Muhterem Hocam, Hûd Suresi 27–28. âyetlerde, Duhân Suresi 13–14. âyetlerde her devirde Allah katından rahmet ve beyyinelerle resûllerin davetine karşılık insanların çoğu neden araş
Soru
Muhterem Hocam, Hûd Suresi 27–28. âyetlerde, Duhân Suresi 13–14. âyetlerde her devirde Allah katından rahmet ve beyyinelerle resûllerin davetine karşılık insanların çoğu neden araştırma gereği duymadan resûlleri yalanlayıp inkâr ediyorlar?
Cevap
Çok basit değil mi, şeytan devrede. İblîs insanları uydurduğu yalanlara inandırmış. Şu anda şeytanın insanların nefsine tesir etmek suretiyle, insanların eliyle ortaya çıkarttığı 19 tane hurafe var. Şimdi bu 19 tane hurafeye baktığımız zaman, bu 19 hurafeye îmân eden, inanan insanlara Allah’ın resûlleri onlara gelip ""Bütün resûller peygamberdir."" diyor, buna inandırmış iblis. Bu yalan, Kur’ân-ı Kerîm’e göre bu yalan ama İblîs bunlara insanları inandırmış.
KUR’ÂN’I KERİM’E TERS DÜŞEN HURAFELER ŞEYTANIN ÖĞRETTİKLERİ FUHŞİYAT VE MÜNKERDİR
Tüm Resûller peygamberdir.
Nebî olunmadan Resûl olunmaz.
Allah peygamberlerden başkasına âyet indirmez.
Vahiy, Peygamber Efendimiz (S.A.V) ile sona ermiştir.
Allah görülmez.
Nefs tezkiyesi kalbe nurların girmesiyle oluşmaz. Mürşidsiz de nefs tezkiyesi yapılabilir.
Allah ile kul arasına kimse giremez. Mürşide tâbiyeti şirktir.
Allah’a ulaşılamaz.
Hidayet de doğru yoldur, Sıratı Mustakîm de doğru yoldur.
dinde zorlama vardır.
Dünyada rahat yoktur.
Kalbinde zerre kadar îmânı olan cehennemde cezası kadar yandıktan sonra cennete girer.
Şekil şartlarına riayet etmeyenlerin namazı kabul olmaz. Tecvide ve harflerin mahreçlerinden çıkışına telaffuza uymayan kıraatler kabul olmaz.
Kıyamet günü şefaat vardır.
Takva Allah’tan korkmaktır.
Ruh vücuttan çıkarsa kişi ölür. İrcîi emri bir ölüm emridir.
Yevmil ahir kıyamet günüdür.
Hayır da şerr de Allah’tandır.
“LÂ İLÂHE İLLALLÂH” diyen cennete girer.
İSLÂM’DAN KOPAN KUR’ÂN KAVRAMLARIYLA TARİKAT
DEVRİN İMAMININ ÖĞRETTİĞİ – MARUFU EMRETMEK
VE MÜNKERDEN NEHYETMEK
resûl ve Nebî
Zikir ve Ehli Zikir
Hikmet
Teslim
Mürşîd
İhlâs
ulûl'elbab
İrfan
Zühd
Birr
Nefs Tezkiyesi
Amilussalihat
Sıratı Mustakîm
Tövbe ve Mağfiret
Takva sahibi olmak
Allah’a ulaşmayı dilemek
Abd ve Abıd
Amenu olmak
Dalalet
Şimdi Allah’ın resûlü geliyor ve diyor ki: “Bütün resûller peygamber değildir.” Muhterem Efendimiz’de olduğu gibi sadece nebî resûller peygamberdir, onun dışında velî resûller vardır. Her kavmin içerisinde ardı arkası kesilmeden. Ama şeytan buna inandırmış. O zaman kişi yanlışa inanıyor, yalana inanıyor. Gelen resûl ona diyor ki: “Senin inandığın şey yalan.” O da diyor ki: “Hayır, ne münasebet. Benim babamdan öğrendiğim şuydu, buydu. Nebî olmadan resûl olmaz.” Gelen resûl âyetlerle ispat ediyor ama kişi buna inanmış. İblîs onu buna inandırmış. “Vahiy Peygamber Efendimiz’den sonra sona ermiştir.” diyor. Kendi kutsal kitabını bilmeyen kişi, iblîs bunu insanlara inandırmış. Allah’ın resûlü geliyor, diyor ki: “Daimî zikre ulaşan herkes Allah’tan vahiy alır.” deyince o kişi “Böyle şey mi olur?” diyor ve karşı çıkıyor.
Allah görülmez, Allah baş gözüyle görülmez. Ama Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerîm’de kalp gözüyle görüldüğünü, ruhun baş gözüyle görüldüğünü açıkça âyetlerde bildirmiş. Âyetleri bilmeyen insanlar, İblîs onları buna inandırmış. Resûl geliyor diyor ki: “Sizin bildiğiniz yanlış, doğru değil.” Kur’ân’daki hakikati söylüyor. O yalana inananlar: “Hayır, biz doğruyu biliyoruz, sen yanlış biliyorsun.” diyorlar. Yani İblîs öyle numara çekmiş ki, uydurduğu yalana insanları inandırmış ve insanlar kolay kolay terk etmiyorlar. Bu tamamen şeytanın bir tuzağıdır. Allah razı olsun.