Muhterem Hocam, hurafeler ve gerçekler nasıl ayırt edilir?

Soru

Muhterem Hocam, hurafeler ve gerçekler nasıl ayırt edilir?

Cevap

​Çok basit, çok kolay. Allahû Tealâ'nın her devirde, her kavmin içinde o kavmin ana lisanıyla insanları Allah'ın Zat'ına dâvet eden velî resûller var. Enfâl 24'te 'Ey imân edenler! Allah ve resûl sizi hayat verecek şeye dâvet ettiği zaman dâveti kabul edin.'

8/ENFÂL-24: Yâ eyyuhâllezîne âmenûstecîbû lillâhi ve lir resûli izâ deâkum limâ yuhyîkûm, va'lemû ennallâhe yehûlu beynel mer'i ve kalbihî ve ennehû ileyhi tuhşerûn (tuhşerûne).

Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler), Allah ve Resûl’ü sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman (davete) icabet edin! Ve Allah’ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve muhakkak sizin O’na haşrolunacağınızı bilin! (Hepinizin ruhu Allah’ta toplanacak ve Allah, ruhlarınıza meab olacak.)

Sahâbe bu dâveti Resûlullah (S.A.V) ile kabul etmişler ve yedi safha, dört teslimi yaşamışlar. Ama ifade ettiğim gibi dindeki hurafeler tam on dokuz tane. On dört asırda din öğretiminde herşey değişmiş; Kur'ân'ın yerini insanların uydurduğu, Kur'ân'a ters düşen hurafeler almıştır.

​Allahû Tealâ ise Kur'ân'ın Furkân olduğunu söylüyor. Doğruların öğretildiği yer, Allahû Tealâ'nın Kur'ân-ı Kerim'inin öğretildiği yerdir. Aradaki farkı görmeniz için dinlemeniz çok önemlidir. Bütün âlimler, emirlerinde bulunan insanların başka âlimleri dinlemesinde hiçbir sakınca görmemelidir. Kim Kur'ân-ı Kerim'den bahsediyor, kim Kur'ân-ı Kerim'i unutmuş; görmeniz için mutlaka dinlemeniz lâzım. Kur'ân asıldır. Hurafelere inanmamak bizi mutlaka hedefe ulaştırır.

​İşte bir kere daha söyleyelim: on dokuz tane hurafe... Ama sahâbe on dokuz tane hurafe değil, on dokuz tane kavram üzerinden Kur'ân'ı yaşamış. Nedir bunlar? Sırasıyla sayalım: Sahabenin hepsi Zûmer 17'ye göre Allah'a ulaşmayı dilemişler, Fetih 10'a göre mürşidlerine tâbî olmuşlar, Ra'd 21'e göre hepsi ruhlarını Allah'a teslim etmişler, Âli İmrân 20'ye göre fizik vücut teslimini yapmışlar, Zumer 18'e göre nefsini Allah'a teslim etmişler, Bakara 139'a göre hepsi ihlasa ulaşmış, Tevbe 100'e göre de hepsi irade teslimi olmuşlar; irşada memur ve mezun kılınmışlar.

SAHÂBE NE YAPMIŞ ve BUNA KARŞILIK GELEN HURAFELER (BİD’ATLER)

1. ZUMER 17: Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler...

1. BİD’AT: “Ruh vücuttan çıkarsa kişi ölür.”

2. FETİH 10: Muhakkak ki onlar, sana tâbî oldukları zaman Allah’a tâbî olurlar. Onların ellerinin üzerinde Allah’ın eli vardır. ...

2. BİD’AT: “Mürşide tâbiiyet şirktir.”, “Kur’ân-ı Kerim, mürşiddir.”

3. EN’ÂM 71: ...De ki: “Muhakkak ki, Allah’a ulaşmak, o, hidayettir ve biz âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk.”

3. BİD’AT: “Allah’a ulaşılamaz.”, “Hidayet de doğru yoldur, Sıratı Mustakîm de doğru yoldur.”

4. ÂLİ İMRÂN 20: ... “Ben ve bana tâbî olanlar vechimizi Allah’a teslim ettik.” O kitap verilenlere ve ümmilere: “Siz de vechinizi (Allah’a) teslim ettiniz mi?” de. Eğer teslim ettilerse, o taktirde, hidayete ermişlerdir.

4. BİD’AT: “İslâm’ın 5 tane şartı vardır. Ben 5 tane şartı gerçekleştiririm; namaz kılarak, oruç tutarak, zekât vererek, hacca giderek, kelime-i şahadet getirerek Allah’a teslim olurum.”

5. ZUMER 18: Onlar, sözü işitirler, böylece onun ahsen olanına tâbî olurlar. İşte onlar, Allah’ın hidayete erdirdikleridir. Ve işte onlar; onlar ulûl’elbabtır.

5. BİD’AT: “Devamlı Kur’ân-ı Kerim okuyan bizim gibi insanlar, işte onlar ulûl’elbab’tır.”, “Sizin aklınız Kur’ân-ı Kerim’i anlamaya yetmez!”

6. BAKARA 139: De ki: “Allah hakkında bizimle mücadele mi ediyorsunuz? Ve O, bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. Ve bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size aittir. Ve biz, O’na muhlis olanlarız (dini O’na hâlis kılanlarız).”

6. BİD’AT: “Bir şey içten olursa, o ihlâslı olur.”, “Hadi gelin, ihlâsla bir namaz kılalım.”

[26.09.2026 04:57] Nuran Çelik Çelik: 7. TEVBE 100: O sabıkûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan salâh makamında iradesini Allah’a teslim ederek irşada ermiş ve mezun kılınanlar): Onların bir kısmı muhacirînden bir kısmı ensardan ve bir kısmı da onlara (ensâr ve muhacirîne) ihsanla tâbî olanlardandı...

7. BİD’AT: “Sahâbe irşada ulaşmamıştır.”

​Ama şimdi günümüzde bunların yerini:

1. ​Bidat: Ruh vücuttan çıkarsa insan ölür.

2. ​Bidat: Mürşide tabiyet şirktir, Kur'ân-ı Kerim mürşittir.

3. ​Bidat: Allah'a ulaşılmaz; hidayet de doğru yoldur, Sırat-ı Müstakîm de doğru yoldur.

4.​ Bidat: İslâm'ın beş şartıyla amel etmek kurtuluşa ulaştırır.

5. ​Bidat: Devamlı Kur'ân-ı Kerim okumak bizim gibi insanlar... İşte onlar Ulul'elbab'tır.

6. ​Bidat: Bir şey içten olursa o ihlaslı olur (Hadi gelin ihlaslı bir namaz kılalım).

7. ​Bidat: Sahâbe irşada ulaşmamıştır.

​

İşte sahâbenin Kur'ân âyetleriyle ispatlı olarak yaşadığı yedi safha İslâm ve işte günümüzde bu yedi safha İslâm'ın, Kur'ân âyetlerinin yerine geçen insanların uydurduğu yedi tane bidat. Aslında on dokuz tane bidat ama birebir karşılık bulması için bu şekilde de size ifade ettik.

​Öyleyse şu anda din, bidatlerle yaşanan bir noktaya gelmiş. Bidatlerle dinin yaşanması hiç kimseyi şirkten kurtaramaz, küfürden kurtaramaz, dalâletten kurtaramaz; hiçbir kurtuluşa ulaştıramaz. Bidatlerle dini yaşayanların gidebileceği bir yer var: Cehennem.

​

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 24 Ekim 2026Son güncelleme: 24 Ekim 20265 dk okuma0