Muhterem Hocam, insanları Allah ve Resûlü’ne itaat etmesi için zorlamak doğru mudur?
Soru
Muhterem Hocam, insanları Allah ve Resûlü’ne itaat etmesi için zorlamak doğru mudur?
Cevap
Hayır. Resûlullah (S.A.V) Efendimiz şöyle buyuruyor:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Tirmizî, Tefsîru’l-Kur'ân, 66; Müslim, Talâk, 35.
“Allah beni tebliğci olarak gönderdi; zorlayıcı olarak göndermedi.”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Müslim, Birr 87.
“Ben ancak rahmet olarak gönderildim, lânetçi olarak gönderilmedim.”
Serbest iradenin sahibi ki Bakara-256’da iki yolun da kendisine açıklanması söz konusu. Gayy yolu ve irşâd yolu. Ve serbest irade sahibi kişi bunlardan bir tanesini tercih etmek durumunda.
2/BAKARA-256 Lâ ikrâhe fîd dîni kad tebeyyener ruşdu minel gayy(gayyi), fe men yekfur bit tâgûti ve yu’min billâhi fe kadistemseke bil urvetil vuskâ, lânfisâme lehâ, vallâhu semîun alîm(alîmun).
Dînde zorlama yoktur. irşâd yolu (hidayet yolu, Allah’a ulaştıran yol), gayy yolundan (dalâlet yolundan, şeytana, cehenneme ulaştıran yoldan) açıkça (ayrılıp) ortaya çıkmıştır. Artık kim tagutu (şeytanı ve şeytana ulaştıran yolu) inkâr edip de Allah’a îmân ederse (mü’min olur, Allah’a ulaştıran yolu tercih ederse), böylece o, (Allah’tan) kopması mümkün olmayan urvetul vuskaya (sağlam bir kulba, mürşidin eline) tutunmuştur. Allah Sem’î’dir, Alîm’dir.
Zaten başlangıçta herkes gayy yolunda. Gayy yolunda olanlar irşad yoluna davet olunduğu zaman ya daveti kabul eder veya davete ilgisiz kalır. İşte davete ilgisiz kalanlar, onlar dalâlette kalanlardır. Daveti kabul edenler irşad yoluna adım atanlardır.
Din bir gönül işidir, sevgi işidir. Allah emirlerini verir, sizden karar bekler. Onları dilerseniz yaparsınız, dilerseniz yapmazsınız. Allah’ın emirlerini yapmak istemeyen bir insana Allahû Tealâ telkinde bulunup da emirlerini yerine getirmesi istikametinde onu bir hedefe hiçbir zaman yönlendirmez, zorlamaz. Kimsenin de başkalarını zorlamasına müsaade etmez. İrade kutsal. Kutsal iradeye Allah karışmadığı gibi kimsenin de karışmasını istemez.
Dileyen Allah’a ve Resûlü’ne itaat eder, dünya saadetine ve cennet saadetine kavuşur. İtaat etmeyenler de dünyada da mutsuzdur, kıyâmetten sonra da gidecekleri cehennemde mutsuzdurlar. İşte Allah Resûl'ü (S.A.V) hadîsinde: “Kim itaatten bir el kadar bile ayrılırsa kıyâmet gününde Allah’ın huzuruna lehinde hiçbir delil olmadığı hâlde kavuşur.” Allah razı olsun.