Muhterem Hocam, “İki yıldır Müslüman değilim. Hayatımın en mutlu dönemindeyim.” diyen bir izleyicimize ne buyurursunuz?

Soru

Muhterem Hocam, “İki yıldır Müslüman değilim. Hayatımın en mutlu dönemindeyim.” diyen bir izleyicimize ne buyurursunuz?

Cevap

Sevgili kardeşim, bu söz Müslüman olmayan kişi için bir imkânsız. Neden? Şimdi, hemen bay ve bayan kim olursa olsun Allahû Tealâ'nın insanı nasıl, nelerden müteşekkil yarattığına baktığımız zaman, insan ister erkek ister hanım, bir fizik bedenin sahibidir. Bir nefsin sahibidir. Bir ruhun sahibidir. Serbest iradenin sahibi ve aklın sahibidir. Ve dünyada yaşamamız hasebiyle de şeytan 19 âfete tesir etmek suretiyle, devamlı insanı azdıran bir düşmanın sahibidir.

ORTAK AKIL

NEFS 19 ÂFETİ ile AKLA Ulaşır.

1. Kin ve Nefret

2. Küfür

3. Yalan

4. Zulüm

5. Haset

6. Cehalet

7. Cimrilik

8. Öfke ve Gayz

9. İsyan

10. Sabırsızlık

11. Kibir ve Gurur

12. Hırs ve Şehvet

13. Nankörlük

14. Dedikodu

15. Zan

16. İptilâlar (Kötü Alışkanlıklar)

17. Vefasızlık

18. Mürailik

19. Fitne Fesat

İNAT ve ŞEYTAN: Fuhşiyat ve münkeri 19 âfete etki ederek emreder

RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır.

1. Sevgi

2. Îmân

3. Doğruluk

4. Adalet

5. Edep

6. İlim

7. Cömertlik

8. Sekînet

9. İtaat

10. Sabır

11. Tevazu

12. Kanaat

13. Şükür

14. Ketumiyet

15. Hakikat

16. Faziletler

17. Vefa

18. İhlâs

19. Tevhid

“Ben Müslüman değilim.” diyor. Müslüman olmayan bir insanın hayatında ruh yoktur. Hayatı sadece fizik beden, nefs ve şeytanın direktifiyle yaşar ve mutsuzluk üçgeni içinde yaşar.

MUTSUZLUK ÜÇGENİ (ŞEYTANIN ÜLKESİ)

Kişi inatla nefsine tâbî olduğu zaman mutlaka, yaşadığı olaylarda (derecat kaybettirici herşey) şeytanın ülkesinde: Bir kenarı şeytan, bir kenarı nefsimiz, bir kenarı kaybettiğimiz dereceler; burası mutsuzluk üçgenidir. Şeytan, nefse ilham eder (Sihir (Büyü), Hüddam, Cin Çağırma, Reenkarnasyon, Transandantal Meditasyon, Fal Okları, Astroloji, Yoga) ve nefs 19 âfetiyle akla kumanda eder, şerr işler.

KALPTEN ULAŞMAYI DİLEMEYEN ÂYETLERİ YALANLAYANLAR

1. Allah’ın Âyetlerinden Gafildir. Yûnus 7 / Nahl 78

2. Şirktedir. Zumer 65

3. Küfürdedir. Sebe 20

4. Dalâlettedir. Ra’d 27

5. Fısktadır. Bakara 26

6. Cahildir. (Akletmeyendir) Bakara 13 / Bakara 142

7. Zalimdir. (Nefsine Zulmedendir) Mâide 51 / İbrâhîm 27

8. İsyandadır. Yûnus 11

9. Fitnededir. A’râf 27 / Enfâl 28

10. Sağır, Kör ve Dilsizdir, Ölüdür. Bakara 18-171 / Zuhrûf 40 / En’âm 39-122/ Enfâl 24

11. Şeytanın Kulu ve Dostudur. Bakara 257 / Zumer 17

12. Dinde Fırkalara Ayrılmıştır. En’âm 153

13. Kalpleri Kasitûndur. A’râf 146

14. Birbirine Düşmandır. Âli İmrân 103

15. Amelleri Boşa Giden (Hüsranda). Zumer 65

16. Gayy Yolundadır. Mu’minûn 103 / A’râf 178

17. Takva Sahibi Değildir. Rûm 32

18. Mümin Değildir. Sebe 20

19. Hidayette Değildir. Yûnus 45

Eğer îmân, İslâm yoksa o zaman ne görüyoruz? Bir kenarı şeytan, bir kenarı nefsimizin âfetleri, diğer kenarı da fizik bedeninin zanlarıdır. Devamlı olarak şeytanın kulluğuyla derecat kaybeder. Her derecatın bitiminden sonra ruh nefse azap eder. Halk arasında bu azabın adı vicdan azabıdır.

Dolayısıyla her an sıkıntı ve mutsuzluk içinde olan kişi, “Bir iki yıldır ben Müslüman değilim. Hayatımın en mutlu dönemini yaşıyorum.” diyor. Yalan yani, doğru değil. Doğru değil çünkü iç dünyasında nefsle ruhun kavgası var.

Ruh amir, nefs de memur. Bir dairede amir memura verdiği emirleri yerine getirmezse orada devamlı çatışma, kavga olur. Öyle olunca kendisini “Ben çok mutluyum.” demesi bir şey ifade etmez. İç dünyasında nefsle ruh arasında kavga var. Karar aşamasında sıkıntı bitiminden sonra da ruhun nefse yaptığı azap var. Böyle bir kişi “Ben mutluyum.” diyemez. Tam tersi mutsuzluğu yaşar.

İNSAN NEDEN MUTSUZ – MUTLULUK NASIL SAĞLANIR

BAŞLANGIÇ NOKTASINDA, NEFSİN KALBİ %100 KARANLIK:

1. İç dünyasında; nefs ve ruh arasında kavga var.

2. Dış dünyasında; başka insanlarla kavga halinde.

3. Allah ile olan ilişkilerinde; Allah’ın emirlerine isyan eden, yasakları işleyen bir yapı içerisinde, nefsini ilah edinmiş durumda.

NEFSİN KALBİ %51 NURLANINCA: İç dünyada %51 mutluluk, Dış dünyada diğer insanlarla uzlaşma, Allah ile olan ilişkilerde %51 itaatle (zikir) Ruhun Teslimi.

NEFSİN KALBİ %81 NURLANINCA: İç dünyada %81 mutluluk, Dış dünyada diğer insanlarla paylaşma, Allah ile olan ilişkilerde %81 itaatle (zikir) Fizik Vücut Teslimi.

NEFSİN KALBİ %100 NURLANINCA: İç dünyada %100 mutluluk, Dış dünyada diğer insanlarla yardımlaşma, Allah ile olan ilişkilerde %100 itaatle (zikir) Nefsin Teslimi.

Ama mutlu olmak istiyorsa, o zaman istisnasız kalben ulaşmayı dileyecek. İşte insanlar başlangıçta neden mutsuz? Nefsle ruh arasındaki kavga sebebiyle. Bakın, içimizde ruhumuz da var, nefsimiz de var. Nefs Allah'ın bütün emirlerine isyan, yasak olan fiilleri işleyen bir yapıda. Ruh da Allah'ın bütün emirlerine itaat, yasak olan fiilleri işlemeyen durumdadır. Ve ikisi de dini akla yaptırmak üzere devamlı kavga halinde.

O insan başka insanlarla birlikte de devamlı kavga halindedir. Çünkü nefsiyle hareket ettiği zaman başkasına zulmeder. Kendisine de zulmeder. Zulüm derecat kaybıdır. Bitiminden sonra ruh nefse azap ediyor.

Gelelim Allah'la ilişkilere. Allahû Tealâ'nın hiçbir emrini yerine getirmez. Yasak olan fiilleri işleyen bir yapıdadır. İç dünyasında kavga, başka insanlar arasındaki kavga, Allah'ın emirlerine isyan, yasak olan fiilleri işleyen durumdadır.

Ama kişi ruhunu Allah'a ulaştırmayı dilerse zaman bu dilemeden ötürü nefsle ruh arasındaki kavga %51 oranda ortadan kalkar. Çünkü şeytan nurlara tesir edemez. Şeytanın karanlıklara tesir ettiğini düşünürsek bu dizayn içerisinde kavga %51'e iner. %51'lik bir barış olayı söz konusu, başka insanlarla birlikte ve Allah'la ilişkilerde.

Fizik vücudun Allah'a tesliminde: şeytanın hegemonyasından %81 oranında kurtulmuşuz. %19 kalmış. Zaten ruhumuz %100 Allah'ın emrinden. Böyle olunca âfetler yine var ama onları yutan bir vaziyetteyiz. Paylaşım söz konusudur. %81 oranında Allah'ın emirlerine itaat var. %100 nurlanmada hem ruh hem nefs Allah'ın emrine %100 itaat eden, yasaklar işlemeyen bir durumda ve dışımızdaki bütün insanlarla biz barış, huzur ve mutluluk içindeyiz.

Ve nefsi Allah'a teslim ettiğimiz zaman Allahû Tealâ'nın bütün emirlerine itaat, yasak olan fiillerin işlenmemesi. Daha irade teslimi yok. İrade nefsin afetlerine karşı koyan güçtür. Ama eğer nefsin afetleri yok olmuş, artık gitmişse o zaman iradenin de bir fonksiyonu yok. Allah'a teslim olmuş oluyor. Allahû Tealâ'nın tüm insanlardan istediği bu, inşaallah.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 5 Ekim 2026Son güncelleme: 5 Ekim 20266 dk okuma0