Muhterem Hocam, hoşgörü göstermenin bir sınırı olmalı mıdır?

Soru

Muhterem Hocam, hoşgörü göstermenin bir sınırı olmalı mıdır?

Cevap

Bakara Suresi'ni Allahû Tealâ hoşgörüyü bütün boyutlarıyla uygular. Ama eğer İslâm'a karşı bir saldırı vücuda gelmişse, bizi öldürüyorlarsa, yurdumuzdan bizi atıyorlarsa, biz de onları öldüreceğiz, biz de onları yurtlarından atacağız. Benim kanunum budur diyor.

Toplum daima fertten üstündür. Toplumun menfaati kişisel menfaate ters düşüyorsa, kişisel menfaatin sahibi iseniz dahi her zaman toplumun menfaati tercih etmek mecburiyetindeyiz. Burada bize düşen Allah'ın emrini uygulamaktır. İşte Âli İmrân Suresi'nin 191 âyet-i kerimesine baktığımız zaman ne görüyoruz?

3/ÂLİ İMRÂN-191 Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkıs semâvâti vel ard(ardı), rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ(bâtılan), subhâneke fekınâ azâben nâr(nârı).

Onlar (ulûl'elbab, lüblerin, Allah'ın sır hazinelerinin sahipleri), ayaktayken, otururken, yan üstü yatarken (daima) Allah'ı zikrederler. Ve göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler (ve derler ki): "Ey Rabbimiz! Sen bunları bâtıl olarak (boşuna) yaratmadın. Sen Sübhan'sın, artık bizi ateşin azabından koru.

Onlar ulûl’elbab ayaktayken, otururken, yan üste yatarken daima Allah'ı zikrederler. Göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler. Ey Rabbimiz, Sen bunları boşuna yaratmadın.

Bakara 109'a göre durum nedir? Bakara 109'da da Allahû Tealâ aynı minval üzere:

2/BAKARA-109 Vedde kesîrun min ehlil kitâbi lev yeruddûnekum min ba’di îmânikum kuffârâ(kuffâran), haseden min indi enfusihim min ba’di mâ tebeyyene lehumul hakk(hakku), fa’fû vasfehû hattâ ye’tiyallâhu bi emrih(emrihî), innallâhe alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).

Ehli kitaptan çoğu, hak kendilerine apaçık beyan olduktan sonra, nefslerindeki hasetten dolayı, sizi îmânınızdan sonra küfre döndürebilmeyi (fıska düşürmeyi) isterler. Artık, Allah (bu husustaki) emrini getirinceye kadar bağışlayın ve hoşgörün. Muhakkak ki Allah, herşeye kaadirdir.

Ehli kitaptan çoğu, hak kendilerine apaçık beyan olduktan sonra nefslerindeki hasetten dolayı sizi îmânınızdan sonra küfre döndürmeyi, fıska düşürmeyi isterler. Allah bu hususta emrini getirinceye kadar bağışlayın ve hoş görün diyor. Yine hoşgörülü olmamızı istiyor. Yani ehli kitaptan çoğu, hak kendilerine apaçık beyan olduktan sonra nefslerinde hasetten dolayı sizi îmânınızdan sonra küfre döndürmeyi, fıska düşürmeyi isterler. Allah bu husustaki emrini getirinceye kadar bağışlayın, hoş görün. Allah herşeye kadirdir.

Bir kere daha Allahû Tealâ hoşgörülü olmamızı istiyor.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 18 Ekim 2026Son güncelleme: 18 Ekim 20262 dk okuma0