Muhterem Hocam, imân ehli olmak ne demektir?

Soru

Muhterem Hocam, imân ehli olmak ne demektir?

Cevap

Bir imân ehli olmak, bir de inanç sahibi olmak vardır. Bir insanın inanç şartlarının ötesinde mümin olabilmesi mutlaka olması olmaz şart: Kişinin kalpten Allah'a ulaşmayı dilemesi gerekiyor. Mumin Suresinin 40. âyet-i kerimesinde:

40/MUMİN-40 Men amile seyyieten fe lâ yuczâ illâ mislehâ, ve men amile sâlihan min zekerin ev unsâ ve huve mu'minun fe ulâike yedhulûnel cennete yurzekûne fîhâ bi gayri hisâb(hisâbin).

Kim seyyiat (şerr, derecat düşürücü ameller) işlerse mislinden daha fazla cezalandırılmaz. Kadınlardan veya erkeklerden kim amilüssalihat (nefsi ıslâh edici ameller, nefs tezkiyesi) yaparsa işte onlar, (îmânı artan) mü’minlerdir. Onlar, cennete konulacak ve hesapsız rızıklandırılacaktır.

"Kim seyyiat işlese mislininden daha fazla cezalandırılmaz. Ama kim salih amel işler, kalbine imân yazılmışsa onu Allahû Tealâ cennetine alıyor ve hesapsız rızıklandırıyor." İmân lügat manası itibariyle inanç demektir. Yedi tane imân şartına inanan kişi primitif bir imânın sahibidir. Ama Allah onlara imân sahibi demiyor. Mümin kelimesini onlar için kullanmıyor. İmâna sahip olmak inanç ötesinde bir olay.

Hucurât 14'te:

49/HUCURÂT-14  Kâletil a’râbu âmennâ, kul lem tu’minû ve lâkin kûlû eslemnâ ve lemmâ yedhulil îmânu fî kulûbikum, ve in tutîullâhe ve resûlehu lâ yelitkum min a’mâlikum şey’â(şey’en), innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Araplar: “Biz âmenû olduk.” dediler. (Onlara) de ki: “Siz âmenû olmadınız (Allah’a ulaşmayı dilemediniz). Fakat: "Teslim olduk." deyin. Kalplerinize (içine) îmân girmedi. Ve eğer Allah’a ve O’nun Resûl'üne itaat ederseniz (Allah’a ulaşmayı dilerseniz), amellerinizden bir şey eksiltmez. Muhakkak ki Allah, Gafur’dur, Rahîm’dir.”

"Araplar biz mümin olduk diyorlar. Allahû Tealâ buyuruyor: "Hayır siz mümin olmadınız. İslâm dairesine girdik deyin. Kalbinize imân girmedi. "Yani bir: dilden imân bir de dili kalbe indirmek vardır. Dilden imân ettiği gibi kalpten de imân eden kişi kurtuluşta olan kişidir. Yani dilin söylediğini kalbin tasdik etmesi gerekir. Hz. Ali (R.A) de şöyle buyuruyor: "Îmân: dilden ıkrar kalben tasdik uzuvlarla amel etmektir. "Yani dilin söylediğini kalbe indirmek, kalbin de muhtevası içerisinde uzuvlarla hayata geçirip yerine getirmektir. Kimin kalbine Allah imân yazılmışsa o kişi îmânın sahibi olur. Kişinin imân sahibi olmasının başlangıç noktası Allah’a ulaşmayı dilediği noktadır. İrşad makamına tâbi olduğu nokta imânın muhtevasını tamamlanır. Yani kalbinde imân artan mümin olur. Hadîs-i şerifte: "İman kalben bilip tasdik etmek, dille söyleyip ikrar etmek ve bedenin uzuvlarıyla amel etmektir."

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 14 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma0