Muhterem Hocam, Allahû Tealâ'nın emirleri, nehiyleri ve hedeflerinin bütün kutsal kitaplarda insanları aynı çatı altında birleştirmek, dünya ve ahiret saadetine ulaştırmak olduğunu
Soru
Muhterem Hocam, Allahû Tealâ'nın emirleri, nehiyleri ve hedeflerinin bütün kutsal kitaplarda insanları aynı çatı altında birleştirmek, dünya ve ahiret saadetine ulaştırmak olduğunu söyleyebilir miyiz?
Cevap
Elbette. Sevgili kardeşlerim, dinler yoktur. Ezeli ve ebedi tek bir din vardır. Bu din, Arapça adıyla İslâm, babamız İbrahim'in Hanif dinidir. Bu din hedeflerden ve bu hedeflere ulaşacak olan vasıta emirlerden oluşur. Adem (A.S)'dan kıyamet gününe kadar yaşayabilecek olan bu din, kutsal kitaplarda, Allah'ın peygamberlerine indirdiği şeriat kitaplarında bir bütün olarak anlatılmıştır.
İşte bunun en güzel veciz örneği Şûrâ suresinin 13. âyet-i kerimesinde: Nuh (A.S)'un şeriatı, İbrahim (A.S)'in şeriatıdır. İbrahim (A.S)'in şeriatı, Musa (A.S)'nın şeriatıdır. Musa (A.S)'nın şeriatı, İsa (A.S)'nın şeriatıdır. Ve Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in şeriatı, Hz. Nuh'un, Hz. İbrahim'in, Hz. Musa'nın ve Hz. İsa'nın şeriatını oluşturur.
42/ŞÛRÂ-13 Şerea lekum mined dini mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dine ve lâ teteferrakû fîhi, kebure alâl muşrikîne mâ ted’ûhum ileyhi, allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).
(Allah) dinde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “dini ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dinde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).
Bu şeriatın muhtevasında ne var? dini ikame etmek: "ekîmûd dine". dinin ikame edilmesini, iki esastan Allahû Tealâ inceliyor: bir; şirk koşmamak, iki; dinde fırkalara ayrılmamak. Şirk koşmamak vahtedi, dinde fırkalara ayrılmamak da tevhidi. Vahdetin ve tevhidin olduğu yerde kesinlikle teslim vardır. Vahdet yoksa, tevhit yoksa teslimden bahsedilemez.
Ve bütün kutsal kitaplar bu üç esas üzerine bina edilmiştir. Âdem (A.S)'ın şeriatına bakacak olursak: Vahdet, tevhit ve teslimdir. Nuh (A.S)'un şeriatına bakacak olursak: Vahdet, tevhit ve teslimdir.
HZ. NUH (A.S.) YEDİ SAFHASI
1. Şûrâ-13: “…Hz. Nuh’a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriatı); ‘Dini ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dinde) fırkalara ayrılmayın.’ diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. Îsâ’ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır.”
2. NUH-2: (Hz. Nuh, kavmine) şöyle dedi: “Ey kavmim! Muhakkak ki ben, sizin için apaçık bir nezîrim (uyarıcıyım)…..”
NUH-3: Allah’a kul olmanız, O’na karşı takva sahibi olmanız için. Ve bana itaat edin (tâbi olun).
3. EN’ÂM-84: Ve ona İshak (A.S) ve Yâkub (A.S)’ı bağışladık. Hepsini hidayete erdirdik. Ve daha önce Nuh (A.S)’ı hidayete erdirdik….
4. SAFFÂT-79: Âlemler içinde Nuh (A.S)’a selâm olsun.
SAFFÂT-80: Muhakkak ki Biz, muhsinleri işte böyle mükâfatlandırırız.
5. YÛNUS-72: Artık şâyet dönerseniz, sizden bir ücret de istemiyorum. Benim ücretim (varsa) yalnız Allah’a aittir. Ve ben teslim olanlardan olmakla emrolundum.
6. TAHRÎM-10: Allah, kâfirlere, Hz. Nuh’un ve Hz. Lut’un hanımını örnek verdi. İkisi de, salih kullarımızdan iki kulumuzun (nikâhı) altındaydı. Fakat ikisi de ihanet etti….
7. MERYEM-58: Nuh (A.S)’la beraber taşıdıklarımızdan ve İbrâhîm (A.S) ve İsrail (A.S)’ın zürriyetinden ve Bizim hidayete erdirdiklerimizden ve seçtiklerimizdendir. Onlara, Rahmân’ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak ve secde ederek yere kapanırlardı.
Musa (A.S)'nın, İbrahim (A.S)'in şeriatına bakacak olursak: Vahdet, tevhit ve teslim.
HZ. MUSA (A.S) YEDİ SAFHASI
1. EN'ÂM-154: Sonra Musa (A.S)’ya, ahsen olanlara tamamlayıcı olarak, herşeyi açıklayan ve rahmet olan ve hidayete erdiren kitabı (Tevrat’ı) verdik. Böylece onlar, Rab’lerine mülâkî olacaklarına inanırlar (iman ederler).
2. MÂİDE-12: …Allah, İsrailoğulları’ndan misak almıştı. Ve onlardan on iki nâzir görevlendirdik. Ve Allahû Teâlâ: “Eğer namazı mutlaka ikâme ederseniz, zekât verirseniz ve resûllerime îmân edip onlara yardım ederseniz…
3. A’RÂF-154: Ve Musa (A.S)’nın öfkesi yatışınca levhaları aldı. Onun nüshasında hidayet (Hakk’a hidayet, Allah’a ulaşma) vardır. Ve o, Rab’lerinden korkan kimseler için bir rahmettir.
4. MÂİDE-66: Ve eğer Kitap Ehli, Tevrat ve İncil’i ve Rab’lerinden kendilerine indirileni, gereği gibi uygulasalardı, mutlaka onlar, hem üstlerinden hem de ayaklarının altından (nice ni'metler) yerlerdi. Onlardan bir kısmı (evliyalık mertebesine ulaşmış, henüz dâhil zikre ulaşmamış) muktesid olan bir ümmettir.
5. İBRÂHİM-5: Andolsun ki; Biz Musa (a.s)’ı: “Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah’ın günlerini hatırlat (onlara Allah’ın günleri boyunca zikrettir)”…
6. MERYEM-51: Kitap’ta Musa (A.S)’ı da zikret. Muhakkak ki O, muhlis ve Nebî (Peygamber) Resûl idi.
7. A’RÂF-159: Ve Musa (A.S)’ın kavminden bir ümmet vardır. Hakk’a hidayet ederler (hidayete ulaştırırlar). Ve onunla (hak ile) adaletle hükmederler.
HZ. İBRÂHİM (A.S) YEDİ SAFHASI
1. HÛD-75: Muhakkak ki İbrâhîm (a.s), cidden çok halim (yumuşak huylu), çok acıyandır (yalvarandır), Allah’a yönelmiş bir kimsedir.
2. ÂLİ İMRAN-68: Muhakkak ki Hz. İbrâhîm’e insanların en yakın olanı elbette ona tâbî olanlar ve bu peygamber (Hz. Muhammed) ve âmenû olanlardır (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir). Ve Allah, mü’minlerin dostudur.
3. ANKEBÛT-26: Bundan sonra Lut (A.S), O’na (İbrâhîm (A.S)’ya) îmân etti (tâbî oldu) ve dedi ki: “Muhakkak ki ben, Rabbime hicret edecek olanım (ruhumun yaşarken Allah’a ulaştıracağım). Muhakkak ki O; Azîz’dir (çok yücedir), Hakîm’dir (hüküm sahibidir).”
4. NİSÂ-125: Ve hanif olarak Hz. İbrâhîm’in dinine tâbî olmuş ve vechini (fizik vücudunu) Allah’a teslim ederek muhsin olan kimseden, dinen daha ahsen kim vardır. Ve Allah, Hz. İbrâhîm’i dost edindi.
5. EN’ÂM-75: Ve böylece Biz, İbrâhîm’e onun mûkinîn (yakîn hasıl edenlerden) olması için yerin ve göklerin (semaların) melekûtunu gösteriyoruz (gösteriyorduk).
6. BEYYİNE-5: Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte kayyum din (kıyamete kadar devam edecek din) budur.
7. ENBİYÂ-51: Ve andolsun ki daha önce İbrâhîm (A.S)’a rüşdünü (irşad yetkisini) verdik. Ve Biz, onu (irşâda ehil olduğunu) bilenlerdik.
İsa (A.S)'nın şeriatı: Vahdet, tevhit ve teslimdir. Ve bütün peygamberlerin şeriatı: Vahdet, tevhit ve teslim.
HZ. İSA (A.S) YEDİ SAFHASI
1. ŞÛRÂ-13: Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).
2. HADÎD-27: Sonra onların izleri üzerine resûllerimizi art arda gönderdik. Ve Meryemoğlu İsa (A.S)’ı gönderdik ve O’na İncil’i verdik. Ve O’na tâbî olanların kalplerinde refet (şefkat) ve rahmet kıldık...
3. ÂLİ İMRÂN-52: Fakat İsa, onlardan inkâr hissedince “Allah’a (giden yolda) benim yardımcılarım kimdir?” dedi. Havârîler: “Biz Allah’ın yardımcılarıyız. Allah’a îman ettik (ruhumuzu ölmeden önce Allah’a ulaştırmayı diledik) ve bizim Allah’a teslim olduğumuza şahit ol.” dediler.
4. BAKARA-111: Ve dediler ki: “Cennete yahudi veya hıristiyan olan kimselerden başkası asla girmeyecektir.” Bu, onların emaniyesidir...
BAKARA-112: Hayır, kim vechini (fizik vücudunu) Allah’a teslim ederse o, muhsinlerden (olur)
5. MÂİDE-82: ... Dostluk bakımından âmenû olanlara en yakın olarak da: “Muhakkak ki biz nasrâniyiz.” diyenleri bulursun. Bu, onların arasında keşişler ve ruhbanların bulunması ve onların kibirlenmemesi (büyüklenmemesi) sebebiyledir.
6. MÂİDE-83: Ve Resûl’e indirileni (Kur’ân’ı) işittikleri zaman, Hakk’tan olan şeylere arif olduklarından dolayı, onların gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. ….
7. MÂİDE-111: Ve havârîlere, “Bana ve Resûlüme îman edin.” diye vahyettiğim zaman, onlar da “Îman ettik ve bizim (Hakk’a) teslim olduğumuza şahit ol.” demişlerdi.
Vahdet, Allah'a şirk koşmamaktır. Tevhid, tek cemaati oluşturmaktır. Teslim ise teslim-i küllî ile Allah'a teslim olmaktır.
Bu bize ne sağlar? Bu bize iki cihan saadetinin yaşanmasını sağlar. Öyleyse "Kutsal kitaplardaki emir ve nehiylerin insanları birleştirmek, dünya ve ahiret saadetine ulaştırmak olduğunu söyleyebilir miyiz?" Rahatlıkla söyleyebiliriz.