Muhterem Hocam, Hakk'ı tavsiye etmek günümüz dünyasında nasıl uygulanabilir? Açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, Hakk'ı tavsiye etmek günümüz dünyasında nasıl uygulanabilir? Açıklar mısınız?
Cevap
Hakk'ı tavsiye edebilmesi için o kişinin Hakk'a ulaşmış olması lâzım. Tebliği kabul edenler var, tebliğe kayıtsız kalanlar var, reddedenler var, başkalarına men edenler var. Bir şeyi tavsiye edebilmeniz için o olayı yaşamanız lâzım. Bundan gerekli tecrübeyi kazanmış olmanız lâzım ki başkalarına tavsiye edebilesiniz.
Hakk'ı tavsiye etmek de Hakk'a ulaşıp bu güzeli yaşayan ve kendisinden mutlu, etrafındakilerin de yaşamasını isteyenlerin uğraşısıdır, gayretidir. Bu büyük bir zevk, tadan dünya saadetini yarıdan fazlasını yaşayan, ruhunu Allah’a ulaştırıp Allah’ın evliyası olan kişilerin işidir. Allah’tan aldıklarını Allah’ın emrine uyarak halka verirler ve Allah’ın evliyası olan kişi etrafındaki herkese bu güzelliği yaşaması için, onların da mutluluğu için en üst seviyede gayretle bu tebliği insanlara ulaştırırlar. Sahâbe onu yaptı. Görevlerin hakkını gerçekleştirdiler. Yûsuf 108’de:
12/YÛSUF-108 Kul hâzihî sebîlî ed’û ilâllâhi alâ basîratin ene ve menittebeanî, ve subhânallâhi ve mâ ene minel muşrikîn(muşrikîne).
De ki: “Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek, Allah’ı görerek) Allah’a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur. Allah’ı tenzih ederim. Ve ben, müşriklerden değilim.”
41/FUSSİLET-33 Ve men ahsenu kavlen mimmen deâ ilâllâhi ve amile sâlihan ve kâle innenî minel muslimîn(muslimîne).
Allah’a davet eden ve salih amel (nefs tasfiyesi) yapan ve: “Muhakkak ki ben teslim olanlardanım.” diyenden daha güzel sözlü kim vardır?
"Allah’a davet eden, nefs tasfiyesi yapan, ben teslim olanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim vardır?" Kötülükle iyilik bir değildir. Sen kötüyü iyilikle sav, böyle yaparsan sana düşman olan kişi candan bir dost olur. Bu ancak sabredenlerin, kötülüğe iyilikle mukabele etmek sabredenlerin işidir. Ve dört azimin sahibi olan kişi de Allah’ın Zat’ını gören kişi. Fevz-ül azîm, ecrul azîm, hazzul azîm ve fazl'ul azîmin sahipleri. Onlar, Allah’ın Zat’ını gören salihlerden oluşuyor.