Muhterem Hocam, hizmet ve yardımlaşmada istişare yapmanın önemi nedir?

Soru

Muhterem Hocam, hizmet ve yardımlaşmada istişare yapmanın önemi nedir?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, istişare, Kur'ân-ı Kerim’in bir hükmüdür; ayetlerine dayanıyor. Şûrâ Suresinin 38. ayet-i kerimesinde bakın Allah ne buyuruyor:

42/ŞÛRÂ-38 Vellezînestacâbû li rabbihim ve ekâmus salâte ve emruhum şûrâ beynehum ve mimmâ rezaknâhum yunfikûn(yunfikûne). Ve onlar, Rab’lerine icabet ederler ve namazı kılarlar. Ve onlar, işlerini aralarında toplanıp istişare ederler. Ve onları rızıklandırdığımız şeylerden infâk ederler.

“Onlar Rab'lerine icabet ederler.” Kimdir bu Rabbine icabet edenler? Hemen Şûrâ Suresinin 47. ayet-i kerimesine bakalım şimdi:

42/ŞÛRÂ-47 İstecîbû li rabbikum min kabli en ye’tiye yevmun lâ meredde lehu minallâh(minallâhi), mâ lekum min melcein yevme izin ve mâ lekum min nekîr(nekîrin). Rabbinize icabet edin (Allah’a ulaşmayı dileyin), Allah tarafından geri döndürülmeyecek olan günün gelmesinden önce. İzin günü, sizin için bir sığınak yoktur. Ve sizin için bir inkâr yoktur (yaptıklarınızı inkâr edemezsiniz).

Yani, Allah'ın Zat'ından başka sığınak da yok ruh için ve sizin için bir inkâr da yoktur, yaptıklarınızı inkâr edemezsiniz. Dolayısıyla bu açıdan olaya bakıldığı zaman evet, kesinlikle yapmanız gereken şey ne; istişareye başvurmanız.

İşte Allahû Teala emrediyor, Şûrâ 38: "Onlar Rab'lerine icabet ederler." ki, öyledir hepimiz Allah'a ulaşmayı diledik, "Namazı kılarlar." hepimiz hacet namazıyla mürşidimize ulaştık. "Onlar, işlerini aralarında toplanıp istişare ederler."

Ama aynı zamanda bir ihtilaf söz konusu olduğu zaman da mutlaka Allah ve Resûl'üne arz etmek söz konusu. Nisâ Suresinin 59. ayet-i kerimesi:

4/NİSÂ-59 Yâ eyyuhâllezîne âmenû atîûllâhe ve atîûr resûle ve ulil emri minkum, fe in tenâza’tum fî şey’in fe ruddûhu ilâllâhi ver resûli in kuntum tu’minûne billâhi vel yevmil âhir(âhiri). Zâlike hayrun ve ahsenu te’vîlâ(te’vîlen). Ey âmenû olanlar (îmân edenler)! Allah’a ve Resûl’e ve sizden olan idarecilere (emir verme yetkisinin sahiplerine) itaat edin. Bundan sonra eğer bir hususta ihtilâfa düşerseniz, o taktirde Allah’a ve ahiret gününe îmân ediyorsanız, onu Allah’a ve Resûl’üne götürün. Bu daha hayırlıdır ve tevîl (yorum) bakımından en güzelidir.

Allah’a ve yevm’il âhirine iman ediyorsanız ihtilaflı, nizaya düştüğünüz konuları mutlaka Allah’ın Resûl'üne arz etmeniz lâzım.

Öyleyse bir: İstihare namazı, hacet namazı kılarak Allahû Teala’nın verdiği işaretlerle sonuca gitmek; bir de olmadığı takdirde mutlaka Resûl'e ulaşıp ihtilaflı olan konuyu ona ulaştırmak, onun adaleti sağlamasını gerçekleştirmek. Ama diğer konularda da kardeşlerimiz bu emre uyarak aralarında toplanıp ne yapabilirler; yardımlaşma noktasında istişare edebilirler ve birlikte bir noktaya ulaşabilirler. İstişare çok güzel bir şeydir; gönül almadır. Tek başına yapılan iş mi, toplumsal iş mi? Daima grup halinde yapılan iş, tek başına yapılan işten iyidir. Ve kelâm-ı kibar olarak söylenen bir söz var: “Danışan dağları aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış.” Öyleyse Allahû Teala Resûl'e ulaştırılmayan niza konularında, hani belki alt seviyede istişareye başvurulmasını Allahû Teala burda emrediyor. Yardımlaşmanın bir gereğidir bu istişare. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma1