Muhterem Hocam, insanlar kendi başlarına da doğru yolu bulabilirler mi?
Soru
Muhterem Hocam, insanlar kendi başlarına da doğru yolu bulabilirler mi?
Cevap
Kanun şu; uğruna Allah'ın kâinatı yarattı Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) bile “Benim mürşidim Cebrâil (A.S) olmasaydı ben de Rabbime arif olamazdım.” buyuruyor. Öyleyse her hâlükârda Allah’ın Dinini biz, O'nun seçtiği kişiden öğrenmek durumundayız.
HADÎS-İ ŞERİF “Levlel mürebbi lema araftü rabbi.” “Benim mürebbim (mürşidim) olmasaydı ben de Rabbime arif olamazdım.”
Âli İmrân Suresinin 112. âyet-i kerimesinde: "İnsanların üzerine zillet damgası vuruldu, Allah’tan bir ip ve insanlardan bir ip..." buyuruyor. Allah’tan bir ip; Sıratı Mustakîm, Kur’ân-ı Kerim, insanlardan bir ip de Allahû Tealâ’nın mürşidi. Allahû Tealâ: "Mürşidi olmayan dalâlettedir." buyuruyor âyet-i kerimede.
3/ÂLİ İMRÂN-112 Duribet aleyhimuz zilletu eyne mâ sukıfû illâ bi hablin minallâhi ve hablin minen nâsi ve bâû bi gadabin minallâhi ve duribet aleyhimul meskeneh(meskenetu), zâlike bi ennehum kânû yekfurûne bi âyâtillâhi ve yaktulûnel enbiyâe bi gayri hakk(hakkın), zâlike bimâ asav ve kânû ya’tedûn(ya’tedûne). Onların üzerlerine, nerede olurlarsa olsunlar zillet (alçaklık) damgası vuruldu. Ancak Allah'ın ipine (Sıratı Mustakîm'e) ve insanlardan bir ipe (Allah'a ulaştıracak olan mürşide) tutunanlar (ulaşanlar) hariç. (Onlar) Allah'tan bir gazaba uğradılar ve üzerlerine miskinlik damgası vuruldu. Bu, onların Allah'ın âyetlerini inkâr etmiş olmaları ve peygamberleri haksız yere öldürmüş olmaları sebebiyledir. İşte bu, onların (Allah'a) isyan etmelerinden ve haddi aşmış olmalarındandır.
Allah herkesi kendisine davet ediyor. Allah’ın davetçisi ise mürşidtir. Bir kişi kurtulmak istiyorsa, eğer cennete ulaşmak istiyorsa mutlaka Allah’ın kendisi için tayin ettiği mürşidi şu dünya hayatını yaşarken bulmak mecburiyetindedir. Onun neticesinde Allah’a ulaşacaktır. Bakınız Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) sahâbeye ne diyor?
“Sizden ücret istemiyorum, benim ücretim Allah’a aittir. Ama ben sizden (hepinizden) Allah’a giden bir yol tutmanızı istiyorum.”
İşte bu, Allah’tan kopması mümkün olmayan kulp, o yolu ve o yol üzerindeki açıklayıcı olan Resûlullah’ın kendisi. Bütün sahâbe bu davetle Allah’a giden yolu tutmuşlar, Allah’a ulaşmışlar. Allah’ın bütün insanların istediği şey bu gönül beraberliğidir. Allah, sizler ve biz; bu bir üçlüdür. Mürşid, mürid ve Allah; bu üçlü mukaddes ittifak mutlaka hedefe ulaştırıyor. Allah, mürşid ve mürid...