Muhterem Hocam, ilmin insanlara sunulması ile ilmin verilmesi aynı şey midir?
Soru
Muhterem Hocam, ilmin insanlara sunulması ile ilmin verilmesi aynı şey midir?
Cevap
Allahû Tealâ her devirde yarattığı bütün insanların iki cihan saadetine ulaşmasını istiyor. Allah’ın ilmi olmadan hiç kimsenin bu hedefe ulaşabilmesi mümkün değil. Öyle olunca da Allahû Tealâ mutlaka nebîlerine vermiş olduğu Kutsal Kitaplardaki ilmi insanlara sunabilmesi için her kavimde o kavmin ana lisanıyla âyetleri açıklayan velî resûller tayin ediyor ve velî resûllerin davetiyle ilim onlara sunuluyor. Ama sunulmasına karşılık ilim herkese sunuluyor fakat alanlar var, almayanlar var.
Muhterem Efendimiz’in her zaman tekrar ettiği bir şey var:
“Mal alıcıya satılır.”
“herşeyin bedeli peşin ödenir.”
“Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.”
Öyleyse ilim herkese sunuluyor ama alıcılar farklı, alanlar farklı.
Mutlaka Allah’ın ilmine sahip olursak ancak kurtuluşa ulaşabiliriz. Aslında herkese ilim veriliyor ama bu ilmi insanlardan kim anlayabiliyorsa kendilerine ilim verilenler aslında onlardır. Yani Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir. Gerçekten onda belli birtakım sonuçlar çıkartabilenler işitebilenler, davete icabet edenler, onlar ilim verilenlerdendir.
Bütün insanlar hayata cehaletle başlarlar. Gerçekten de sahip olduğumuz 19 negatif özellikten de bir tanesi cehalettir.
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLERİN 19 NEGATİF ÖZELLİĞİ
1. Allah’ın ayetlerinden gafildir. Yûnus-7 / Nahl-78
2. Şirktedir. Zumer-65
3. Küfürdedir. Sebe-20
4. Dalâlettedir. Ra'd-27
5. Sağır, kör ve dilsizdir, ölüdür. Bakara 18-171 / Zuhruf 40 / En’âm 39 -122 / 8-24
6. Fısktadır. Bakara-26
7. Şeytanın kulu ve dostudur. Bakara-257 / Zumer-17
8. Dinde fırkalara ayrılmıştır. En'âm-43
9. Zalimdir (nefsine zulmedendir). Maide-51 / İbrahim-27
10. Cahildir (akletmeyendir). Bakara-13 / Bakara-142
11. İsyandadır. Yûnus-11
12. Sebîlel gayy’dadır. A'râf-146
13. Fitnededir. A'râf-27 / Enfâl-28
14. Birbirine düşmandır. Âli İmrân-103
15. Amelleri boşa giden (hüsranda). Zumer-65
16. Takva sahibi değildir. Rûm-32
17. Mümin değildir. Sebe-20
18. Hidayette değildir. Yûnus-45
19. Gideceği yer cehennem. Muminûn-103 / A'râf-178
Ne demek istiyoruz?
Cehalet, birinci sırada Allah’ın âyetlerinden gâfil olmaktır. Yani âyetlerden gâfil olanlar aslında cahillerdir. Allah’ın âyetlerini bilmeyenlerdir.
Gerçekten de Nahl Suresi'nin 78. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ buyuruyor:
16/NAHL-78 Vallâhu ahracekum min butûni ummehâtikum lâ ta’lemûne şey’en ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel ef’idete leallekum teşkurûn(teşkurûne).
Ve Allah, sizi bir şey bilmiyor halde annelerinizin karnından çıkardı. Ve sizi, işitme hassası, görme hassası ve idrak etme hassası (sahibi) kıldı. Umulur ki; böylece şükredersiniz.
“Hepiniz annenizin karnında hiçbir şey bilmiyor halde dünyaya getirildiniz. Allah sizi bir şey bilmiyor halde annelerinizin karnından çıkardı.”
Nefsin 19 tane afetinden bir tanesi de cehalettir. Ama Allahû Tealâ Zat'ından bize ruh üfürüyor ve ruhumuzun 19 hasletinden bir tanesi de ilimdir.
ORTAK AKIL
NEFS 19 AFETİ ile AKLA Ulaşır
1. Kin ve Nefret
2. Küfür
3. Yalan
4. Zulüm
5. Haset
6. Cehalet
7. Cimrilik
8. Öfke ve Gayz
9. İsyan
10. Sabırsızlık
11. Kibir ve Gurur
12. Hırs ve Şehvet
13. Nankörlük
14. Dedikodu
15. Zan
16. İptilalar (Kötü Alışkanlıklar)
17. Vefasızlık
18. Mürailik
19. Fitne Fesat
RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır
1. Sevgi
2. Îmân
3. Doğruluk
4. Adalet
5. Edep
6. İlim
7. Cömertlik
8. Sekinnet
9. İtaat
10. Sabır
11. Tevazu
12. Kanaat
13. Şükür
14. Ketumiyet
15. Hakikat
16. Faziletler
17. Vefa
18. İhlâs
19. Tevhid
Sevgi, îmân, doğruluk, adalet, edep, ilim, cömertlik, sekinnet, itaat, sabır, vefa vesaire 19 tane haslet söz konusu ve bunlardan bir tanesi de ilim. İşte cehalet içerisinde hayata başlayan insanlara Allahû Tealâ Katı'ndan en üst noktada şeriat kitabı verdiği nebîler, onların olmadığı dönemlerde de velî resûller tayin ediyor. Bu cehalet tabii Allah’ın ilmi konusundaki cehalettir.
Cehaletin perdesini yırtmış olanlar, onlar Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir. Bu noktada kişi artık idrak etmeye başlar ve idrakleri İrşad makamının söylediklerinin Hakk’tan inen sözler olduğundan kişi emindir. Hangi âyet-i kerime bize bunu söylüyor? Hacc suresinin 54. âyet-i kerimesi. Aslında Hacc 52’den başlarsak söylemiş olduğumuz açıklamaları da içeriyor. Hacc 52, 53 ve 54 birlikte, ne diyor Hacc 52’de Allahû Tealâ:
22/HACC-52 Ve mâ erselnâ min kablike min resûlin ve lâ nebiyyin illâ izâ temennâ elkaş şeytânu fî umniyyetihî, fe yensehullâhu mâ yulkış şeytânu summe yuhkimullâhu âyâtihî, vallâhu alîmun hakîm(hakîmun).
Senden önce gönderdiğimiz (hiç)bir resûl ve nebî yoktur ki; (bir şey) temenni ettiği (dilediği) zaman şeytan, onun temenni ettiği şeye, (yalan) ilka etmemiş (ulaştırmamış) olsun. Fakat Allah, şeytanın ilka ettiği şeyi nesheder (kaldırır, yok eder). Sonra Allah, âyetlerini muhkem kılar (sağlamlaştırır). Ve Allah, Alîm’dir, Hakîm’dir (ilim ve hikmet sahibidir).
22/HACC-53 Li yec’ale mâ yulkış şeytânu fitneten lillezîne fî kulûbihim maradun vel kâsiyeti kulûbuhum, ve innez zâlimîne le fî şikâkın baîd(baîdin).
Kalplerinde maraz (hastalık) olan ve kalpleri kasiyet bağlamış (kararmış ve sertleşmiş) olanlara, şeytanın ilka ettiği (ulaştırdığı) şeyi fitne (imtihan) kılmak içindir. Ve muhakkak ki zalimler, elbette uzak bir ayrılık içindedirler (Sıratı Mustakîm’den uzaklaşmışlardır, ayrılmışlardır).
22/HACC-54 Ve li ya’lemellezîne ûtûl ilme ennehul hakku min rabbike fe yu’minû bihî fe tuhbite lehu kulûbuhum, ve innallâhe le hâdillezîne âmenû ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).
Ve kendilerine ilim verilenlerin, onun (irşad makamının, Velî Resûl'ün, Nebî Resûl'ün) söylediklerinin Rabbinden bir hak olduğunu bilmeleri, O'na îmân etmeleri, onların kalplerinin O'nu (Allah'ı) idrak etmesi (kalplerinden ekinnetin alınıp yerine ihbat sistemi konarak kalplerin mutmain olması) içindir. Muhakkak ki Allah, âmenû olanları (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) mutlaka Sıratı Mustakîm'e hidayet edendir.
“Senden önce de hiçbir resûl ve nebî olmadı ki o bir temennide bulunduğu zaman şeytan hemen karşı telkinde bulunmasın.”
Ama Allahû Tealâ resûl ve nebî üzerindeki şeytanın ilkalarını siliyor. Nebî ve resûle de niçin Allah’ın kontrolü söz konusu? Nebî ve resûller doğmadan evvel seçilenlerdir ve Allahû Tealâ’nın emrettiği standartlar içerisinde 28 basamaklık yükselme ve yücelme merdivenini Allah’ın kontrolünde yaşarlar.
7 SAFHA 28 BASAMAK İSLÂM MERDİVENİ
Birinci 7’li Basamak: 3. basamaktan 7. basamağa kadar
3. basamak: ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK
İkinci 7’li Basamak: 8. basamaktan 14. basamağa kadar
14.basamak: MÜRŞİDE TÂBÎ OLMAK
Üçüncü 7’li Basamak: 15. basamaktan 21. basamağa kadar
Dördüncü 7’li Basamak: 22. basamaktan 28. basamağa kadar
22. RUHUN ALLAH’A TESLİMİ
25. FİZİK VÜCUDUN ALLAH’A TESLİMİ
27. NEFSİN ALLAH’A TESLİMİ
28. SALÂH MAKAMI – İRADENİN TESLİMİ
28.1 SALİHLER - GÜNAHLARI 2. DEFA ÖRTÜLENLER
28.2 ŞEHİTLER - SALAH NURU VERİLENLER
28.3 SIDDÎKLAR - GÜNAHLARI 2. DEFA SEVABA ÇEVRİLENLER
28.4 MÜRŞİDLER - İRADESİNİ ALLAH’A TESLİM EDENLER
28.5 ŞAHİTLER - İRŞADA MEMUR VE MEZUN KILINANLAR
28.6 KAVİM RESÛLLERİ - İRADENİN RE’Fİ
28.7 DEVRİN İMAMLARI - NEBİLLER VE VELİ RESÛLLER - TASARRUF RIZASI
İşte Allah’ın kontrolünde yaşayan bu velî resûller insanlara âyetleri açıklarlar ama şeytan onlarla da uğraşıyor. Fakat Allah’ın kontrolünde bu gerçekleştiği için Allah şeytanın ilkalarını siliyor, âyetlerini muhkem kılıyor.
Şeytanın ilkaları kimler üzerinde tesir vücuda getiriyor? Kalbi hasta olanlarla kalbi kasiyet bağlayanlar üzerinde. Kalbi hasta olan ve kalbi kasiyet bağlayanlara şeytanın ilkaları tesir ediyor. Bunlar bir ve ikinci basamakta olanlardır. Ama üçüncü basamakta Allah’a ulaşmayı dileyenler, onlar da kendilerine ilim verilen insanlardır.
İlim, İrşad makamı tarafından kendilerine verilir. Allah kendilerine ilim verilen bu insanları sırat-ı müstakîme ulaştıracaktır. Yani ilim verilenler, mutlak surette onlar sırat-ı müstakîme ulaşacak olanlardır.