Muhterem Hocam, içinde bulunduğumuz hidayet çağının ve Hz. Mehdi döneminin önemi nedir, Kur'ân'ı rehber edinmek veya ondan uzaklaşmak toplumları nasıl etkiler?
Soru
Muhterem Hocam, içinde bulunduğumuz hidayet çağının ve Hz. Mehdi döneminin önemi nedir, Kur'ân'ı rehber edinmek veya ondan uzaklaşmak toplumları nasıl etkiler?
Cevap
Çağımız Hidayet çağı. Hidayet çağında hidayetin olduğu bir zaman diliminde Allahû Tealâ'nın ondört asır evvel geleceğini bizle müjdelediği, "Ümmetimin en hayırlısı" diye buyurduğu Mehdi (A.S)'ın çağı. Neden öyle diyoruz? İşte Kur'ân-ı Kerim'de Allahû Tealâ'nın, Allah Resûlü'nü geleceğini bizden müjdelediği, "Ümmetimin en hayırlısı" diye buyurduğu Mehdi (A.S)'ı, yedi grup âyet-i kerimede Allahû Tealâ bize açıklıyor.
MEHDİ RESUL AYETLERİ
ÂLİ İMRÂN – 81
“Ve Allah, nebilerden, ‘Size kitap ve hikmet verdim. Sonra size, beraberinizde olanı (Allah’ın size verdiği kitapları) tasdik eden bir Resul geldiği zaman, O’na mutlaka iman edeceksiniz ve O’na mutlaka yardım edeceksiniz’ diye misak aldığı zaman...”
TEVBE – 32
“Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlamaktan başka bir şey istemez.”
TEVBE – 33
“Resul’ünü müşrikler kerih görseler de, hidayetle ve hak din ile bütün dinler üzerine izhar etmesi için gönderen O’dur.”
FURKÂN – 27
“Keşke resulle beraber bir yol ittihaz etseydim.”
FURKÂN – 28
“Yazıklar olsun, keşke ben falanı dost edinmeseydim.”
FURKÂN – 29
“...Bana zikir geldikten sonra beni zikirden saptırdı ve şeytan, insana yardımsız bırakandır.”
FURKÂN – 30
“Muhakkak ki benim kavmim, bu Kur'ân'ı terk edilmiş bir şey edindiler.”
NEML – 82
“Ve onların üzerine (Allah’ın Kitap’ta söylediği) söz vuku bulunca, onlara arzdan dabbe çıkardık (çıkarırız). İnsanların (Kitap’taki) ayetlerimize yakin hasıl etmediklerini söyleyecek.”
DUHÂN – 10
“Artık gök, apaçık duman (fitne) getireceği günü gözet.”
DUHÂN – 11
“O (fitne ki) insanları sarmıştır. İşte bu, elim bir azaptır.”
DUHÂN – 12
“Rabbimiz, azabı bizden kaldır. Muhakkak ki biz, müminleriz.”
DUHÂN – 13
“Onlara açıklayan bir Resul gelmişti. İbret almadılar.”
DUHÂN – 14
“Ve (O’na) ‘öğretilmiş ve deli’ dediler. Ve sonra O’ndan yüz çevirdiler.”
SAFF – 8
“Onlar, ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlayacak olandır.”
SAFF – 9
“Resul’ünü hidayet ile ve dinlerin hepsinin üzerine, izhar etmek için, Hakk din ile gönderen O’dur.”
BEYYİNE – 2
“Allah’tan gönderilen Resul, (onlara) tertemiz (bâtıl ve şüpheden uzak) sahifeleri okur.”
BEYYİNE – 3
“O sayfalar içinde temel, değişmez hükümler yazılı olan kitaplardır.”
Bu âyetlerin başında da Furkan 27, 28, 29, 30 geliyor ve 30. âyet-i kerime çok manidar:
25/FURKÂN-30 Ve kâler resûlu yâ rabbi inne kavmîttehazû hâzâl kur’âne mehcûrâ(mehcûran).
Ve resûl: “Ey Rabbim! Muhakkak ki benim kavmim, bu Kur’ân’dan ayrıldı (Kur’ân’ı terketti).” dedi.
"Ya Rabbim, benim kavmim bu Kur'ân'dan ayrıldı. Bu Kur'ân'ı terk etti." Sevgili kardeşlerim, Allah Resûlü'nün bu konudaki açıklaması; Kur'ân-ı Kerim'e sarılan kavimleri Allah yüceltir. Kur'ân-ı Kerim'i terk eden kavimleri Allah alçaltır. Kur'ân-ı Kerim'i önüne koyan, rehberlikle kılavuz edinen kişiler Kur'ân'la yücelirler. Bunun en güzel örneği Osmanlı yaşamış. Yükselme dönemi boyunca Kur'ân-ı Kerim'i kendilerine düstur edinmişler, rehber kılavuz edinmişler ve Kur'ân'la yücelen bir toplum oluşturmuşlar. Üç kıtaya hükmetmişler ve dört yüz yıllık bir Osmanlı İmparatorluğu'nun nasıl bir güzel ahlaki yaşadığını, insanlara nasıl örnek olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Evet. Hadis-i şerifte "Kur'ân-ı Kerim'i arkasına alanları Allahû Tealâ alçaltıyor. Kur'ân-ı Kerim'i önüne alanları da Allahû Tealâ onunla yüceltiyor."
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak:Müslim, Müsâffirin, 269; İbn Mâce, Mukaddime, 16.
“Allah bu Kur’ân’la bazı kavimleri yükseltir (aziz kılar); bazılarını da alçaltır (zelil kılar)…
Allah, Kur’ân’a yapışan toplumları koruyup yüceltir. Kur’ân’dan kopan toplumları ise âleme rezil edip alçaltır.”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: el-Câmiussagîr, No: 6182; Teberânî.
“Kur’ân’ı önüne alanlar, onun rehberliğinde cennete yolcu olurlar. Kur’ân’ı arkasına alanlar ise onun aracılığıyla cehenneme sürüklenirler. Kıyamet gününde Kur’ân, kendisiyle amel edip onu yaşatan kulun kurtuluşu için müdahil ve mücadeleci olacaktır. Kendisiyle amel etmeyen ve onu koruma yolunda gayreti olmayanın da cezalandırılması için müdahale ve mücadele edecektir.”
Kıyamet gününde Kur'ân kendisiyle amel edip onu yaşatan kulunun kurtuluşu için davacı, mücadeleci olacak. Kendisiyle amel etmeyen onu koruma yolunda gayret olmayanın da cezalandırması için mutlaka mücadele edecektir. Çünkü cezalandırma kanunları da Kur'ân'da, mükafatlandırma kanunları da Kur'ân'da. Her ikisi de Kur'ân'da. Dolayısıyla cehennemlik de aynı şekilde o kanunlarla ceza görecektir. Cennetlik olan müjdeyin sahipleri de Kur'ân'daki âyetlerle o hedefe ulaşacaklardır.