Muhterem Hocam, insanlar ruhu gerçek mânâda tanısalar mânevî sıkıntılara düşerler mi?

Soru

Muhterem Hocam, insanlar ruhu gerçek mânâda tanısalar mânevî sıkıntılara düşerler mi?

Cevap

Hayır. Tîn sûresinin 4 ve 5. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ buyuruyor ki:

95/TÎN-4 Lekad halaknel insâne fî ahseni takvim(takvîmin).

Andolsun ki Biz, insanı (nefsini), ahseni takvim içinde (nefs tezkiyesi ve tasfiyesi yaparak en güzele ulaşabilecek özellikte) yarattık.

95/TÎN-5 Summe redednâhu esfele sâfilîn(sâfilîne).

Sonra onu, esfeli safiline (en sefil hale, nefsinin karanlıklarına) iade ettik (çevirdik).

Ama îmân edip salih amel işleyenler hariç. Allahû Tealâ'nın ruh adını verdiği sistem öyle bir sistemdir ki insanın mutluluğunu sağlayacak olan bütün faktörler onda mevcuttur. İnsanoğlu da başlangıçta ruhunun emrine girebilse hiçbir zaman bir sinir hastalığına, bir strese, onu iç dünyasında huzursuz edebilecek bir faktöre sahip olması düşünülemez. Çünkü onların da ruhu vardır ama ruhlarını devre dışı bırakmışlardır. Oysa ki Allahû Tealâ ile insanlar arasındaki münasebette nefs ve ruh ikilisi son derece önemli bir rol oynar. Nefsin muhteva değiştirip ruh hüviyetine bürünmesi Allah'ın bir farzıdır. Allahû Tealâ nefsimizin tezkiye ve tasfiye olmasını istiyor. Ruhun hasletleriyle hallenmesini istiyor. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 12 Eylül 2026Son güncelleme: 10 Ekim 20261 dk okuma1