Hakikati öğrenmek isteyen insanlar ehli zikre her soruyu sorabilir mi?
Soru
Hakikati öğrenmek isteyen insanlar ehli zikre her soruyu sorabilir mi?
Cevap
Mâide Suresi 101. âyet-I kerimesinde: “Bilmiyorsanız zikir ehline sorun.” ifadesi Allahû Tealâ’nın emridir.
5/MÂİDE-101 Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tes’elû an eşyâe in tubde lekum tesu’kum, ve in tes’elû anhâ hîne yunezzelul kur’ânu tubde lekum afâllâhu anhâ vallâhu gafûrun hâlîm(hâlîmun).
Ey âmenû olanlar (yaşarken Allah’a teslim olmayı, ulaşmayı dileyenler)! Açıklandığında sizi üzecek şeylerden sormayın. Eğer, Kur'ân indirilirken ondan sorarsanız, size açıklanır. Allah, onlardan (bu kuralı bilmeden önce sorduğunuz şeylerden) dolayı sizi affetti. Allah Gafur'dur, Halîm'dir.
Ama öyledir diye herşeyi bize sormaya kalkmamanız lâzım. Bu konu hep yanlış anlaşılıyor. Ya konu büyütülüyor, herşeye mal ediliyor ya da insanlar tamamen konunun dışına taşıyorlar. Önemli bulduğunuz herşeyi, sizi rahatsız ediyorsa mutlaka sormalısınız. Ama her hususu bize iletmeniz gerekmiyor.
Peki sorulan sualler nasıl olmalı?
Madde 1. Konun gerektirdiği detay uzun olmamak kaydıyla mutlaka verilmeli.
Madde 2. Katiyen hislerinizi devreye sokmamalısınız.
Eğer kişi kalbinden geçen bir taleple Allah'a ulaşıyorsa Allah kulunun o talebine cevap verir. Bunun adı ruhsattır.
Öyleyse hakikati öğrenmek isteyen insanlar ehli zikre her soruyu sorabilirler mi? Hayır. Ruhsatlı ulaşmamalı.