Muhterem Hocam, insanlara yardım ederken onlardan bir çıkar elde etmek için yardım etmiyorum. Ancak Allah’ın bana yardım etmesi için başkalarına yardım ediyorum. Böyle düşünmem ne

Soru

Muhterem Hocam, insanlara yardım ederken onlardan bir çıkar elde etmek için yardım etmiyorum. Ancak Allah’ın bana yardım etmesi için başkalarına yardım ediyorum. Böyle düşünmem ne kadar doğrudur?

Cevap

Yani hepimiz Allah’tan bekliyoruz. Nitekim bütün peygamberler de, “Tebliğime karşı ben ücret istemiyorum. Benim ücretim kime aittir?” diyor. Allah’a ait.

SİZDEN BİR ECİR (ÜCRET) İSTEMEYENLER

1. EN’ÂM-90: İşte onlar, Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. Öyleyse onların hidayetine tâbi ol! “Ben, ona karşılık sizden bir ücret istemiyorum …

2. YÛNUS-72: Artık şâyet dönerseniz, sizden bir ücret de istemiyorum. Benim ücretim (varsa) yalnız Allah’a aittir…

3. HÛD-29: Ve ey kavmim! Buna karşılık sizden mal olarak (bir şey) istemiyorum. Eğer ücretim (ecrim) varsa ancak Allah’a aittir…

HÛD-51: … sizden bir ecir istemiyorum! Eğer ücretim varsa, ancak beni Yaratan’a aittir.

4. MU’MİNUN-72: Yoksa onlardan harc (ücret) mi istiyorsun? Oysa Rabbinin harcı (ücreti) daha hayırlıdır. Ve O, rızıklandıranların en hayırlısıdır.

5. FURKÂN-57: De ki: “Ben sizden onun için (tebliğ için) dileyen kimsenin, Rabbine ulaştıran bir yol edinmesinden başka bir ecir (karşılık) istemiyorum.”

6. ŞUARA-127: Ve ona (tebliğime) karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim sadece âlemlerin Rabbine aittir.

7. SEBE-47: De ki: “Ben sizden bir ecir (ücret) istemedim. Öyleyse o (ecriniz) sizin olsun. Benim ecrim sadece Allah’a aittir.”

YÂSÎN-21: (Tebliğlerine karşılık) sizden ücret istemeyen kişilere tâbi olun. Ve onlar, mehdilerdir.

Yani hepimiz fakirleriz. Allahû Tealâ Muhammed Suresinin 38. âyet-i kerimesinde:

47/MUHAMMED-38 Hâ entum hâulâi tud’avne li tunfikû fî sebîlillâh(sebîlillâhi), fe minkum men yebhal(yebhalu), ve men yebhal fe innemâ yebhalu an nefsih(nefsihî), vallâhul ganiyyu ve entumul fukarâu, ve in tetevellev yestebdil kavmen gayrekum summe lâ yekûnû emsâlekum.

İşte siz böylesiniz. Allah yolunda infâk etmeye davet edilirsiniz, buna rağmen sizden bir kısmınız cimrilik yapar. Ve kim cimrilik yaparsa o taktirde sadece kendi nefsi için cimrilik yapar. Ve Allah Gani’dir (zengindir). Ve sizler fakirsiniz. Ve eğer siz (haktan) dönerseniz, (sizi) sizden başka bir kavimle değiştirir. Sonra onlar sizin gibi (cimri) olmazlar.

Allah sonsuz ganî, zengindir. Fakat siz hepiniz nesiniz? Fakirlersiniz. Hepimizin ihtiyacı var. Şu anda ihtiyaç sahibi olmayan kimse var mı burada? Hepimiz A’dan Z’ye kadar ihtiyaç sahibiyiz. Dolayısıyla hepimiz O’ndan dileneceğiz. Ama bir dünyalık menfaat için değil.

Nitekim Allah Resûlü (S.A.V) şöyle buyuruyor:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Ebû Dâvûd – Büyû, 76/3527; Hâkim, IV, 170.

“Allah’ın kulları arasında bir grup vardır ki, onlar ne peygamberdirler, ne de şehittirler. Buna rağmen kıyamet gününde Allah katında makamları yücedir. Bu sebeple peygamberler de, şehitler de onlara gıpta ederler.

-“Ey Allah’ın Resûlü (S.A.V) onlar kimlerdir?”

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyurdu ki; “Onlar, aralarında ne kan bağı, ne de birbirlerine bağışladıkları bir mal olmadığı halde, birbirlerini Allah için sevenlerdir. Allah’a yemin ederim ki, onların yüzleri nurdur, onlar bir nur üzeredirler. Herkes korku içindelerken onlar korkmaz, herkes üzülürken onlar üzülmezler.”

Mesela şu anda bu mescitte yer alan ne kadar kardeşimiz varsa aralarındaki sevgi niçindir? Allah için. Buraya gelenlerin hepsi sadece Allah için birbirlerini seviyorlar. Bir mal alışverişi var mı? Yok. Bir akrabalık bağı? Yok. İşte onun için Allah yoluna girenlerin hepsinin aralarındaki sevgi karşılıksız bir sevgi, beklentisiz bir sevgi. Karşılığı kimden bekliyor? Allah’tan. Ama karşı taraftan değil. Bu sevgi karşılıksız sevgi, Allah için yapılan sevgi ve bu en güzel sevgi inşaallah. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 18 Ekim 2026Son güncelleme: 18 Ekim 20263 dk okuma0