehline (daimî zikir sahiplerine) sorun!

Ehli zikir kimdir? Ehli zikir öncelikle Allah'ın irşada memur ve mezun kıldığı kişidir. Her devirdeki Devrin İmamı'dır. Ehli zikrin her devirde Devrin İmamı olduğunu Yûnus 2’den anlıyoruz:

10/YÛNUS-2: E kâne linnâsi aceben en evhaynâ ilâ reculin minhum en enzirin nâse ve beşşirillezîne âmenû enne lehum kademe sıdkın inde rabbihim, kâlel kâfirûne inne hâzâ le sâhırun mubîn(mubînun). Onlardan bir adama, "insanları uyarması, âmenû olanları (ölmeden önce Allah'a ulaşmayı dileyenleri) müjdelemesi" için vahyetmemiz insanlara acaip (garip) mi geldi? Muhakkak ki onlar için, Rab'lerinin yanında (katında) sıddıklar makamı vardır. Kâfirler şöyle dediler: “Muhakkak ki bu, mutlaka apaçık bir sihirbazdır.

Yani demek ki sıddîk makamı çok çok önemli. Allahû Tealâ onlara vahyediyor. Eğer Kur'ân-ı Kerîm Allah'ın vahiy konuşması ise, o zaman Allah'tan vahiy alan, Allah ile konuşabilen kişiye sormak ve ondan öğrenmek asıldır. Eğer kişi O'ndan öğrenmiyorsa, o zaman doğal olarak Kur'ân’ı arkasına atacak, insanların bu konuda yazdıkları kitapları okumaya başlayacaktır. O kitaplar da zanlardan oluşuyor.

Kitapların zanlardan oluştuğunu nereden biliyoruz? Bakara 78–79’dan: “Onlar ümmîdirler. Kitab'ı bilmezle, sadece emaniyye bilirler. Veyl o elleriyle kitap yazanlara ve az bir bedel karşılığı satanlara “Bu Allah'ın Katı'ndandır.” derler. Yazıklar olsun elleriyle yazdıklarına. Yazıklar olsun kazandıkları paraya."

2/BAKARA-78: Ve minhum ummiyyûne lâ ya’lemûnel kitâbe illâ emâniyye ve in hum illâ yezunnûn(yezunnûne). Ve onlardan bir kısmı ümmîlerdir. Onlar (Allah'ın) Kitabı'nı bilmezler, sadece emaniyeyi (kişilerin yazdığı kitapları) bilirler. Ve onlar sadece zanda bulunuyorlar. 2/BAKARA-79: Fe veylun lillezîne yektubûnel kitâbe bi eydîhim summe yekûlûne hâzâ min indillâhi li yeşterû bihî semenen kalîlâ(kalîlen), fe veylun lehum mimmâ ketebet eydîhim ve veylun lehum mimmâ yeksibûn(yeksibûne). Artık elleriyle (emaniyye bilgiler içeren) kitabı yazanların vay haline! Sonra da onu (bu yazdıklarını) az bir bedel karşılığında satmak için: “Bu Allah'ın indindendir.” derler. İşte onlara yazıklar olsun, elleriyle yazdıkları şeylerden dolayı ve yazıklar olsun onlara, kazandıkları şeyler sebebiyle.

Eğer olay buysa, dini el yazması kitaplardan öğrenenler ki İmam Hatip Liselerinde, Din Fakültelerinde insanlara din eğitimi veriliyor ama yazılan kitaplardan din eğitimi veriliyor ve Kur'ân öğretilmiyor. Kur'ân'ın sadece Arapçası öğretiliyor. Ama Resûlullah (S.A.V) Efendimiz buyuruyor ki: “En hayırlınız Kur'ân-ı Kerîm’i öğrenen ve öğretendir.”

Öğrenen kimden öğrenir? Allah'tan öğrenenden. Allah'tan öğrenen kimdir? Her devirde Devrin İmamı, ehli zikirdir. Allah'tan öğrenen ve öğreten, kime öğreten? Diğer insanlara.

Öyleyse, Allah'ın kanunu daima kulun lehinedir. Kişinin aklından kötü düşünce geçti, tamam, ama yapmadı, tatbikata geçmedi, yapmadı. Başkası hakkında zanda da bulunmadı, o zaman bir derecât kaybı yoktur.

İşte: “Kulum kötü bir amel yapmak isteyince onu yapmadıkça yazmayın." Meleklere söyleniyor. "Yapınca onu aleyhine bir günah olarak yazın."

HADİS-İ ŞERİF Kaynak: Buhârî, Tevhîd, 126, H. No: 7501. "Kulum kötü bir amel yapmak isteyince, onu yapmadıkça yazmayın; yapınca, onu aleyhine bir günah olarak yazın. Eğer benim rızamı düşünerek terk etti ise bunu onun lehine bir sevap yazın. Kulum iyi bir iş yapmak arzu edince, yapmasa bile onu lehine bir sevap yazın. Eğer onu yaparsa en az on misli olmak üzere yedi yüz misline kadar ona sevap yazın."

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20266 dk okuma0