Muhterem Hocam, her devirde istisnasız uyarıcı ve müjdeleyici resûller var olduğunu insanlara tebliğde en güzel şekilde nasıl açıklayabiliriz?

Soru

Muhterem Hocam, her devirde istisnasız uyarıcı ve müjdeleyici resûller var olduğunu insanlara tebliğde en güzel şekilde nasıl açıklayabiliriz?

Cevap

7 grup âyet-i kerime var. Nisâ 165 bunlardan bir tanesi. Bakın, Nisâ 165'te Allah ne diyor? Allahû Tealâ buyuruyor ki: "Müjdeleyici ve uyarıcı resûller ki; insanların resûllerden sonra Allah'a karşı 'Bizi uyaran ve müjdeleyen bir resûl gelmedi.' diye hüccetleri (delilleri) kalmasın." Öyleyse herkese müjdeleyici ve uyarıcı resûller geliyor.

İbrâhim 4: "Her resûlü o kavmin lisanıyla gönderiyoruz."

Nahl 36: "Allah'a kul olsunlar, tağuta kul olmaktan içtinap etsinler diye resûller beas ediyoruz."

İsrâ 15: "Resûl göndermesem azap etmem."

Tâhâ 134: "Bize bir resûl gönderseydin olmaz mıydı?"

Kasas 47: "Bize resûl gönderseydin, âyetlerine tâbî mü’minlerden olsaydık olmaz mıydı?"

Ve Zümer 71...

KULLARIN ALLAH ÜZERİNDE HAKKI ALLAH’IN ONLARA RESUL GÖNDERMESİDİR 1. NİSÂ – 165 (Onlar) müjdeleyici ve uyarıcı resullerdir ki, insanların, resûllerden sonra Allah'a karşı (bizi uyaran ve müjdeleyen bir resûl gelmedi diye) hüccetleri (delilleri) olmasın. Ve Allah, Azîz'dir, Hakîm'dir. 2. İBRÂHİM – 4 Hiçbir resûlümüz yoktur ki; Biz, onu kendi kavminin lisanıyla göndermiş olmayalım. Onlara (kendi lisanlarıyla) beyan etsin diye. Öyleyse Allah, dilediğini (Allah'a ulaşmayı dilemeyenleri) dalâlette bırakır. Dilediğini (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) hidâyete erdirir. Ve O, Azîz'dir, Hikmet. 3. NAHL – 36 …Biz, bütün ümmetlerin içinde resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık). (Allah'a ulaşmayı dileyerek) Allah'a kul olsunlar ve taguttan içtinap etsinler diye. Onlardan bir kısmını (Resûlün daveti üzerine Allah'a ulaşmayı dileyenleri), Allah hidâyete erdirdi ve bir kısmının üzerine dalâlet hak oldu... 4. İSRÂ – 15 Kim hidâyete erdiyse, sadece kendi nefsi için (nefsini tezkiye ettiği için) hidâyete erer. ... Ve Biz, bir resûl göndermedikçe azap edici olmadık. 5. TÂHÂ – 134 Ondan önce gerçekten Biz onları, azapla helâk etmiş olsaydık, muhakkak şöyle derlerdi: "Rabbimiz, bize resûl göndermeydin olmaz mıydı? Böylece bize de zelil (rezil) ve rüsva olmadan önce senin âyetlerine tâbi olsaydık." 6. KASAS – 47 ... "Rabbimiz keşke bize bir resûl gönderseydin böylece biz, Senin âyetlerine tâbi olur ve mü'minlerden olurduk." diyecek olmasalardı (seni Nebi-Resûl olarak göndermezdik). KASAS – 59 Ve senin Rabbin, ülkelere, onların ana şehirlerine, onlara âyetlerimizi okuyan bir resûl göndermedikçe helâk edici olmadı. 7. ZUMER – 71 ... "Size sizden olan resûller gelmedi mi ki, size Rabbinizin âyetlerini okusun, bugüne geleceğinizi uyarsın?" dediler ki: "Evet." Fakat azap sözü kâfirlerin üzerine hak oldu. MULK - 8-9 ... onun bekçileri ... "Size nezir gelmedi mi?" diye sordu. ... “Evet, bize nezir gelmişti. Fakat biz onu yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir dalâlet içindesiniz, dedik.".

Görüyorsunuz ki Allahû Tealâ mutlak surette müjdeleyici ve uyarıcı resûller gönderiyor. İstisnası yok. Göndermediği bir durum söz konusu değil ve her devirde istisnasız uyarıcı, müjdeleyici resûller var. İnsanlara tebliğde en güzel şekilde nasıl açıklayabiliriz? Bu âyetlerle açıklayabilirsiniz.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 7 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20263 dk okuma1