Muhterem Hocam, herkes zikir yapsa çok güzel olurdu ama rabbim ne diyor? “Günahsız bir kavim olsaydınız, Ben sizi helâk eder, günahkâr kullar yaratırdım ki affetmek için sebeplerim
Soru
Muhterem Hocam, herkes zikir yapsa çok güzel olurdu ama rabbim ne diyor? “Günahsız bir kavim olsaydınız, Ben sizi helâk eder, günahkâr kullar yaratırdım ki affetmek için sebeplerim olsun.” Allahû Tealâ’nın böyle söylemesinden muradı nedir?
Cevap
Bu aslında çok açık bir olay. Neden açık? Biz insanlar her zaman Allah’a muhtacız. Günah işlemeyen insan belki bir gururun içine girip “Ben günah işlemiyorum, (hâşâ) Allah’a ihtiyacım yok.” gibi bir davranışın içine girebilir. Bu Allah’ın hiç istemediği bir şeydir. Allah’ın istediği tek şey bizim mutluluğumuzdur ve mutluluk nefs tezkiye adı verilen bir olayla gerçekleşir.
Tezkiye boyunca nefsin kalbindeki aklanmalarına paralel kişinin işleyeceği sevaplar devamlı artacak. İşleyeceği günahlar azalacaktır. Daimî zikre ulaştığı zaman ise kişi hiç günah işlemeyen bir hüviyete ulaşacaktır. Allah’ın oluşturmak istediği insan tipini canlandıracaktır.
İblis Hicr 39’da diyor ki:
HİCR-39: Kâle rabbi bi mâ agveytenî le uzeyyinenne lehum fil ardı ve le ugviyennehum ecmeîn(ecmeîne).
(İblis şöyle) dedi: “Rabbim, beni azdırmandan dolayı, onlara mutlaka yeryüzünde (azgınlığı) süsleyeceğim ve mutlaka onların hepsini azdıracağım.".
HİCR-40: İllâ ıbâdeke minhumul muhlasîn(muhlasîne).
Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna.
Öyleyse iblis muhlis kulları baştan çıkaramıyor. Mâide 105’te:
MÂİDE-105: Yâ eyyuhellezîne âmenû aleykum enfusekum, lâ yadurrukum men dalle izehtedeytum ilâllâhi merciukum cemîân fe yunebbiukum bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).
Ey âmenû olanlar! Nefsleriniz, üzerinizedir (nefsinizin sorumluluğu üzerinize borçtur). Siz hidayette iseniz, dalâletteki bir kimse size bir zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman yapmış olduğunuz şeyleri size haber verecek.
Öyleyse Allah hepimize hidayette olmayı, dalâlettekilerin bize zarar vermediği bir nokta, daimî zikre ulaşmamızı istiyor.
Beyyine 5’te de bu hakikati dile getiriyor, inşaallah.
BEYYİNE-5: Ve mâ umirû illâ li ya’budûllâhe muhlisîne lehud dîne hunefâe ve yukîmûs salâte ve yu’tûz zekâte ve zâlike dinul kayyimeh(kayyimeti).
Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte kayyum din (kıyâmete kadar devam edecek din) budur.
Allah razı olsun.