Muhterem Hocam, halk arasında söylendiği üzere Allah’ın Zatı'nın bu dünyada görülemeyeceği doğru mudur?
Soru
Muhterem Hocam, halk arasında söylendiği üzere Allah’ın Zatı'nın bu dünyada görülemeyeceği doğru mudur?
Cevap
Âyetleri incelediğimiz an bunun sadece fizik vücudun baş gözüyle Allahû Tealâ görülmez diyebiliriz. Ama yaratılışımıza baktığımız zaman insanoğlu sadece fizik bedenden ibaret değil. Hicr Suresi’nin 26. âyet-i kerimesinde; "Salsâlin denilen, kuru topraktan ve şekillenebilir balçıktan Biz insanı bir fizik bedenle halk ettik."
HİCR-26 Ve lekad halaknâl insâne min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin).
Andolsun ki; Biz insanı, “hamein mesnûn olan salsalinden” (standart insan şekli verilmiş ve organik dönüşüme uğramış salsalinden) yarattık.
Fizik bedenimizin baş gözleriyle gerçekten Allahû Tealâ görülmez.
Nitekim Hz. Musa (A.S) fizik bedeninin baş gözüyle Allah’ı görmeyi dilemek istedi. Allahû Tealâ: “Beni göremezsin.” Israr edince: “Ya Musa, şimdi bu dağa tecelli edeceğim. Ondan sonra talebin devam ediyorsa konuşalım.”
A’râf Suresi’nin 143. âyet-i kerimesinde fizik bedenin baş gözüyle Allah’ın görülmeyeceğini Allahû Tealâ açıkça ifade ediyor:
7/ARÂF-143 Ve lemmâ câe mûsâ li mîkâtinâ ve kellemehu rabbuhu kâle rabbi erinî enzur ileyke, kâle len terânî ve lakininzur ilâl cebeli fe inistekarre mekânehu fe sevfe terânî fe lemmâ tecellâ rabbuhu lil cebeli cealehu dekkan ve harra mûsâ saıkan, fe lemmâ efaka kâle subhâneke tubtu ileyke ve ene evvelul mu’minîn (mu’minîne).
Musa (A.S), tayin ettiğimiz (belirlediğimiz) zamanda gelince, Rabbi onunla konuştu. (Musa A.S) şöyle dedi: “Rabbim, bana (Kendini) göster, Sana bakayım.” (Allahû Tealâ): “Beni asla göremezsin. Ve fakat dağa bak! O, mekânını kararlı tutabilirse (yerinde durabilirse); o zaman sen, Beni görürsün.” buyurdu. Rabbi, dağa tecelli ettiği zaman onu paramparça etti. Musa (A.S), bayılarak yere düştü. Sonra ayıldığı zaman: “Sen Sübhan’sın (Seni tenzih ederim). Sana tövbe ederim. Ben, mü’minlerin ilkiyim.” dedi.
Yani Hz. Musa (A.S) baş gözüyle Allah’ın görülemeyeceğine îmân edenlerden. Fakat insanoğlu sadece fizik bedenden ibaret değil. Şems Suresi’nin 7. âyet-i kerimesinde: "Biz insanı bir nefse dizayn ettik."
ŞEMS-7 Ve nefsin ve mâ sevvâhâ.
Nefse ve onu (7 kademede ahsene dönüşecek şekilde) sevva edene (dizayn edene) (andolsun).
Nefsimiz berzah âlemine ait ve nefsimizin baş gözü olduğu gibi kalp gözü de var. Nefsimizin kalp gözü açıldığı zaman ki daimî zikirde açılır herkes için müktesebat olarak o. Ama kalp gözü açıldığı zaman direkt kişi Allah’ın Zatı'nı görür mü? Hayır.
Bir de üçüncü vücudumuz ruhun, Allah’ın Zatı'ndan bize üfürüldüğü ruhumuzun da baş gözüyle Allahû Tealâ görülüyor. Secde 9’da: "Biz insana ruhumuzdan üfürdük."
SECDE-9 Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel efidete, kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne).
Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve sizler için sem’î (işitme hassası), basar (görme hassası) ve fuad (idrak etme hassası) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
Şimdi 3 vücut, serbest irade, aklın kumandasında hayatı yaşayan insan söz konusu.
ORTAK AKIL
NEFS 19 AFETİ ile AKLA Ulaşır.
1. Kin ve Nefret
2. Küfür
3. Yalan
4. Zulüm
5. Haset
6. Cehalet
7. Cimrilik
8. Öfke ve Gayz
9. İsyan
10. Sabırsızlık
11. Kibir ve Gurur
12. Hırs ve Şehvet
13. Nankörlük
14. Dedikodu
15. Zan
16. İptilalar (Kötü Alışkanlıklar)
17. Vefasızlık
18. Mürailik
19. Fitne Fesat
RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır.
1. Sevgi
2. Îmân
3. Doğruluk
4. Adalet
5. Edep
6. İlim
7. Cömertlik
8. Sekînet
9. İtaat
10. Sabır
11. Tevazu
12. Kanaat
13. Şükür
14. Ketumiyet
15. Hakikat
16. Faziletler
17. Vefa
18. İhlâs
19. Tevhid
Evet, gerçekten de halk arasında söylendiği üzere Allah’ın Zatı'nın bu dünyada görülmeyeceği, fizik vücudun baş gözüyle Allah’ın görülemeyeceğini Allahû Tealâ A’râf 143’te açıklıyor zaten Hz. Musa’ya.
Ama iki vücudumuz daha var: Nefsimiz, nefsimizin kalp gözü sevgili kardeşlerim, bir de ruhumuzun baş gözü var. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) dünya hayatını yaşarken nefsin kalp gözüyle defaatle Allah’ı gördü. İşte hadîs-i şerifte:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Kenz’ül-ummâl, Hadîs: 3043.
"Her kulun bir yüzünde iki gözü vardır ki onlarla dünyevî olan şeyleri görür. Bir de kalbinde iki gözü vardır ki onlarla uhrevî (manevî) olan şeyleri görür. Eğer Allah bir kula hayrı dilerse, kalbinde olan gözlerini açar; onlarla o kuluna gayben vaat ettiği şeyleri görür. O zaman gaybî bir vesileyle (kalp gözüyle), gaybî olan şeye îmân eder."
Yani kalp gözüyle kesinlikle Allah’ın Zatı görülür.
Nitekim birçok âyet-i kerimede Allahû Tealâ bunu açıklamış. Âli İmrân 18’de Allah’ın Zatı'nın görüldüğü, Zuhruf 86’da Allah’ın Zatı'nın dünya hayatında görüldüğü, Kaf 37’de Allah’ın Zatı'nın görüldüğü, Yûsuf 108’de Allah’ın Zatı'nın görüldüğü, Bakara 140’ta Allah’ın Zatı'nın görüldüğü, Necm 11’de Allah’ın Zatı'nın görüldüğünü Allahû Tealâ âyetlerde bir bir açıklıyor.
3/ÂLİ İMRÂN-18 Şehidallâhu ennehû lâ ilâhe illâ huve, vel melâiketu ve ulûl ilmi kâimen bil kıst(kıstı), lâ ilâhe illâ huvel azîzul hakîm(hakîmu).
Allah, şehâdet (şahitlik) etti: Muhakkak ki O'ndan başka ilâh yoktur. Melekler ve ilim sahipleri de adaletle kâim oldular (şahit oldular) ki, O'ndan başka ilâh yoktur, (O) Azîz'dir, Hakîm'dir.
43/ZUHRÛF-86 Ve lâ yemlikullezîne yed’ûne min dûnihiş şefâte illâ men şehide bil hakkı ve hum ya’lemûn(ya’lemûne).
Ve onların, O’ndan (Allah’tan) başka taptıkları şeyler şefaate malik değildir. Hakk’a şahit olanlar hariç ve onlar (Hakk’ı) bilirler.
50/KAF-37 İnne fî zâlike le zikrâ li men kâne lehu kalbun ev elkâs sem’a ve huve şehîdun.
Muhakkak ki bunda kalpleri olan ve ilka edilenleri işitebilen ve (kalp gözleri ile Allah’a) şahit olan kişiler için mutlaka ibret vardır.
12/YÛSUF-108 Kul hâzihî sebîlî ed’û ilâllâhi alâ basîratin ene ve menittebeanî, ve subhânallâhi ve mâ ene minel muşrikîn(muşrikîne).
De ki: “Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek, Allah’ı görerek) Allah’a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur. Allah’ı tenzih ederim. Ve ben, müşriklerden değilim.”
2/BAKARA-140 Em tekûlûne inne ibrâhîme ve ismâîle ve ishâka ve ya’kûbe vel esbâta kânû hûden ev nasârâ kul e entum a’lemu emillâh(emillâhu), ve men azlemu mimmen keteme şehâdeten indehu minallâh(minallâhi), ve mâllâhu bi gâfilin ammâ ta’melûn(ta’melûne).
Yoksa siz: “Muhakkak ki İbrâhîm (a.s), İsmail (a.s), İshak (a.s), Yakup (a.s) ve torunları yahudi veya hristiyan’dılar” mı diyorsunuz. De ki: “Sizler mi daha iyi biliyorsunuz, yoksa Allah mı?” Allah tarafından verilen, O'nun yanındaki şahitliği gizleyen kimseden daha zalim kim vardır? Allah, yaptıklarınızdan gâfil değildir.
53/NECM-11 Mâ kezebel fuâdu mâ reâ.
Kalbindeki fuad (gönül gözü görmesi), gördüğü (ruhun gözlerinin gördüğü) şeyi tekzip etmedi.
Ruhumuzu Allah’a teslim ettiğimiz zaman Allah’ı görebilir miyiz? Göremeyiz.
Fizik vücudumuzu Allah’a teslim ettiğimiz zaman Allah’ın Zatı'nı görebilir miyiz? Göremeyiz.
Nefsimizi Allah’a teslim ettiğimiz zaman Allah’ın Zatı'nı görebilir miyiz? Göremeyiz.
İrademizi Allah’a teslim ettikten sonra Allah’ın Zatı'nı görebilir miyiz? Evet, görürüz.
İşte dünya hayatında özellikle kalp gözüyle Allah’ın Zatı'nın görülmesi iradenin tesliminden sonraki bir müjdedir.
Öyleyse kişi Allah'ın Zâtı'nı görmeyi istiyorsa yapması gereken şey ne? Yapması gereken şey ruhunu, fizik vücudunu, nefsini ve iradesini teslim edecek. İşte Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e indirilen âyetlerde açıkça Allahû Tealâ Allah’ın Zatı'nın görüleceğini ifade ediyor.
Necm 11’de ise ruhun baş gözüyle de Miraç’ta Allah’ın Zatı'nı Allah Resûlü gördü.
Allahû Tealâ bir sual sorulduğu zaman onun kafadan verilen cevaplarla savuşturulmasını uygun görmez. Kur’ân’da âyet desteğiyle ispat edilmesini ister. “Allah görülür mü?” sualinin cevabı kesin olarak evettir.
Evet, Allah’ın Zatı görülür. Ama herkes görür mü? Herkes görmez tabii. Allah’ın Zatı'nı görebilmek herşeyden evvel kalp gözünün açılmasına bağlıdır. Kalp gözü de bedavadan açılmaz.
Allah’ın Zatı değil görülmek, O’na fizik vücutla da ulaşılabilir. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) Miraç olayında fizik vücudu ile yokluğa ulaşmış ve Allah’ın Zatı'nı görmüştür.
Bir hurafe “Allah bir insan mıdır ki görülsün, Allah görülmez.” diyenler bu söylediğimiz âyet-i kerimeleri inkâr edenlerdir.
Âli İmrân 18, Allah Kendi Zatı'na şahitlik ediyor. Allah’tan başka ilâh yoktur. Melekler şahittirler ve ilim sahipleri, ulûl’ilim şahittirler, Allah’ın Zatı'nı görenlerdir.
Zuhruf 86’da her devirde şefaat etme yetkisine sahip olan devrin imamı Allah’ın Zatı'nı görendir. Kaf 37’de keza öyle. Sahâbe ve Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in Allah’ın Zatı'nı gördüğünü Yûsuf 108 açıklıyor: “Ben ve bana tâbî olanlar görerek Allah’ın Zatı'na davet ediyoruz.” Daha birçok âyet-i kerime...