Muhterem Hocam, şeytanın bize karşı kullandığı ve hizmeti zor gösteren faktörler nelerdir açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, şeytanın bize karşı kullandığı ve hizmeti zor gösteren faktörler nelerdir açıklar mısınız?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, şeytan insanlara yardımı engelleyendir. Nebiler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki: "Şeytanın vücuda giriş yollarını daraltınız ve şeytanın kapısını zikirle kilitleyiniz."
ÖRNEK DAĞILIM NEFSİN 19 AFETİ – RUHUN 19 HASLETİ (7) Kin ve Nefret – Sevgi (13) (13) Küfür – İmân (7) (10) Yalan – Doğruluk (10) (7) Zulüm – Adalet (14) (11) Haset – Edep (9) (10) Cehalet – İlim (10) (11) Cimrilik – Cömertlik (9) (14) Öfke ve Gayz – Sekînet (6) (16) İsyan – İtaat (4) (5) Sabırsızlık – Sabır (15) (9) Kibir ve Gurur – Tevazu (11) (5) Hırs ve Şehvet – Kanaat (15) (10) Nankörlük – Şükür (10) (11) Dedikodu – Ketumiyet (9) (4) Zan – Hakikat (16) (18) İptilâlar – Faziletler (2) (14) Vefasızlık – Vefa (6) (6) Mûrailik – İhlâs (14) (10) Fitne Fesat – Tevhîd (10)
Bu açıdan bakıldığı zaman ANKEBÛT sûresinin 45. âyet-i kerimesini incelersek;
29/ANKEBÛT-45 Utlu mâ ûhıye ileyke minel kitâbi ve ekımıs salât(salâte), innes salâte tenhâ anil fahşâi vel munker(munkeri), ve le zikrullâhi ekber(ekberu), vallâhu ya’lemu mâ tasneûn(tasneûne). Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikâme et (namazı kıl). Muhakkak ki salât (namaz), fuhuştan ve münkerden nehyeder (men eder). Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür. Ve Allah, yaptığınız şeyleri bilir.
Şimdi bir zikir sohbetinde sohbeti yapan kişi Allah'tan bahsediyor, dinleyenler var her iki tarafta derecât kazanıyor. Bu süre içerisinde şeytanın onlara o sohbet devam ettiği süre içerisinde başka bir yasağı işlettirmesi, derecât kaybettirmesi mümkün değil. Yetmez namaz kılındığı zaman da namaz süreci boyunca Allah’ın bir farz emrini yerine getiriyor. Burada da namaz, iblisin kötülüğünden ve fuhşiyattan men ediyor.
Ama en büyük şey ibadet Allah’ın zikridir. Çünkü namazlarda da boşluk dönemi (fetret dönemi) var, zikir sohbetlerinde de boşluk dönemi var. Ama aralarında bir boşluğun olmadığı yegâne ibadet zikirdir. Zikir, ibadetlerin sultanıdır. Ve Allahû Tealâ "Şeytanın kapısını zikirle kilitleyiniz."
İşte iblisin bize karşı kullandığı şeyler; zikir sohbetlerine "Ben burada da zaten dinliyorum, ne diye dergâha gideyim, ne diye onu şey yapayım?" Yetmez ona farklı biçimde göstermek suretiyle devamlı onu tembelliğe sürüklüyor. Ama en önemli faktör dünya hayatını güzel gösteriyor.
15/HİCR-39 Kâle rabbi bi mâ agveytenî le uzeyyinenne lehum fîl ardı ve le ugviyennehum ecmeîn(ecmeîne). (İblis şöyle) dedi: "Rabbim, beni azdırmandan dolayı, onlara mutlaka yeryüzünde (azgınlığı) süsleyeceğim ve mutlaka onların hepsini azdıracağım." 15/HİCR-40 İllâ ıbâdeke minhumul muhlasîn(muhlasîne). "Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna."
HİCR sûresinin 39–40 âyet-i kerimelerinde iblis diyor ki: "Beni azdırmana yemin ederim, dünya hayatını onlara süsleyeceğim ve mutlaka yeryüzünde azgınlığa süsleyeceğim ve mutlaka onların hepsini saptıracağım."
Yeryüzünde dünya hayatını süslüyor, herkesi saptırmak için. Ama Allahû Tealâ, "İhlâs sahibi kullarım müstesna." Kimdir İhlâs sahibi kul? Daimî zikre ulaşmış şeytanın artık afetler kalbinde olmadığı için pençelerini geçiremediği kimselerdir.
HİCR 36–37 âyet-i kerimelerine bakalım ne diyor Allahû Tealâ;
15/HİCR-36 Kâle rabbi fe enzırnî ilâ yevmi yub’asûn(yub’asûne). (İblis): "Rabbim, öyleyse bana beas gününe (diriltilecekleri güne) kadar zaman ver." dedi. 15/HİCR-37 Kâle fe inneke minel munzarîn(munzarîne). (Allahû Tealâ) şöyle buyurdu: "Öyleyse sen, gerçekten mühlet (süre) verilenlerdensin." 15/HİCR-38 İlâ yevmil vaktil ma’lûm(ma’lûmi). Malûm olan (bilinen) vaktin gününe kadar.
İblis, "beas gününe kadar bana zaman ver, mühlet ver." Allahû Tealâ "Sen müsade verilmişlerdensin." Yani kıyamet günü; umulan günün vaktin gününe kadar. Neden bu âyet-i kerimeye baktım çünkü HİCR 28–29 da Allahû Tealâ şöyle buyuruyor:
15/HİCR-28 Ve iz kâle rabbuke lil melâiketi innî hâlikun beşeren min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin). Rabbin meleklere şöyle demişti: "Ben mutlaka, "hamein mesnûn olan salsalin"den (standart insan şekli verilmiş ve organik dönüşüme uğramış salsalinden) bir beşer (insan) halkedeceğim." 15/HİCR-29 Fe izâ sevveytuhu ve nefahtu fîhi min rûhî fe kaû lehu sâcidîn(sâcidîne). Artık onu dizayn edip, içine ruhumdan üflediğim zaman, hemen ona secde ederek yere kapanın!
HİCR 30'a bakalım inşaallah;
15/HİCR-30 Fe secedel melâiketu kulluhum ecmaûn(ecmaûne). Böylece meleklerin hepsi birden, toplu olarak secde etti.
"Meleklerin hepsi secde ettiler"
15/HİCR-31 İllâ iblîs(iblîse), ebâ en yekûne meas sâcidîn(sâcidîne). İblis hariç. Secde edenlerle beraber olmaktan (direnerek) kaçındı.
Bakın nereden başlıyoruz aslında?
15/HİCR-26 Ve lekad halaknâl insâne min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin). Andolsun ki; Biz insanı, “hamein mesnûn olan salsalinden” (standart insan şekli verilmiş ve organik dönüşüme uğramış salsalinden) yarattık.
HİCR 26'da Allahû Tealâ insanı bir fizik bedenle hâlk ediyor. HİCR 27'de cinleri yaratıyor.
15/HİCR-27 Vel cânne halaknâhu min kablu min nâris semûm(semûmi). Ve cânn; onu, daha önce semûm’un ateşinden yarattık.
HİCR 28'de Salsalin denilen kuru topraktan insanı yaratıp da HİCR 29'da "Onu bir nefsle dizayn edip ruhumdan üfürdüğüm zaman hepiniz ona secde edin." HİCR 30'da meleklerin hepsi secde ediyorlar. Secde etmeyen iblis. İblis cin taifesinden secde etmiyor. Ve HİCR 32'de "Sana ne oldu secde edenlerle birlikte olmadın?"
15/HİCR-32 Kâle yâ iblîsu mâ leke ellâ tekûne meas sâcidîn(sâcidîne). Allahû Tealâ şöyle buyurdu: "Ey iblis! Sen niçin secde edenlerle beraber olmadın?"
15/HİCR-33 Kâle lem ekun li escude li beşerin halaktehu min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin). (İblis:) "Ben, hamein mesnun (standart bir şekil verilmiş, organik dönüşüme uğramış) olan salsalinden halkettiğin bir beşere secde etmem (eden olmam)." dedi.
HİCR 33 "İblis Allah beni salsalin denilen çamurdan, kuru topraktan yaratılan birisine secde etmek üzere yaratmadı."
15/HİCR-34 Kâle fahruc minhâ fe inneke recîm(recîmun). (Allahû Tealâ şöyle) buyurdu: "Hemen oradan çık! Muhakkak ki; sen bu sebeple kovuldun."
HİCR 34 Allahû Tealâ "Çık git buradan sen recîm olundun."
15/HİCR-35 Ve inne aleykel lâ’nete ilâ yevmid dîn(dîni). Ve muhakkak ki; lânet, dîn gününe (karşılıkların, ceza veya mükâfatın verildiği güne) kadar senin üzerinedir.
HİCR 35 "Din gününe kadar da lânetim senin üzerine olsun."
İşte lânet aldıktan sonra HİCR 36'da "Beas gününe kadar bana müsade ver. HİCR 37 "Sen müsade verilmişlerdensin." HİCR 38 "İlâ yevmil vaktil ma’lûm" HİCR 39' da "Dünya hayatını onlara süsleyeceğim, hepsini saptıracağım", HİCR 40 "İhlâs sahibi olan kulların müstesna."
Burada şeytanın bütün trikleri veriliyor. Allah razı olsun.