Muhterem Hocam, insanlar hata yaptığında onları uyarmalı mıyız? Sessiz kaldığımızda bu tarz insanlar toplumu huzursuz edebiliyor. Bu hususta nelere dikkat etmeliyiz?

Soru

Muhterem Hocam, insanlar hata yaptığında onları uyarmalı mıyız? Sessiz kaldığımızda bu tarz insanlar toplumu huzursuz edebiliyor. Bu hususta nelere dikkat etmeliyiz?

Cevap

Tabiî ki hata yaptıklarında uyarmalısın ama nefsine uyarak değil. Dervişlik ateşten bir gömlektir. Giyemezsin demedim mi? Bilene düğün dernek. Öyleyse hata yapan kişiyi, uyarmak durumunda olan kişi Allah'ın vazifeli kıldığı bir kişi olması ayrıdır. Kişinin nefsine uyarak "Sen ne biçim adamsın? Bu hata da yapılır mı? Bir de tasavvuftanım diyorsun." Bu şekilde söylenmesi ayrıdır. Söyleyiş biçimi çok farklı. Yani, dolayısıyla ne dediğiniz değil, nasıl söylediğiniz çok önemli. Eğer kalp kırmadan uyarınızı yapabiliyorsanız tabiî.

Ama böyle bir durum söz konusuysa o zaman uyarıyı değil, siz ihtilâflı olan konuyu mutlaka Allah ve Resûlü'ne götürmelisiniz. Nisâ 59 ve Enfâl 46'da: "Nizaya düşmeyin. Allah ve Resûlü'ne itaat edin. Nizaya düşmeyin. Yardımınız gider." "Sabredin, Allah sabredenlerle beraberdir."

4/NİSÂ-59: Yâ eyyuhellezîne âmenû atîûllâhe ve atîûr resûle ve ulil emri minkum fe in tenâza’tum fî şey’in fe ruddûhu ilallâhi ver resûli in kuntum tu’minûne billâhi vel yevmil âhir(âhiri), zâlike hayrun ve ahsenu te’vîlâ(te’vîlen). Ey âmenû olanlar (îmân edenler)! Allah'a ve Resûl'e ve sizden olan idarecilere (emir verme yetkisinin sahiplerine) itaat edin. Bundan sonra eğer bir hususta ihtilâfa düşerseniz, o taktirde Allah'a ve ahiret gününe îmân ediyorsanız, onu Allah'a ve Resûl'üne götürün. Bu daha hayırlıdır ve tevîl (yorum) bakımından en güzelidir.

8/ENFÂL-46: Ve etîullâhe ve resûlehu ve lâ tenâzeû fe tefşelû ve tezhebe rîhukum vasbirû, innallâhe meas sâbirîn(sâbirîne). Allah'a ve O'nun Resûl'üne itaat edin, niza etmeyin (anlaşmazlığa düşmeyin), yoksa zayıf düşersiniz ve kuvvetiniz (elinizden) gider. Sabredin. Muhakkak ki Allah, sabredenlerle beraberdir.

"Allah’a ve Resûlü’ne itaat edin. Eğer konularda nizaya düşerseniz onu Allah ve Resûlü’ne arz ediniz." Allah’a arz etmenin yolu: istihâre namazı ve hacet namazı. Resûl’e arz etmenin yolu, ki Resûl’e arz etmek asıldır, o zaman Resûl ne yapmanız gerektiğini size söyleyecektir ve o zaman da problemin çözümü en kolay şekilde size ulaşacaktır.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 10 Ekim 20262 dk okuma1