Muhterem Hocam, günümüz İslâm yaşayışında bütün insanlar cennet ve cehenneme odaklanmış durumda. Allahû Tealâ bizi cennet ve cehennem için mi yarattı? Bu konuyu açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, günümüz İslâm yaşayışında bütün insanlar cennet ve cehenneme odaklanmış durumda. Allahû Tealâ bizi cennet ve cehennem için mi yarattı? Bu konuyu açıklar mısınız?
Cevap
Hayır. Sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ buyuruyor ki Zat'ının dışında yarattığı herşeyi insan için yaratmış. Âlemler insan için, cennet cehennem insan için, yerler gökler insan için, bütün mahlûkat insan için. Ama insan, Allah içindir.
Öyleyse Allahû Tealâ’nın bütün bu sonsuz kâinatı emrimize vermesi boşuna değil: Bizim Allah için olmamız. Allah için olmak, Allah’a teslim olmayı gerektiriyor, teslimi külliyle teslim olmayı. Kimdir Allahû Tealâ’nın katından herşeyi emrine verdiği kişi? Ruhunu teslim eden, fizik vücut teslimi yapan, nefs teslimi yapan, irade teslimi yapan ve en sonda — bir tek kişi için geçerli olan — aklın teslimini gerçekleştiren ki bu devrin imamıdır. Ve gerçekten de devrin imamı Allah’ın tasarrufundadır. İşte âyet-i kerimeler; bütün devrin imamlarının Allah’ın tasarrufunda olduğunu görüyoruz:
ASÂLETEN VE VEKÂLETEN DEVRİN İMAMI RESÛLLER TASARRUF ALTINDADIR
1. A’RÂF – 188: De ki: “Allah’ın dilemesi hariç, ben kendime fayda veya zarar verecek güce malik değilim. Eğer ben gaybı bilseydim, hayrı mutlaka çoğaltırdım, bana bir kötülük dokunmazdı. Ben ancak mü’min olan kavmim için bir nezîr (uyaran) ve müjdeleyiciyim.”
YÛNUS – 49: De ki: “Allah’ın dilediği şey hariç, ben nefsime (kendime) bir fayda ve zarar vermeye malik değilim.”
2. ENFÂL – 17: Onları siz öldürmediniz ama onları Allah öldürdü. Ve attığın zaman da sen atmadın ama Allah attı. Ve Allah, mü’minleri Kendisinden ahsen belâ ile imtihan eder.
Muhakkak ki Allah, işitendir ve bilendir.
3. FETİH – 10: Muhakkak ki onlar, sana tâbî oldukları zaman Allah’a tâbî olurlar. Onların ellerinin üzerinde (Allah senin bütün vücudunda tecellî ettiği için ellerinde de tecellî etmiş olduğundan) Allah’ın eli vardır. Bundan sonra kim (ahdini) bozarsa, o takdirde sadece kendi nefsi aleyhine bozar (Allah’a verdiği yeminleri, ahdleri yerine getirmediği için derecesini nakısa düşürür)....
4. NECM – 26: Ve göklerde nice melekler vardır ki, onların şefaatleri (hiç) bir şeyle (hiçbir şekilde) fayda vermez. Allah’ın dilediği ve razı olduğu (tasarruf rızasına sahip) kimseye (devrin imamına) izin vermesinden sonrası hariç.
CİNN – 21: De ki: “Muhakkak ki ben, size bir zarar verme ve sizi irşad etme gücüne malik (sahip) değilim.”
5. NECM – 3: Ve o, hevasından (kendiliğinden) konuşmaz.
NECM – 4: (O’nun söyledikleri), sadece O’na vahyolunan vahyidir.
6. NAHL – 127: Sabret! Senin sabrın sadece Allah iledir (Allah’ın tasarrufu iledir). Onların yüzünden mahzun olma ve onların kurdukları tuzaklar sebebiyle sıkılma.
KASAS – 68: Ve Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Ve seçim hakkı onlara ait değildir. Allah Sûbhân’dır (Sûbhân’dır) ve (onların) şirk koştukları şeylerden yücedir.
7. TÂHÂ – 109: … Rahmân’ın kendisine izin verdiği ve sözünden razı olduğu (tasarruf rızasının sahibi) kimseden başkasının şefaati bir fayda vermez.
ENBİYÂ – 73: Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık....
SECDE – 24: Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık....
Araf 188: "Allah’ın dilemesi hariç… " Yani devrin imamının talebi kendi talebi değil, Allah’ın talebidir. “Ben kendime fayda ve zarar verecek güce malik değilim.”
Enfal 17: “Onları siz öldürmediniz, onları Allah öldürdü.” Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir avuç kumu düşmanın üzerine atıyor, onunla yüzlerce küffar ölüyor. Ama Allahû Tealâ diyor ki: “Onları siz yapmadınız, ben yaptım.” Çünkü onu attıran, o avuç kumu attıran Allah. Ona tasarruf ediyor.
Fetih 10 ve diğer âyetler bize kesinlikle bunu gösteriyor: Devrin imamının Allah’ın tasarrufunda olduğunu.
O zaman herşey insan için ama insan Allah içindir. Allah için olmak, teslimi külliyle Allah’a teslim olmayı gerektirir: Bu devrin imamıysa; aklın da teslimini, bu diğer velî mürşitlerse; iradenin de teslimini muhtevasını alıyor. İşte onun için Yunus Emre:
“Cennet cennet dedikleri birkaç melek, birkaç huri;
İsteyene ver onları, bana seni gerek seni.”
Eğer biz cennete ve cehenneme takılı kalırsak, o zaman olmadı. Onun için "Ey Ademoğlu, sakın ha sakın Benim için yarattığımı, senin için yarattıklarımın seviyesine indirme." Allah bizi Kendisi için yaratmış. Ama bizim dışımızdaki herşeyi bizim için. Allahû Tealâ kimi Kendisi için yaratmış? İnsanı.
“Kendim için yarattıklarımı, senin için yarattıklarımın seviyesine indirme!” Bu ne zaman söz konusu? Eğer biz yaratılış gayemizi unutur, Allah için olduğumuzu devre dışı tutarsak, o zaman bizim için yarattıklarına dönük bir hayatı yaşarız. O zaman da huzursuz ve mutsuz bir hayatı yaşarız. Allah razı olsun.