Muhterem Hocam, insanlar nerede, hangi şart içinde olurlarsa olsunlar onları Allah'a dâvet edecek olanlar var mıdır?
Soru
Muhterem Hocam, insanlar nerede, hangi şart içinde olurlarsa olsunlar onları Allah'a dâvet edecek olanlar var mıdır?
Cevap
Evet, Allahû Tealâ tam 7 tane âyet-i kerimede...
KULLARIN ALLAH ÜZERİNDE HAKKI ALLAH’IN ONLARA RESÛL GÖNDERMESİDİR
1. NİSÂ – 165 (Onlar) müjdeleyici ve uyarıcı resullerdir ki, insanların, resûllerden sonra Allah'a karşı (bizi uyaran ve müjdeleyen bir resûl gelmedi diye) hüccetleri (delilleri) olmasın. Ve Allah, Azîz'dir, Hakîm'dir.
2. İBRÂHİM – 4 Hiçbir resûlümüz yoktur ki; Biz, onu kendi kavminin lisanıyla göndermiş olmayalım. Onlara (kendi lisanlarıyla) beyan etsin diye. Öyleyse Allah, dilediğini (Allah'a ulaşmayı dilemeyenleri) dalâlette bırakır. Dilediğini (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) hidayete erdirir. Ve O, Azîz'dir, Hikmet Sahibi’dir.
3. NAHL – 36 …Biz, bütün ümmetlerin içinde resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık). (Allah'a ulaşmayı dileyerek) Allah'a kul olsunlar ve taguttan içtinap etsinler diye. Onlardan bir kısmını (Resûlün daveti üzerine Allah'a ulaşmayı dileyenleri), Allah hidayete erdirdi ve bir kısmının üzerine dalâlet hak oldu...
4. İSRÂ – 15 Kim hidayete erdiyse, sadece kendi nefsi için (nefsini tezkiye ettiği için) hidayete erer. ... Ve Biz, bir resûl göndermedikçe azap edici olmadık.
5. TÂHÂ – 134 Ondan önce gerçekten Biz onları, azapla helâk etmiş olsaydık, muhakkak şöyle derlerdi: "Rabbimiz, bize resûl gönderseydin olmaz mıydı? Böylece bize de zelil (rezil) ve rüsva olmadan önce senin âyetlerine tâbîi olsaydık."
6. KASAS – 47 ... "Rabbimiz keşke bize bir resûl gönderseydin böylece biz, Senin âyetlerine tâbi olur ve mü'minlerden olurduk." diyecek olmasalardı (seni Nebi-Resûl olarak göndermezdik).
KASAS – 59 Ve senin Rabbin, ülkelere, onların ana şehirlerine, onlara âyetlerimizi okuyan bir resûl göndermedikçe helâk edici olmadı.
7. ZUMER – 71 ... "Size sizden olan resûller gelmedi mi ki, size Rabbinizin âyetlerini okusun, bugüne geleceğinizi uyarsın?" dediler ki: "Evet." Fakat azap sözü kâfirlerin üzerine hak oldu.
MULK - 8-9 ... onun bekçileri ... "Size nezir gelmedi mi?" diye sordu. ... “Evet, bize nezir gelmişti. Fakat biz onu yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir dalâlet içindesiniz, dedik.”
Bu âyetlerin başında da Nisâ 165 var. Nisâ 165'te: Resûl göndermedi diye insanların Allah'a karşı bir mazereti olmasın. İbrahim 4'te: Biz her resûlü kendi kavminin insanıyla vazifeli kılıyoruz. Nahl 36'da: Bütün kavimlerde Allah'a kul olsunlar, tağuta kulluktan içtinap etsinler diye resûller bahsettik. İsra 15'te: Resûl göndermedikçe azap etmeyiz. Tâhâ 134'te: Rabbimiz bize bir resûl gönderseydin de âyetlerine tâbî olsaydık. Kasas 47'de: Rabbimiz keşke bize bir resûl gönderseydin de âyetlerine tâbî olup müminlerden olsaydık. Zumer 71'de: Cehennemin kapılarından girenler, cehennem bekçileri sual soruyorlar; 'Size bir resûl gelmedi mi?'
Görüyoruz ki Âdem (A.S)'dan kıyâmet gününe kadar hangi kavim olursa olsun, o kavmin içinde o kavmin ana lisanıyla Allah'ın âyetlerini insanlara açıklamakla vazifeli olan velî resûller var ve bu velî resûlleri Allahû Tealâ ardı arkası kesilmeksizin gönderiyor. Her devirde, her kavimde mutlaka bir velî resûl var.
'Alimler Peygamberlerin varisleridir.' Bu alimler herhangi bir şekildeki alimler değil. Resûlullah'ın (S.A.V) ifade buyurduğu gibi:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Deylemi, El Firdevsü bi Me’sûru’l-Hitâb c.6 s.56/7449 (Beyrut); Ramuze’l-Ehadis c.2 s.463/3; İ. Gazali, İhyâu Ulûmiddîn I. cilt, sh. 154.
"Her âlimle değil, sizi beş şeyden sakındırıp, beş şeye çağıran âlimle oturunuz.
Riyadan ihlasa,
Kibirden tevazuya,
Düşmanlıktan nasihate,
Şüpheden yakîne,
Dünyaya rağbetten zühde."
Her alimle değil; sizi beş şeyden sakındırıp beş şeye çağıran alimlerle oturunuz. Bu da ancak nefs tezkiyesini insanlara tavsiye eden kişilerdir, alimlerdir. Allah'a dâvet eden yine Allah'tır ama insanlar da bu görevi üstlenirler.
Allah'a dâvet edenin en üst noktasında bulunan kişi elbette devrin imamıdır, Hidayetçi'dir. Kıyâmete kadar Allah'ın resûlleri hep insanları Allah'a dâvet edeceklerdir, Allah'a çağıracaklardır. Allah'a çağırmak Allahû Tealâ tarafından insanların üzerine farz kılınmıştır.
Kendisi Allah'a ulaşmayı dilemiş ve bunun güzelliklerini yaşayan herkes mutlak surette Allah'a dâvet eder, hakkı tavsiye eder, sabrı tavsiye eder ve insanların mutluluğu, huzuru yaşamasına vesile olur inşaallah. Allah razı olsun.