Muhterem Hocam, her devrede kâmil insanlar var mıdır?

Soru

Muhterem Hocam, her devrede kâmil insanlar var mıdır?

Cevap

Evet. Âli İmrân Suresi'nin 104. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ özellikle: "Sizin içinizden hayra davet eden mürşidlerden bir cemaat olsun." Mürşidlerin hepsi Allah'a davet ediyor, hayra davet ediyor. Hayır Allah'tandır, şerr bizim nefsimizdendir. Mârufla emretsin ve münkerden nehyetsin. Hayır Allah'tan, şerr bizim nefsimizden.

ÂLİ İMRÂN-104 Veltekun minkum ummetun yed’ûne ilel hayri ve ye’murûne bil ma’rûfi ve yenhevne anil munker(munkeri), ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Sizin içinizden hayra davet eden (mürşidlerden) bir cemaat olsun ve mârufla emretsin, ve münkerden nehyetsin (men etsin). İşte onlar, onlar felâha erenlerdir.

HAYIR ALLAH’TAN ŞERR NEFSİMİZDENDİR

1. NİSÂ-78: … Eğer onlara bir iyilik isabet ederse: ‘Bu Allah’tandır.” derler. Ve eğer onlara bir kötülük isabet ederse: “Bu sendendir.” derler. De ki: “Hepsi Allah’ın katındandır.”…

NİSÂ-79: Sana iyilikten ne isabet ederse, işte o Allah’tandır. Ve sana kötülükten ne isabet ederse, o takdirde o, kendi nefsindendir…

2. A’RÂF-23: İkisi şöyle dedi: “Rabbimiz, biz nefslerimize zulmettik şâyet Sen bize mağfiret ve rahmet etmezsen, biz mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz.”

3. ENFÂL-51: İşte bu, ellerinizle takdim ettikleriniz (kendi yaptıklarınız) sebebiyledir. Ve muhakkak ki Allah, kullara zulmedici değildir.

YÛNUS-44: Muhakkak ki Allah, insanlara (hiç)bir şey ile zulmetmez. Lâkin insanlar, kendi nefslerine zulmederler.

4. HÛD-101: Ve Biz, onlara zulmetmedik. Ve lâkin onlar, kendilerine zulmettiler. Rabbinin emri geldiği zaman Allah’tan başka dua ettikleri ilâhlar, onlara bir fayda sağlamadı…

5. YÛSUF-53: Ve ben, nefsimi ibra edemem. Muhakkak ki nefs, mutlaka sui olanı (şerri, kötülüğü) emreder. Rabbimin Rahîm esmasıyla tecelli ettiği (nefsler) hariç. Muhakkak ki Rabbim, mağfiret edendir, Rahîm’dir.

6. ENBİYÂ-87: … Sonra karanlıklar içinde (şöyle) nida etti: “Senden başka ilâh yoktur. Sen Sübhan’sın. Muhakkak ki ben, zalimlerden oldum.”

7. KASAS-16: “Rabbim, ben nefsime zulmettim, artık beni mağfiret et.” dedi. Böylece onu mağfiret etti. Muhakkak ki O; Gafûr’dur (mağfiret eden), Rahîm’dir (Rahîm esmasıyla tecelli eden).

HADÎS-İ ŞERİF: Sizden kim bir hayırla karşılaşırsa Allah’a hamd etsin. Kim de hayır değil de başka bir şey bulursa, kendinden başka kimseyi levmetmesin (kınamasın, başına geleni kendinden bilsin). (Kütübü Sitte 5363)

HADÎS-İ ŞERİF: Artık kim bir hayır bulursa Allah’a hamd etsin. Kim de hayırdan başka bir şey bulursa nefsinden başka kimseyi ayıplamasın. (Müslim Birr 55.)

A’râf 23: "Rabbimiz, biz nefsimize zulmettik.” Yûnus 44: “İnsanlar kendilerine zulmederler. Biz onlara zulmetmedik, onlar kendilerine zulmettiler.” Yûsuf 53: "Ben nefsimi ibra edemem. Çünkü nefs şiddetle kötülüğü emreder, zulmeder." Enbiyâ 87: “Muhakkak ki ben zâlimlerden oldum.” Kasas 16: “Rabbim, ben nefsime zulmettim.” vesaire.

Öyleyse hayır Allah'tan, şerr bizim kesin nefsimizden. Fussilet 33, 34, 35'te de yine insan-ı kâmil olan mürşidlerin vasıfları veriliyor. Ama her devirde en büyük seviyedeki mürşid mutlaka devrin imamıdır. Bu ya bir nebî resûldür, peygamberdir veya bir velî resûldür, aynı peygamberin şeriatı ile amel eden kişidir. Söz konusu olan sizin Allah'ın Sırat-ı Müstakîm üzerinde yücelerek kâmil insan olmanızdır.

İnsan-ı Kâmiller her devirde mutlaka vardırlar. İnsan-ı kâmil, Türkçe tabiriyle erdemli kişi, yani faziletin sahibi olmuş kişidir. Nitekim bütün mürşidler kemal derecelerine ulaşmış insanlardır. Erdemliler onlardır. Onlar her açıdan faziletin gerçek sahipleridir.

41/FUSSİLET-33 Ve men ahsenu kavlen mimmen deâ ilâllâhi ve amile sâlihan ve kâle innenî minel muslimîn(muslimîne).

Allah’a davet eden ve salih amel (nefs tasfiyesi) yapan ve: “Muhakkak ki ben teslim olanlardanım.” diyenden daha güzel sözlü kim vardır?

41/FUSSİLET-34 Ve lâ testevîl hasenetu ve lâs seyyieh(seyyietu), idfa’ billetî hiye ahsenu fe izâllezî beyneke ve beynehu adâvetun ke ennehu veliyyun hamîm(hamîmun).

Hasene (iyilik) ve seyyie (kötülük), müsavi (eşit) değildir. (Kötülüğü) en güzel şekilde karşıla. O zaman seninle arasında düşmanlık olan kişi, samimi bir dost gibi olur.

41/FUSSİLET-35 Ve mâ yulakkâhâ illâllezîne saberû, ve mâ yulakkâhâ illâ zû hazzın azîm(azîmin).

Ona (kötülüğü iyilikle karşılama hasletine), sabredenlerden ve hazzul azîm (en büyük haz) sahiplerinden başkası ulaştırılmaz.

Allah'ın bütün resûlleri bu erdem kademesinin daha ötesinde erdemin sahipleridir. Devrin imamı ise onlardan da daha ötede erdemin sahibi, en üst seviyedeki mürşid, her devirde devrinin imamıdır. Enbiyâ 73'te bu âyet-i kerimede: “Biz onların hepsini emrimize hidayete erdiren imamlar kıldık.” Nebîlerin hepsi hidayete erdiren imamlar, yani insanlık familyası içerisinde, ailesi içerisinde en üst noktada insan-ı kâmil, erdemli insan, onlar Allah'ın nebîleridir. Ama nebîler arasında fetret dönemi var. O fetret dönemlerinde bir tane kavim resûlünü Allah seçer ve onu da vekâleten devrin imamı olarak tayin eder.

21/ENBİYÂ-73 Ve cealnâhum eimmeten yehdûne bi emrinâ ve evhaynâ ileyhim fi’lel hayrâti ve ikâmes salâti ve îtâez zekâti, ve kânû lenâ âbidîn(âbidîne).

Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık. Ve onlara, hayırlar işlemeyi, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Ve onlar, Bize kul oldular.

Secde 24'te bunu açıklıyor:

SECDE-24 Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn(yûkınûne).

Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk’ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.

Bunun dışında da diğer insanlardan 7 safha, 4 teslim yaşayan insan-ı kâmiller vardır ki Resûlullah (S.A.V), “Beni annesinden, babasından, çocuğundan ve diğer tüm insanlardan daha fazla sevmedikçe...” Öyleyse en üst seviyede mürşid sevgisine sahip olmamız gerekir. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ekim 2026Son güncelleme: 17 Ekim 20265 dk okuma0