Muhterem Hocam, hacet namazıyla Allah’ın gösterdiği mürşide tâbî olmak derken tam olarak neyi kastettiniz? Konuyu biraz daha açabilir misiniz?
Soru
Muhterem Hocam, hacet namazıyla Allah’ın gösterdiği mürşide tâbî olmak derken tam olarak neyi kastettiniz? Konuyu biraz daha açabilir misiniz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, ezelde Allahû Tealâ herkese mürşid tayin etmiştir. Herkesin mürşidi vardır.
HACET NAMAZI İLE MÜRŞİDİN (KALP DOKTORUNUN) İSTENMESİ
1. FÂTİHA-5 (Allah’ım!) Yalnız Sana kul oluruz ve yalnız Senden İSTİANE (mürşidimizi) isteriz
2. BAKARA-45 (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah’a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.
3. BAKARA-46 Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.
4. NİSÂ-75 Ve size ne oluyor ki Allah’ın yolunda ve “Ey Rabbimiz! Halkı zalim olan bu kasabadan bizi çıkar ve katından bir velî ve katından bize bir yardımcı kıl (gönder).” diyen zayıf ve aciz erkekler, kadınlar ve çocuklar için savaşmıyorsunuz?
5. MÂİDE-35 Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.
6. MÂİDE-90 Ey âmenû olanlar! Ancak şarap, kumar, (tapınmak için konulan) dikili taşlar (putlar) ve fal okları, şeytanın işlerinden pis şeylerdir. Artık bunlardan kaçının. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.
7. NAHL-9 Ve sebillerin (dergâhlardan Sıratı Mustakîm’e ulaşan bütün yolların yani mürşidlerin) tayini, Allah’ın üzerinedir. Ve ondan sapanlar vardır. Ve eğer O dileseydi, sizin hepinizi hidayete erdirirdi.
Nitekim halk arasında ne zamandan beri Müslümansınız dendiğinde hepimizin cevabı, “Kâlû belâ günü.” Acaba kâlû belâ gününde ne oldu? A’râf 172’ye bakacak olursak;
7/ARÂF-172 Ve iz ehaze rabbuke min benî âdeme min zuhûrihim zurriyyetehum ve eşhedehum alâ enfusihim, e lestu birabbikum, kâlû belâ, şehidnâ, en tekûlû yevmel kıyâmeti innâ kunnâ an hâzâ gâfilîn(gâfilîne).
Ve kıyâmet günü, gerçekten biz bundan gâfildik (gâfilleriz) dersiniz diye (dememeniz için), senin Rabbin, Âdemoğullarının sırtlarından onların zürriyetlerini aldığı zaman onları, nefsleri üzerine şahit tuttu. (Allahû Tealâ şöyle buyurdu): “Ben, sizin Rabbiniz değil miyim?” Dediler ki: “Evet, (Sen, bizim Rabbimizsin), biz şahit olduk.”
Kıyamet günü gerçekten “Biz bundan gafildik, gafilleriz.” dersiniz diye dememeniz için senin Rabbin Âdemoğullarının sırtından onların zürriyetini aldığı zaman nefs üzerine şahit tuttu. Allahû Tealâ şöyle buyurdu: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” Dediler ki, “Evet, sen bizim Rabbimizsin. Biz şahit olduk.”
İşte hepimiz kâlû belâ gününde Rabbimize yemin, misak, ahd vermişiz. Yemin vermişiz 7 kademede tezkiye olacağına dair, misak vermişiz ruhumuzun Allah’a ulaşacağına dair, ahd vermişiz şeytana kul olmaktan kurtulup Allah’a kul olacağına dair.
MİSAK, AHD VE YEMİN'İN HATIRLATILMASI
MİSAK
1. RA'D – 20 Onlar, Allah’ın ahdini ifa ederler (ruhlarını, vechlerini, nefslerini ve iradelerini Allah’a teslim ederler). Ve misaklerini (diğer teslimlerle birlikte iradelerini de Allah’a teslim edeceklerine dair misaklerini) bozmazlar.
2. RA'D – 21 Ve onlar Allah’ın (ölümden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan (cehenneme girmekten) korkarlar.
AHD
3. YÂSÎN – 60 Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.
4. YÂSÎN – 61 Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.
YEMİN
5. MUDDESSİR-38 Bütün nefsler, iktisap ettikleri (kazandıkları) dereceler sebebiyle (karşılığı olarak) rehinedirler (bağlıdırlar).
6. MUDDESSİR-39 Yemin sahipleri (yeminlerini yerine getiren nefsler) hariç.
7. MUDDESSİR-40 Onlar cennetlerdedir. (Diğerlerine) sorarlar.
Yemin, misak ve ahd bir dilektir. Bu dileğin sahibi olan kişiyi Allahû Tealâ mutlak surette 12 tane insanla mürşidine ulaştırır. Mürşide tâbî olduğu zaman 7 kalp şartı, 7 nimetle nefs tezkiyesine başlar.
MÜ’MİN OLMANIN 7 İNANÇ ŞARTI
1. Allah’a inanmak. BAKARA - 285
2. Meleklerine inanmak. BAKARA - 285
3. Allah’ın kitaplarına inanmak. BAKARA - 285
4. Resûllerine inanmak. BAKARA - 285
5. Ruhun ölmeden evvel Allah’a ulaştırılmasına inanmak. RA’D - 21
6. Hayrın Allah’tan, şerrin insanın nefsinden olduğuna inanmak. NİSÂ - 79
7. Ba’su ba’del mevt’e, ölümden sonra tekrar canlandırılacağınıza inanmak. BAKARA - 28, 56
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEYEN KİŞİNİN 7 KALP ŞARTI
1. Kalpteki ekinnet alınır. EN’ÂM - 46
2. İhbat konur. HACC - 54
3. Kalp Allah’a döndürülür. KAF - 33
4. Kalbe giden nur yolu açılır. EN’ÂM - 125
5. Kalbin mührü açılır. ZUMER - 22
6. Kalpteki küfür kelimesi alınır. EN’ÂM - 46
7. Kalbe îmân yazılır. MUCÂDELE - 22
7 Nİ’MET
1. Devrin imamının ruhu gelir. MU’MİN - 15
2. Kalbe îmân yazılır. MUCÂDELE - 22
3. Günahlar sevaba çevrilir. FURKÂN - 70
4. Ruh vücudu terk eder. NEBE - 39
5. Fizik vücut Allah’a kul olmaya başlar. RA’D - 36
6. Salih amel (zikir) başlar. ZUMER - 23
7. İradenin güçlenmesi. BAKARA - 257
Ve nefs tezkiyesi emmare, levvâme, mülhime, mutmainne, râziye, marziye ve tezkiye kademelerini bir bir geçer. Sonuçta nefs 7 kademede tezkiye olur. Ruh Allah’ın Zât’ına ulaşır. Fizik vücut da şeytana kulluktan kurtulup Allah’a kul olur. Allahû Tealâ’nın dizaynı bu.
RUHUN DÜNYA HAYATINDA ALLAH’A ULAŞMASI
Herkes doğuştan itibaren Dalâlettedir. Şeytan, nefsin 19 afetine etki ederek sürekli fuhşiyatı ve münkeri emreder.
Nefsin 19 Afeti:
1- Kin ve Nefret
2- Küfür
3- Yalan
4- Zulüm
5- Haset
6- Cehalet
7- Cimrilik
8- Öfke ve Gayz
9- İsyan
10- Sabırsızlık
11- Kibir ve Gurur
12- Hırs ve Şehvet
13- Nankörlük
14- Dedikodu
15- Zan
16- İptilalar (Kötü Alışkanlıklar)
17- Vefasızlık
18- Mürailik
19- Fitne Fesat
Nefs ve şeytanın negatif telkinlerine karşı pozitif güç olan İRADEsini kullanan kişi, Allah’a ulaşmayı diler, MÜRŞİDine tabi olur, İLİM öğrenmeye ve SIRAT-I MUSTAKİM üzerinden nefs tezkiyesine başlar.
1. GÖK KATI - NEFS-İ EMMARE - 15.000 ZİKİR %2 RAHMET %7 FAZL
2. GÖK KATI - NEFS-İ LEVVAME 17.000 ZİKİR %14 FAZL
3. GÖK KATI - NEFS-İ MÜLHİME 19.000 ZİKİR %21 FAZL
4. GÖK KATI - NEFS-İ MUTMAİNNE 21.000 ZİKİR %28 FAZL
5. GÖK KATI - NEFS-İ RADİYE 23.000 ZİKİR %35 FAZL
6. GÖK KATI - NEFS-İ MARDİYYE 25.000 ZİKİR %42 FAZL
7. GÖK KATI - NEFS-İ TEZKİYE 33.000 ZİKİR %49 FAZL
NEFSİN KALBİ %51 NURlanır, afetler %51 oranında faziletlere (ruhun hasletleri) dönüşür.
RUH 7 GÖK KATInı aşarak Allah’a ulaşır, kişi ERMİŞ (EVLİYÂ) VELÎ OLUR.
Ruhun 19 Hasleti:
1- Sevgi
2- İman
3- Doğruluk
4- Adalet
5- Edep
6- İlim
7- Cömertlik
8- Sekînet
9- İtaat
10- Sabır
11- Tevazu
12- Kanaat
13- Şükür
14- Ketumiyet
15- Hakikat
16- Faziletler
17- Vefa
18- İhlas
19- Tevhid
Şu anda ekranda görüyorsunuz. Neye rağmen? Ulaşmayı kalben dilediği an Allahû Tealâ şeytanın o kişi üzerindeki negatif tesirini sıfırlıyor.
İblis diyor ki Hicr 42’de, “Senin kullarının üzerine benim bir sultanım yok.”
15/HİCR-42 İnne ıbâdî leyse leke aleyhim sultânun illâ menittebeake minel gâvîn(gâvîne).
Azgın olanlardan (iğvaya düşürdüklerinden) sana tâbî olan kimseler hariç, muhakkak ki; benim kullarım üzerinde senin bir sultanlığın (gücün) yoktur.
Yine Nahl 99 ve İsrâ 65’te kul olanlara senin bir sultanlığın yok.
17/İSRÂ-65 İnne ibâdî leyse leke aleyhim sultânun, ve kefâ bi rabbike vekîlâ(vekîlen).
Muhakkak ki Benim kullarımın üzerinde, senin bir sultanlığın (yaptırım gücün) yoktur. Ve senin Rabbin, vekil olarak kâfidir (yeter).
Nahl 99’da tevekkül edenlere senin bir sultanlığın yok.
16/NAHL-99 İnnehu leyse lehu sultânun alâllezîne âmenû ve alâ rabbihim yetevekkelûn(yetevekkelûne).
Çünkü onun, âmenû olanlar ve Rab’lerine tevekkül edenler üzerinde bir sultanlığı (yaptırım gücü) yoktur.
Ve âhirete iman edenlere senin bir sultanlığın yok.
34/SEBE-21 Ve mâ kâne lehu aleyhim min sultânin illâ li na’leme men yû’minu bil âhireti mimmen huve minhâ fî şekk(şekkin), ve rabbuke alâ kulli şeyin hafîz(hafîzun).
Ve onun (iblisin) onlar üzerinde bir sultanlığı (nüfuzu, tesiri) yoktu. Ahirete (hayatta iken ruhunu Allah’a ulaştırmaya) inanan kişi ile ondan (Allah’a ulaşmaktan) şüphe içinde olanları bilmemiz için (iblisle onları imtihan ettik). Ve senin Rabbin herşeyi hıfzedendir.
Öyleyse İblis’in sultanlığı kime yoktur? Allah’a ulaşmayı dileyenlere, mürşidine tâbî olanlara, ruhunu teslim edenlere ve fizik vücut teslim yapanlara sultanlığı yok. Arkasından da daimî zikre ulaşanlara da İblis’in bir sultanlığı yok.
Öyleyse İblis kime tesir edebilir? İblis, Hacc 53’te;
22/HACC-53 Li yec’ale mâ yulkış şeytânu fitneten lillezîne fî kulûbihim maradun vel kâsiyeti kulûbuhum, ve innez zâlimîne le fî şikâkın baîd(baîdin).
Kalplerinde maraz (hastalık) olan ve kalpleri kasiyet bağlamış (kararmış ve sertleşmiş) olanlara, şeytanın ilka ettiği (ulaştırdığı) şeyi fitne (imtihan) kılmak içindir. Ve muhakkak ki zalimler, elbette uzak bir ayrılık içindedirler (Sıratı Mustakîm’den uzaklaşmışlardır, ayrılmışlardır).
Şeytanın ilkaları kalbi hasta olanlarla kalbi kasiyet bağlayanlar. Kalbi hasta olanlar insan şeytanlar, cin şeytanlar.
Şimdi insan şeytan, cin şeytanlara baktığımız zaman 5 grup insan karşımıza çıkıyor. Bunların hepsinin kalbi hastadır.
CEHENNEME, ATEŞE DAVET EDENLER, SIRATI MUSTAKÎMDEN SAPTIRANLAR
1. FESAT ÇIKARANLAR
TEVBE-32: … ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar.
RA’D-25: Allah’ın ahdini bozarlar ve Allah’ın O’na ulaştırılmasını emrettiği şeyi keserler. Ve yeryüzünde fesat çıkarırlar (insanların da Sıratı Müstakîm’e ulaşmalarına mani oldukları için fesat çıkarırlar).
KASAS-41: Ve Biz, onları ateşe davet eden imamlar (önderler) kıldık. Ve kıyâmet günü onlara yardım olunmaz.
2. SÂDAT VE KÜBERALAR
AHZÂB-67: Ve cehennemde olanlar derler ki: “Yarabbi, muhakkak ki biz, sâdatlarımıza (dinde ileri gidenlerimize) ve küberamıza (büyüklerimize) itaat ettik.”
AHZÂB-68: Rabbimiz, onlara iki kat azap ver ve onlara büyük bir lânetle lânetle.
3. HİDAYETİ GİZLEYENLER
BAKARA-159: İndirdiğimiz o beyyinelerden olan şeyleri ve hidayeti (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaştırılmasını) Kitap’ta Allah insanlara açıkladıktan sonra gizleyenler, onlara hem Allah lânet eder hem de lânet ediciler lânet eder.
ÂLİ İMRÂN-7: … Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve tevîlde bulunmak istedikleri için o (Kitab)’ın müteşâbih olan kısmına uyarlar.
4. RESÛL VE ÂYETLERLE ALAY EDENLER
KEHF-106: (Âyetlerimi) örtmeleri (inkâr etmeleri) ve âyetlerimi ve resûllerimi alay konusu edinmeleri sebebiyle, onların cezası işte bu cehennemdir.
ENÂM-68: Âyetlerimiz hakkında (alaylı) konuşmaya dalanları gördüğün zaman…
NİSÂ-140: Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onların alaya alındığını işittiğiniz zaman…
5. ZÜLMANÎ İLİMLERLE AMEL EDENLER
BAKARA-102:… Ve onlar kendilerine fayda vermeyen, zarar veren şeyleri öğreniyorlar. Andolsun ki onlar, onu (sihri ve ona ait bilgileri) satın alan kimsenin ahirette bir nasibi olmadığını kesin olarak öğrendiler. Elbette onunla nefslerini sattıkları şey ne kötü, keşke bilselerdi.”
Fesat çıkaranlar kalbi hasta olanlardır.
Sadat ve kübrâlar kalbi hasta olanlardır.
Hidayeti gizleyenler kalbi hasta olanlardır.
Resûl ve âyetler ile alay edenler kalbi hasta olanlardır.
Zülmani ilimlerle amel edenler kalbi hasta olanlardır.
Ama bu kalbi hasta olanlar, kalbi kasiyet bağlayanların da kendisine bağlarlar. Kalbi kasiyet bağlayanlar. Öyleyse şeytanın tesiri kalbi hasta olanlarla kalbi kasiyet bağlayanlardır. Diğerlerine bir tesiri yok İblis’in.
"Hacet namazıyla Allah’ın gösterdiği mürşide tâbî olmak." Evet. Allahû Tealâ Mâide 35’te;
5/MÂİDE-35 Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihi leallekum tuflihûn(tuflihûne).
Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.
“Allah’a karşı takva sahibi olun ve sizi kim Allah’a ulaştırmaya vesile olacaksa onu Allah’tan isteyin.” Nahl 9’da ise;
16/NAHL-9 Ve alâllâhi kasdus sebîli ve minhâ câirun, ve lev şâe le hedâkum ecmaîn(ecmaîne).
Ve sebîllerin (dergâhlardan Sıratı Mustakîm'e ulaşan bütün yolların yani mürşidlerin) tayini, Allah'ın üzerinedir. Ve ondan sapanlar vardır. Ve eğer O dileseydi, sizin hepinizi hidayete erdirirdi.
Sebîlerin dergâhlardan Sırat-ı Müstakîm’e ulaşan bütün yolların, yani mürşidlerin tayini Allah’ın üzerinedir. Ondan sapanlar da var.
Mürşide tâbî olmak 12 tane insanla gerçekleştirilir ve mürşide tâbî olduktan sonra tâbiyetle birlikte ruh vücuttan ayrılıp Sırat-ı Müstakîm’e ulaşır. Sırat-ı Müstakîm üzerinden ana dergâha, ana dergâhtan da yedinci gök katına ve 7 âlem geçerek yoklukta Allah’ın Zât’ına ulaştırır inşaallah.