Muhterem Hocam, her tarafımızda Allah dostlarının kabirleri mevcut. Bizler de onlar gibi olabilir miyiz? Eğer olabilirsek nasıl yapabiliriz?
Soru
Muhterem Hocam, her tarafımızda Allah dostlarının kabirleri mevcut. Bizler de onlar gibi olabilir miyiz? Eğer olabilirsek nasıl yapabiliriz?
Cevap
Tabiî sevgili kardeşlerim, Allah’a dost olmak kadar kâinatta kolay bir şey yoktur. Çünkü yaratılış gayemiz Allah’a kul olmak, Allah’a dost olmak. Başlangıç noktasında herkes şeytanın kuludur. Herkes şeytanın dostudur. İşte 19 negatif özellikten bir tanesi insanların şeytanın kulu ve dostu olması. Zumer-17 ve Bakara-257.
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLERİN 19 NEGATİF ÖZELLİĞİ
1. Allah’ın âyetlerinden gâfildir. Yûnus-7 / Nahl-78
2. Şirktedir. Zumer-65
3. Küfürdedir. Sebe-20
4. Dalâlettedir. Ra’d-27
5. Fısktadır. Bakara-26
6. Cahildir (akletmeyendir). Bakara-13 / Bakara-142
7. Zalimdir (nefsine zulmedendir). Mâide-51 / İbrâhîm-27
8. İsyandadır. Yûnus-11
9. Fitnededir. A’râf-27 / Enfâl-28
10. Sağır, kör ve dilsizdir, ölüdür. Bakara-18, 171 / Zuhrûf-40 / En’âm-39, 122 / Enfâl-24
11. Şeytanın kulu ve dostudur. Bakara-257 / Zumer-17
12. Dinde fırkalara ayrılmıştır. En’âm-43
13. Sebîlel gayy’dadır. A’râf-146
14. Birbirine düşmandır. Âli İmrân-103
15. Amelleri boşa giden (hüsranda). Zumer-65
16. Gideceği yer cehennem. Mu’minûn-103 / A’râf-178
17. Takva sahibi değildir. Rûm-32
18. Mü’min değildir. Sebe-20
19. Hidayette değildir. Yûnus-45
39/ZUMER-17:
Vellezînectenebût tâgûte en ya’budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ibâd(ibâdi).
Ve onlar, taguta kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
2/BAKARA-257:
Allâhu veliyyullezîne âmenû yuhricuhum minez zulumâti ilân nûr(nûri), vellezîne keferû evliyâuhumut tâgûtu yuhricûnehum minen nûri ilâz zulumât(zulumâti), ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).
Allah, âmenû olanların (Allah’a ulaşmayı dileyenlerin) dostudur. Onları zulmetten nura çıkarır. Ve kâfirlerin dostları taguttur. Onları nurdan zulmete çıkarırlar. İşte onlar ateş ehlidir. Onlar orada devamlı kalacak olanlardır.
Ve işte Allahû Tealâ bizden ne istiyor? Bizden tâğuta kul olmaktan içtinap etmemizi, Allah’a yönelmemizi, Allah’a ulaşmayı dilememizi ve Allah’a dost olmamızı istiyor. Allah’a kul olmak bir dilektir. Allah’a dost olmak bir dilektir. Kimdir Allah’ın kendisi için vaz ettiği iki cihan saadetinin sahibi? Allah’a kul olanlar ve Allah’a dost olanlar. İşte 14 asır evvelinden bugüne kadar nice Allah dostları gelmiş geçmiş. Hepsi Kur’ân’ın hükümlerine göre 7 safhayı yaşayarak en zirve noktada Allah’a dost olmuşlar.
Günümüz insanı da Kur’ân-ı Kerim’de Allah’ın farz kıldığı 7 tane hedef emri yerine getirir ki bu 7 hedef emrin karşılığı 7 vasıta emirdir. Eğer hedef emirlerin birincisi olan Allah’a ulaşmayı dilerlerse Allah’ın o kişinin ruhunu Kendisine ulaştıracağını Allah garanti ediyor. Bu garanti tahtında mürşidsiz Allah’a teslim olmak olabilir mi? Mümkün değil. O zaman Allahû Tealâ o kişiye mürşidi de gösterip o kişinin mürşide tâbî olmasını yine Allah garanti ediyor. Yine Allah’a ulaşmayı kalben dileyen kişiye, mürşidin gösterilmesi, tâbiiyetini gerçekleştiren kişiye, ruhunu Allah’a ulaştırması Allah’ın garantisinde.
Ne yapıyor bunlar? Oruçsuz, namazsız, hacsız, zekâtsız, zikirsiz olabilir mi? Hayır, değil. Allahû Tealâ bütün vasıta emirleri o kişiye sevdiriyor.
7 VASITA EMİR
1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek
ANKEBÛT – 5: Kim Allah’a mülâkî olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). Ve O; en iyi İşiten, en iyi Bilendir.
2. Kelime-i Şahadet – 12 İhsanla Mürşid Önünde Tövbe Etmek
BAKARA – 45, 46: (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir. Onlar ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâkî olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakın derecesinde inanırlar.
ÂLİ İMRÂN – 18: Allah, şehadet (şahitlik) etti: Muhakkak ki O’ndan başka ilâh yoktur...
3. Oruç
BAKARA – 183: Ey âmenû olanlar! Oruç, sizden öncekilerin üzerine yazıldığı (farz kılındığı) gibi sizin üzerinize de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz.
4. Namaz
NİSÂ – 103: Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken Allah’ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkâniyle kılın. Muhakkak ki namaz, mü’minlerin üzerine, “vakitleri belirlenmiş bir farz” olmuştur.
5. Hac
BAKARA – 197: Hac, bilinen aylardır. İşte kim onlarda (o aylarda), (ihrama girerek) haccı (kendine) farz edindirirse, artık hacta kadına yaklaşmak (ve benzeri davranışlar), fâsıklık (günaha sapmak), cedelleşmek (sürtüşmek, kavga etmek) yoktur...
6. Zekât
BEYYİNE – 5: Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte kayyûm din (kıyamete kadar devam edecek din) budur.
7. Zikir
MUZZEMMİL – 8: Ve Rabbinin İsmini zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.
ANKEBÛT – 45: Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikâme et. Muhakkak ki salât, fuhuştan ve münkerden nehyeder. Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür.
Oruç, ulaşmayı dilemeyenler için açlık ve susuzlukken ulaşmayı dileyen kişi için Allahû Tealâ ondan açlık ve susuzluğu kaldırıyor. Namaz, ulaşmayı dilemeyenler için sehv bir namazken ulaşmayı kalben dileyen için huşû içinde bir namaz söz konusu. Hac, ulaşmayı dilemeyenler için bir ticaretken ulaşmayı dileyenler için istisnasız takva sahibi olmayı ifade ediyor. Zekât, ulaşmayı dilemeyenler için bir fakirlikken ulaşmayı dileyenler için tam tersi zenginlik oluyor. Ve bunun gibi bütün vasıta emirler, özellikle de zikir, ulaşmayı dilemeyenler için rutin bir hareketken ulaşmayı dileyenler için Allah’ın yardımını ulaştıran bir vasıta.
İşte bütün marifet bizim kalben Allah’a ulaşmayı dilememiz. Allah razı olsun.