Muhterem Hocam, insanlara tebliğ yaptığımız zaman diyorlar ki: “Bugüne kadar bunca âlim geldi; kimse bilmiyordu da siz mi biliyorsunuz?” Bunu söyleyen insanlara karşı cevabımız nasıl olmalıdır?

Soru

Muhterem Hocam, insanlara tebliğ yaptığımız zaman diyorlar ki: “Bugüne kadar bunca âlim geldi; kimse bilmiyordu da siz mi biliyorsunuz?” Bunu söyleyen insanlara karşı cevabımız nasıl olmalıdır?

Cevap

Bunca âlim hep tebliğ yapmışlar ama bunu söyleyenler kulak asmamışlar. On üçüncü asrın Müceddidi Said Nursî Hazretleri bunu söylemiş: “Îmân intisaptır.” demiş. “İmân bir nurdur, bir kuvvettir; hem nurdur hem kuvvettir.” demiş. Yani bu açıklamasıyla rahmet ve fâzıl, rahmet ve salâvâttan bahsetmiş; imânın intisap olduğunu, mutlaka tövbe kapısından geçmesi gerektiğini ifade etmiş. Bütün bunlar her devirde Allah’ın evliyaları tarafından insanlara hep anlatılmış. İnsanların çoğunluğu ise her devirde, ne yazık ki, şeytanın tesiri altında hep dünya hayatının peşinden koşmuşlar. Öyle olunca, “Bunca âlim bilmiyor da siz mi biliyorsunuz?” diyorlar. Onların âlim dediği, kendi zanlarına tâbi olan insanlardır. Eğer onların söylediği âlimse, o zaman âlim Resûlullah’ın tarifinde olduğu gibi “Âlimin uykusu, câhilin ibadetinden hayırlıdır.” Âlim ise dâimî zikrin sahibi olan kişidir. Dâimî zikrin sahibi olan insanın Kur’ân âyetlerinin dışında bir şey söylemesi söz konusu değildir. Biz de âyetleri veriyoruz; şu anda hep konuşmalarımız âyetlerle. Âlimse, dâimî zikrin sahibiyse o da âyetlerle konuşacaksa, o zaman bizim o âlimle karşı karşıya gelmemiz mümkün değil. Tam tersi, o âlim bizim yanımızda yer alır. Ama eğer hevâsına tâbi olan, faydasız ilmin sahibi olan kişiye “âlim” diyorsa ve o bizimle çelişiyorsa, doğrudur; çünkü biz Kur’ân’dan konuşuyoruz. Resûlullah (S.A.V) Efendimiz: “Zan sözlerin en yalanıdır. Zandan sakının.” buyurmuştur. Yedi âyet-i kerimede Allahû Teâlâ zanna tâbi olmamamızı söylüyor. Câhiller, zanlarına tâbi olandır.

CAHİLLER - ZANLARINA TÂBÎ OLANLAR 1. NİSÂ-157 …. Ve muhakkak ki onun hakkında ihtilafa (anlaşmazlığa) düşenler, ondan (bu hususta) mutlaka şüphe içindeler. Onların, onunla ilgili olarak, zanna tâbî olmaktan başka bir ilimleri (bilgileri) yoktur. Ve onu kesinlikle öldürmediler (öldüremediler). 2. ENÂM-116 Ve yeryüzünde bulunanların çoğuna itaat edersen, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar, ancak zanna tâbî olurlar. Ve onlar, ancak yalan uydururlar. 3. ENÂM-148 …De ki: “Sizin yanınızda ilimden bir şey var mı? Öyleyse (varsa) onu bize çıkarın. Siz ancak zanna tâbî oluyorsunuz. Ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.” 4. YÛNUS-36 Ve onların çoğu zandan başka bir şeye tâbî olmaz. Şüphesiz zan, haktan bir şey kazandırmaz. Muhakkak ki Allah, onların yaptıklarını bilendir. 5. YÛNUS-66 …Allah’tan başka ortaklara dua edenler (ibadet edenler) neye tâbî oluyorlar? Ancak zanna tâbî olurlar ve onlar sadece tahmin ederler (yalan uydururlar). 6. NECM-23 … Allah onlara hiçbir sultan (delil) indirmedi. Onlar sadece zanna ve nefslerinin arzuladığı şeylere tâbî oluyorlar. Ve andolsun ki, onlara Rab'lerinden hidayet geldi. 7. NECM-28 Ve onların (melekler konusunda) bir ilmi yoktur. Onlar sadece zanna tâbî olurlar. Ve muhakkak ki zan, Hak’tan yana hiçbir şeye fayda sağlamaz.

Cahil kimdir? Cahil iradesini Allah’a sormadan kendi nefsânî emellerine tabi olan kişidir. Âyetler bunları gösteriyor. Bu zancılar, bu zanlarına tâbi olanlara da insanlar âlim diyor ki Resûlullah (S.A.V) göre bunlar alim değil. "Ümmet için en çok korktuğum diliyle Âlim, kalbiyle câhil"

1. HADÎS-İ ŞERİF: Kaynak: Kütüb-i Sitte, İlim Bölümü, Ravî: Utbe İbnu Âmir, Hadis: 4112 "Zancılardan önce ilim öğrenin."

2. HADÎS-İ ŞERİF: Kaynak: Buhârî, Nikâh 47; Edeb 57. Müslim, Birr 28-34. İbn Mâce, Edeb 8 "Sakın zanna yer vermeyin. Zira zan, sözlerin en yalanıdır..."

Gerçekten de bu kadar âlim, eğer diliyle âlim olup kalbiyle cahilse, elbette bizim söylediğimizi söylemez. Çünkü biz neyi konuşuyorsak Kur’ân’dan konuşuyoruz. Kur’ân’dan konuşuyorsak bize öğreten Allah’tır.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 7 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20263 dk okuma5