Muhterem Hocam, ilim sahibi olan herkesin kurtuluşa ereceği söylenebilir mi?
Soru
Muhterem Hocam, ilim sahibi olan herkesin kurtuluşa ereceği söylenebilir mi?
Cevap
Arşimet, Edison, Einstein, Newton bunun gibi. Bunlar belki ilmin sahipleri, ama kurtuluşta değiller. Ama El-Câbir, Lokman Hekim; bunlar hep irfan ehli.
Zülmanî ilmin dışındaki ilimler, Rabbanî ilimdir. Ama Rabbanî ilimlerin de hepsinin cennete ulaştırması diye bir şey söz konusu değildir. Bir kısmı insanları cennet saadetine ve dünya saadetine ulaştırır. Bir kısmı sadece ilim sahibi yapar. Yani eğer kişi sadece ilim açısından meseleyi değerlendirmişse, Allah’ın yardımı ona ilim verecek noktaya kadar gelir. Ama onu cennete götürecek olan bir aşama taşımaz. Ama Rabbanî ilim öğrenip de aynı zamanda cennetin sahibi olan birçok evliya olmuştur.
Öyleyse kurtuluşta olabilmesi için mutlak surette o kişinin, Allah’a ulaşmayı dilemesi gerekir. Allah’a ulaşmayı dilemek ancak Allah’ın davetinin kabulüyle mümkündür.
Allahû Tealâ’nın bütün devrin imamları, velî resûller, velî mürşidler, vekil mürşidlerin hepsi insanları Allah’a davet ediyor. İnsanları Sıratı Mustakîm’e davet ediyor. İnsanları Kur’ân’a davet ediyor. Ama daveti kabul edenler ancak onlar kurtuluşta, hedefine ulaşabilir. Onun dışındakiler ilmin sahibidir ama Allah’a ulaşmayı dilemiyorsa, o kişi kurtuluşta değil.
Nitekim Rûm Suresinin 7. âyet-i kerimesinde Allah şöyle buyuruyor:
30/RÛM-7 Ya’lemûne zâhiren minel hayâtid dunyâ, ve hum anil âhıreti hum gâfilûn(gâfilûne). Onlar, dünya hayatının zahirini (görünen kısmını) bilirler. Ve onlar, ahiretten gâfil olanlardır.
“Onlar dünya hayatının zahirini (görünen kısmını) bilirler. Onlar ahiretten gâfil olanlardır.”
İşte dünya hayatının zahirini bilen, ahiretten gâfil olanların hiçbirisi kurtuluşa ulaşamaz. Kurtuluş mutlak surette ahiretin bilinmesi ve ahiret hayatının dilenmesiyle mümkündür. Ahiret hayatını dilemedikçe yani Allah’a ulaşmayı dilemedikçe, o kişinin kurtuluşta olması mümkün değil.