Muhterem Hocam, insanlar öfkelendiğinde “hırslandım” diyorlar. Hırs ile öfke aynı şey midir? Aralarında ilişki nedir?
Soru
Muhterem Hocam, insanlar öfkelendiğinde “hırslandım” diyorlar. Hırs ile öfke aynı şey midir? Aralarında ilişki nedir?
Cevap
Nefsimizin 19 afetinden bir tanesi hırstır. Nefsimizin 19 afetinden bir tanesi de öfke ve gayzdır. Bir bedevi Resûlullah'a geliyor, diyor ki:
-Ya Resûlullah! Ben iyi bir kul olmak istiyorum. Ne yapmam lazım?
-“Lâ tağdab (öfkelenme)!
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Buhârî, Edeb, 76.
“Sahâbeden birisi bir gün Peygamberimiz (S.A.V)’e gelerek: “Yâ Resûlullah! Bana kısa bir nasihatte bulunun. Uzun olmasın! Ta ki, nasihatinizi unutmayayım.” der ve bu sözünü birkaç kez tekrarlar. Samimi bir hâl içinde unuttuğu hâlini dile getirerek nasihat isteyen bu sahâbeye, Resûl-i Ekrem kısa bir nasihat ile cevap verir:
“Lâ tağdab!” yani, “Öfkelenme!”
Şimdi Kur’ân'a baktığımız zaman nefsimizin 19 afetinden bir tanesi öfke ise Allah Resûlü o bedeviye “Öfkelenme." diyor, bakın “Lâ tağdap." İşte bir insanın öfkelenmemesi için mutlaka fizik vücudunu Allah'a teslim etmesi gerekir. Nereden biliyoruz? Allahû Teâlâ Âli İmrân Suresinin 134. âyet-i kerimesinde: “Ve onlar ki bollukta ve darlıkta infâk ederler. Onlar öfkelerini yutarlar. Allah muhsinleri sever.” buyuruyor. Yani fizik vücut teslim yapanları Allahû Tealâ sever.
3/ÂLİ İMRÂN-134 Ellezîne yunfikûne fîs serrâi ved darrâi vel kâzımînel gayza vel âfîne anin nâs(nâsi), vallâhu yuhibbul muhsinîn(muhsinîne).
Onlar (muttekîler), bollukta ve darlıkta (Allah için) infâk ederler (verirler) ve onlar öfkelerini yutanlardır (tutanlardır) ve insanları affedenlerdir. Ve Allah, muhsinleri sever.
Sevgili kardeşlerim, zikir açısından fizik vücudun Allah'a teslimi 18 saatlik bir zikre tekabül ediyor. Fizik vücudunun Allah'a teslimi, Allah'ın bütün emirlerine itaat, yasak olan fiillerin işlenmemesiyle gerçekleşiyor. Sadece 19 tane afet var. Her birisi, birbirini temsil eden 19 afet. Dolayısıyla böyle bir durumda muhsin olan bir kulun, kalbi %81 nur, ruhu da %100 nur ile ikisi de akla ulaşıyor. Ruh Allah'ın emirlerini akla ulaştırıyor. Nefse de %81 nur olması hasebiyle faziletler açısından aynı emri akla ulaştırıyor. İkisinin talebi aynı. Sadece 200 üzerinden %19 ihtilaf söz konusu. Akıl bu sebeple devamlı olarak Allah'ın emrini yerine getiren bir dizayn içerisinde.
Öyleyse yapmamız gereken şey mutlak surette aklımızın da Allah'a teslimi. Şimdi böylesi bir durumda hangi afetten akla bir talep ulaşırsa akıl asla onun dediğini yapmaz. Ruhun ve faziletlerin doğrusunda karar verir. Ama henüz tabiî, afetler var olduğu için daimî zikre ulaşmamıştır.
Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor: "Hırstan sakın. Hırs sebebiyle Âdem babamız ve eşi cennetten yeryüzüne indirildi."
19 afetten bir tanesi hırs. Hırs insanda hükümferma olursa sahip olduğu şeyi asla yeterli görmez. Hep daha ötesini, daha ötesini, daha ötesini. Mesela hırs afeti insanda hükümferma olursa 100 evi olursa 101.'yi ister. 5 tane arabası olursa 6.'sını ister.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Tirmîzi 9/206, İbn Mâce 4234 ve Ahmed 1/115
“Âdemoğlu helak olur da ya da yaşlanır da, onda iki şey bakî kalır; hırs ve emel.”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Beyhakî, Şuabü’l-İmân, XIII, 174/10132
"Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey, hevâ ve tûl-i emeldir. Hevâ insanı Hak’tan alıkoyar.
Tûl-i emel ise âhireti unutturur. Şu dünya, arkasını dönmüş gidiyor.
Âhiret ise yüzünü dönmüş geliyor.
Her birinin kendine has evlatları (tâlibleri) vardır. Eğer âhiret tâliplerinden olup dünyanın evlatlarından olmamaya gücünüz yeterse bunu yapın! Bolca amel-i sâlihler işleyin! (Zikir yapın) Zira siz bugün amel diyarındasınız, burada hesap yok. Yarın ise hesap olan ancak amel işleme imkânı bulunmayan bir diyara geçeceksiniz."
Hevâsına tâbi olan kişi Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişidir. Dolayısıyla nefs tezkiyesiyle aslında hırsın kontrol altına alınması ve nefs tasfiyesiyle de öfke ve hırsın insan hayatından çıkması var. Hırsla öfke arasında ilişki var mı? Var. Tezkiye ile hırsın kontrol altına alınması, öfke ile hırsın artık tesirsiz olması söz konusu. İnsanlar öfkelendiğinde “hırslandım” demek, hâlâ hırsın kendisine devam ettiğini bildiriyor.