Muhterem Hocamız, îmân nedir? Allah’ın tekliğine inanmak kişiyi îmân sahibi yapar mı, açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocamız, îmân nedir? Allah’ın tekliğine inanmak kişiyi îmân sahibi yapar mı, açıklar mısınız?
Cevap
Hayır, yapmaz. Kardeşimizin suali bize Cebrail (A.S)’ın Resûlullah (S.A.V)'a sorduğu dört sualden birincisini hatırlatıyor.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Buhârî, Îmân, 37.
Ebû Hüreyre (r.a) şöyle anlatmaktadır:
“Bir gün Nebîler Sultanı Peygamberimiz (S.A.V) insanların yanına çıkmış, aralarında oturuyordu. Bir kişi geldi:
“–Îmân nedir?” diye sordu.
Nebîler Sultanı Peygamberimiz (S.A.V):
“–Îmân, Allah’a, meleklerine, Allah’a mülâki olmaya, Resûllerine ve öldükten sonra tekrar dirilmeye îmân etmendir.” buyurdular.
“–Ya İslâm nedir?”
“–İslâm, Allah’a kulluk edip O’na hiçbir şeyi ortak koşmaman, namazı ikame ve farz kılınmış zekâtı edâ etmen ve oruç tutmandır.”
“–Ya ihsân nedir?”
“–Allah’a sanki O’nu görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Eğer sen Allah’ı görmüyorsan şüphesiz O seni görür.”
“–Kıyâmet ne zaman?”
“–Bu meselede sorulan, sorandan daha âlim değildir. Ancak sana onun alâmetlerini haber vereyim: Ne zaman câriye, sâhibini yani efendisini doğurur, kim oldukları belirsiz siyah deve çobanları yüksek binâlar kurmakta birbirleriyle yarışa çıkarlarsa Kıyâmet iyice yaklaşmış demektir. Kıyâmetin tam olarak vakti, Allah’tan başka kimsenin bilemediği beş husustan biridir.”
Bu cevaplardan sonra gelen kişi arkasına dönüp gitti. Nebîler Sultanı Peygamberimiz (S.A.V):
“—Onu geri çağırın!” buyurdular. Ancak ashâb-ı kirâm bütün aramalarına rağmen kimseyi göremediler.
Bunun üzerine Nebîler Sultanı Peygamberimiz (S.A.V):
“—O Cibrîl (A.S) idi. İnsanlara dinlerini öğretmek için geldi.” buyurdular.
Cebrail (A.S), beyaz elbiseler içerisinde Resûlullah (S.A.V)'in sohbetine katılarak dört tane sual soruyor: “Îmân nedir ya Allah’ın Resûlü?” Allah Resûlü (S.A.V) Efendimiz: Şimdi bu sıralamaya baktığınız zaman Allah’ın tekliğine inanmak yetmiyor. Meleklere inanmak da yetmiyor. Mutlaka ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasına inanmak gerekiyor.
Ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasına îmân eden kişi takva sahibidir. Hangi âyet gereğince? Bakara 223:
2/BAKARA - 223 Nisâukum harsun lekum, fe’tû harsekum ennâ şi’tum ve kaddimû li enfusikum vettekûllâhe va’lemû ennekum mulâkûh(mulâkûhu), ve beşşiril mu’minîn(mu’minîne).
Kadınlarınız sizin için tarladır. O halde tarlanıza nasıl dilerseniz öyle yaklaşın. Ve kendiniz için (derecelerinizi arttıracak ameller) takdim edin. Ve Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na mülâki olacağınızı (kavuşacağınızı) bilin. Ve mü’minleri müjdele.
“Allah’a karşı takva sahibi olun. Bilin ki mutlaka Allah’a mülâki olacaksınız.” Öyleyse bu kişi Allah’a mülâki olacağına inanıyor ve takva sahibi.
Ama devam ediyor, yetmiyor: “Likâihi ve resûlihi.” Öyleyse Likâallah’tan sonra bir de resûle, mürşide inanmak. O zaman kişi îmân sahibi olabilmesi için Allah’ın tekliğine inanıyor, meleklerine de inanıyor. Ama ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasına da inanıyor, farz olduğuna inanıyorsa o zaman mutlak surette o kişinin resûlüne ulaşması lazım. Çünkü resûl olmadan o ruh bizden ayrılarak Sıratı Mustakîm üzerinden Allah’a ulaşması mümkün değil.
MÜMİN OLMANIN 7 İNANÇ ŞARTI
1. Allah’a inanmak. BAKARA - 285
2. Meleklerine inanmak. BAKARA - 285
3. Allah’ın Kitaplarına inanmak. BAKARA - 285
4. Resûllerine inanmak. BAKARA - 285
5. Ruhun ölmeden evvel Allah’a ulaştırılmasına inanmak. RA’D - 21
6. Hayrın Allah’tan, şerrrin insanın nefsinden olduğuna inanmak. NİSÂ - 79
7. Ba’su ba’del mevt’e, ölümden sonra tekrar canlandırılacağınıza inanmak. BAKARA - 28, 56
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEYEN KİŞİNİN 7 KALP ŞARTI
1. Kalpteki ekinnet alınır. EN’ÂM - 46
2. İhbat konur. HACC - 54
3. Kalp Allah’a döndürülür. KAF - 33
4. Kalbe giden nur yolu açılır. EN’ÂM - 125
5. Kalbin mührü açılır. ZUMER - 22
6. Kalpteki küfür kelimesi alınır. EN’ÂM - 46
7. Kalbe îmân yazılır. MUCÂDELE - 22
7 NİMET
1. Devrin İmamının Ruhu Gelir. MU’MİN - 15
2. Kalbe Îmân Yazılır. MUCÂDELE - 22
3. Günahlar Sevaba Çevrilir. FURKÂN - 70
4. Ruh Vücudu Terk Eder. NEBE - 39
5. Fizik Vücut Allah’a Kul Olmaya Başlar. RA’D - 36
6. Salih Amel (Zikir) Başlar. ZUMER - 23
7. İradenin Güçlenmesi. BAKARA - 257
Öldükten sonra da tekrar dirilmeye îmân etmektir. Ruh Allah’ın Zât’ına ulaşıyor. Kişi öldükten sonra dirilmeye de îmân ediyor. Belki bu noktada ruhun iki şekilde Allah’a ulaşması söz konusu. Biri ruhun Allah’ın Zât’ında ifna olup yok olduktan sonra dirilme, diğeri de bütün insanlar için “bâsu badel mevtte” dirilme. Her ikisini de muhtevasına alabilir.
Ama farz olduğuna inanması lâzım. Allah’a inanmak yetmez. Ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasına inanmak yetmez. Farz olduğuna inanmak da yetmez. Kişinin mutlaka bunu gerçekleştirmesi, yani mürşidi de devreye alması gerekir. Mürşidsiz o ruh vücuttan ayrılıp Sıratı Mustakîm’e ulaşmaz.
Dolayısıyla îmân, insan ruhunun dünya hayatında Allah’a ulaşmasıdır. Şimdi bu işte İslâm’ın 5 şartının içerisinde yok. Savm’ul salât, Hacc’ul zekât ve kelime-i şahadet; bu yok.
Nitekim Resûlullah (S.A.V) Efendimiz’e soruyorlar: “En efdal amel nedir?” “Allah ve Resûlü’ne îmân etmektir.” diyor. “Ya Resûlullah, biz sana amelden sorduk, îmândan değil.” diyorlar. Allah Resûlü diyor ki: “Îmânsız amelin kimseye faydası yok.”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Kütüb-i Sitte, Kitâbul Îmân, Allah yolunda savaş, Ravi: Ebu Hureyre, Hadîs No: 25
Resûlullah (S.A.V)’e: “Amelin hangisi efdaldir?” diye sordular. “Allah’a ve Resûl’üne îmân.” buyurdu. “Ondan sonra hangisi?” dediler. “Allah yolunda cihad.” buyurdu.
İşte bugün aynı şeyi biz söylüyoruz. Resûlullah’a hangisi efdal diye sordu. “Allah ve Resûlü’ne îmân.” buyurdu. Ondan sonra hangisi dedi? “Allah yolunda cihad.” İşte evvela îmân, ondan sonra cihad. Îmân yoksa o cihadın bir hükmü yok. Allah razı olsun.