Soru 3: Hayatın geçiciliğini, ahiret yurduyla kıyasladığımızda nasıl bir bakış açısına sahip olmalıyız?
Soru
Soru 3: Hayatın geçiciliğini, ahiret yurduyla kıyasladığımızda nasıl bir bakış açısına sahip olmalıyız?
Cevap
Hayatta olmak, Allah’ın katında önemli bir dizayndır. Öldüğümüz zaman herşey bitmiştir. Ahiretinizi kazanmak için artık yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Nitekim Kur’ân-ı Kerim’e baktığımız zaman birçok âyet-i kerimede “Bizi dünyaya geri gönder," yani ait olduğu kazancı sağlamayan insanlar, "bizi dünyaya geri gönder, salih amel işleyelim.” yani "zikredelim" diye dediğini görürüz.
BİZİ DÜNYAYA GERİ GÖNDER (EYVAH) DİYENLER
EN’ÂM – 27 Ateşin üzerinde durduruldukları zaman görsen. O zaman: “Keşke biz geri döndürülseydik, Rabbimizin ayetlerini yalanlamazdık, mü’minlerden olurduk.” dediler.
A‘RÂF – 53 “…Rabbimiz! Resûlleri hak ile gelmiştir. Artık bize şefaat edecek şefaatçiler var mı ki; bize şefaat etsinler. Veya (dünyaya) döndürülmüş olsaydık, yapmış olduklarımızdan başkasını yapardık.” derler.
İBRÂHİM – 44 Rabbin onlara geleceği gün insanları uyar. O zaman zalimler şöyle diyecek: “Rabbimiz, bizi yakın bir süreye kadar tehir et (bize zaman ver). Senin davetine icabet edelim ve resullere tâbi olalım.”
MÜ’MİNÛN – 99-100 Onların birine ölüm geldiği zaman: “Rabbim, beni geri gönder. Böylece terk ettiğim salih amelleri işlerim.” Hayır, muhakkak ki onun söylediği söz, sadece boş bir kelimedir. Ve beas edilecekleri güne kadar onların arkasında berzah vardır.
SECDE – 12 Ve keşke mücrimleri, Rab’lerinin huzurunda başlarını öne eğerek:
“Rabbimiz, biz gördük ve işittik. Bizi (dünyaya) geri döndür, salih amel yapalım. Muhakkak ki biz, yakin hasıl edenler olduk.” derken görseydin.
SECDE – 29 De ki: “Fetih günü, kâfir olanlara imanları bir fayda vermez. Onlara mühlet verilmez.”
FÂTIR – 37 Ve onlar, orada feryat ederler: “Rabbimiz, bizi (buradan) çıkar, yapmış olduklarımızdan başka salih amel yapalım.”
ŞÛRÂ – 44 Ve Allah kimi dalâlette bırakırsa, o takdirde onun için, bundan sonra bir velî yoktur. Zalimleri, azabı gördükleri zaman: “(Dünyaya) geri dönüşe bir yol var mı?” derken görürsün.
MU’MİN – 11 (Kafirler) dediler ki: “Rabbimiz, bizi iki kere öldürdün, iki kere dirilttin, böylece günahlarımızı itiraf ettik. Artık (buradan) çıkmaya bir yol var mı?”
ŞUARÂ – 102 “Bizim için keşke bir kere daha (dünyaya dönüş) olsaydı, o zaman biz mü’minlerden olurduk.”
Allah’ın emri de Kur’ân-ı Kerim’de: “Ölmeden evvel ölün.” Yani hayattayken ruhunuzu Allah’a ulaştırın.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Acluni Koşfü’l Hafa c.2, shf:291 (2669) - 14. Basamak
«MÛTU KABLE EN TEMÛTU»
«qatlaa qabl 'an tamut»
«اقتلی قبل أن تموت»
"Ölmeden evvel ölün, Allah'a dönün ki, (ölmeden önce ruhunuzu Allah'a ulaştırınız ki, teslim ediniz ki) Allah size ondan yedi yüze kadar artan yardımlarda bulunsun."
Yûnus 25’te Allahû Tealâ kendi Zat’ına davet ediyor. Şûrâ 47’de davete icabet etmemizin farz olduğunu beyan ediyor.
10/YÛNUS-25 Vallâhu yed'û ilâ dâris selâm(selâmi), ve yehdî men yeşâu ilâ sırâtin mustekîm(mustekîmin).
Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat'ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm'e ulaştırır.
42/ŞÛRÂ-47 İstecîbû li rabbikum min kabli en ye’tiye yevmun lâ meredde lehu minallâh(minallâhi), mâ lekum min melcein yevme izin ve mâ lekum min nekîr(nekîrin).
Rabbinize icabet edin (Allah’a ulaşmayı dileyin), Allah tarafından geri döndürülmeyecek olan günün gelmesinden önce. İzin günü, sizin için bir sığınak yoktur. Ve sizin için bir inkâr yoktur (yaptıklarınızı inkâr edemezsiniz).
Rûm 12’ye baktığımız zaman:
30/RÛM-12 Ve yevme tekûmus sâatu yublisul mucrimûn(mucrimûne).
Ve o saatin (kıyâmetin) vuku bulduğu (koptuğu) gün, mücrimler cennetten ümitlerini keserler.
Mulk Suresinin 2 ve 3. âyet-i kerimesinde Allah ne buyuruyor:
67/MULK-2 Ellezî halakal mevte vel hayâte li yebluvekum eyyukum ahsenu amelâ(amelen), ve huvel azî zul gafûr(gafûru).
“Sizin hanginizin en güzel ameli yapacağını” imtihan etmek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. Ve O; Aziz’dir, Gafûr’dur.
67/MULK-3 Ellezî halaka seb'a semâvâtin tibâkâ(tibâkan), mâ terâ fî halkır rahmâni min tefâvut(tefâvutin), ferciıl basara hel terâ min futûr(futûrin).
Gökleri yedi tabaka (7 kat) olarak yaratan O’dur. Rahmân’ın yaratmasında bir uyumsuzluk göremezsin. Haydi bakışını çevir (tekrar bak), bir yarık (çatlak) görüyor musun?
Öyleyse hayattaysak, her gün Allah’a biraz daha yakın olmak için imkânın sahibiyiz. Her gün Allah için ve kendimiz için çok şeyler yapabiliriz. Allah’ın güzelliklerini yaşamak istiyorsak, mutlaka Allah’ın emirlerine itaat en üst seviyede olmalı. O istikamette bir gayretin sahibi olmalıyız. Allah’ın bizi muhakkak ki en güzele ulaştıracağı vaadi kesindir. Hadîs-i şerifte:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Câmîu’s-Sagîr, IV12, Hadis No:1201.
“Hiç ölmeyeceğini zanneden biri gibi çalış, yarın ölecek biri gibi de tedbirli ol.”
Evet. Hiç ölmeyecekmiş gibi ahiret için, yarın ölecekmiş gibi de dünya için çalışın. Dünya, ahiretin tarlasıdır. Bunu aslında şöyle: hiç ölmeyecek gibi dünyaya, yarın ölecekmiş gibi ahirete tersi. Evet. Bunun bir kesinliğe ulaştıralım. Hiç ölmeyecekmiş zanneden biri gibi çalış. Yarın ölecek biri gibi tedbirli ol.