Muhterem Hocam, her konuda kendimizi müdafaa etme gereği duyuyoruz. Bunun sebebi nedir? Açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, her konuda kendimizi müdafaa etme gereği duyuyoruz. Bunun sebebi nedir? Açıklar mısınız?
Cevap
Nefs. Efendimizin bir sözü var: “Haklı olanın savunmaya ihtiyacı yok.” Yetmez… Hepinizin üzerinde daima şahit olan Allah’tır. Ve Allahû Tealâ her olayda Serîu'l-Hisâb olması hasebiyle kesinlikle adaleti gerçekleştiriyor.
O zaman Allah mutlak adaleti her konuda gerçekleştirdiğine göre, bizim savunmaya ihtiyacımız var mı? Yok. Ama nefs devreye giriyor ve kendisini birinci sıraya oturtuyor. Halbuki İslâm, Allah’a teslim olmak… Allah’a teslim olmak, başkaları için yaşamak… Başkaları için yaşayan bir insan bir başkasından dava edebilir mi?
Onun için Yunus ne diyor? Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için Dost'un evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim.
O zaman olay buysa, bizim kendimizi müdafaa edip başkasını dava etmemiz geçerli değil. Kim için geçerli değil? Kur'ân'daki İslam’ı yaşayanlar için. Ne yazık ki biz İslâm alemi, İslâm'ı beş şartına indirgediği için İslâm’ın beş şartıyla kimse Kur'ân'daki İslâm’ı yaşayamaz. Yaşadığını zannediyor ve yaşadığını zannettiği için bugün İslâm alemi yerlerde sürünüyor. Her tarafta insanlar birbirinden davacı.
Bir ara hesaplamıştık: Türkiye’de 15 milyon dava dosyası var. Her dosyada ortalama 3 kişi ele alırsanız, neredeyse 45–50 milyon, yani yarıdan fazla insan birbirinden davalı ve davacı. Yani herkes birbirinin karşısında yer alıyor; birbirinin yanında değil. Böyle olunca da böyle bir toplum ne yazık ki mutlu bir toplum değil.
Onun için Yunus Emre diyor ki: “Düşmanımız kindir bizim ama biz kimseye kin tutmaz. Düşmanlar bize dost oldu.”
İşte marifet, bu dünyada Kur'ân'daki İslam’ı yaşayarak düşmanları dost edinmek. Bizi seveni herkes sever. Marifet, bizi sevmeyeni sevebilmektir.
Allah razı olsun.