Muhterem Hocam, İncil’in emri "Sev", Tevrat’ın emri "Yaşat", Kur’ân’ın emri de "Oku". Hristiyan sevmedi, Yahudi yaşatmadı, Müslüman da okumadı. Bu durumda insanlar Allah’ın emrini
Soru
Muhterem Hocam, İncil’in emri "Sev", Tevrat’ın emri "Yaşat", Kur’ân’ın emri de "Oku". Hristiyan sevmedi, Yahudi yaşatmadı, Müslüman da okumadı. Bu durumda insanlar Allah’ın emrini yerine getirmediler. Bunun sebebi Allah’tan uzaklaşmaları mı, açıklayabilir misiniz?
Cevap
Tabiî, Allah'ın emrini yerine getirmeyenler çoğunlukta. Yani Hristiyanlıkta sevme emrine rağmen %90’ı sevmedi, dinde fırkalara ayrıldı, her fırka yanındakiyle ferahlandı. Tevrat’ta "yaşat", onlar da aynı şekilde dinde fırkalara ayrıldılar. Kur'ân-ı Kerim’de de durum aynı.
"Oku" emriyle 23 sene boyunca Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V), Allah’ın kalbine indirdiği Kur'ân-ı Kerim’i kalbinden okudu. Öyleyse bize de hidayetle okumak emrediliyor, kalpten. Ama kalpten okuyabilmek için mutlak surette Allah’a ulaşmayı dileyip kalbimize îmânın yazılması gerekiyor; mürşitle okumayı emrediyor Allahû Tealâ. Ne yazık ki şeytan devreye girerek insanlara negatif tesir etmek suretiyle, onları asli emirden uzaklaştırmış oluyor.
"Allah’tan uzaklaşmaları mı sebep?" Tâbiî, yani Allah’a ulaşmayı dilememeleri ve mürşide tâbî olmamaları. Allah razı olsun.