Muhterem Hocam, insanları bir araya getirmek kadar insanları birbirinden uzaklaştırmak için vazife yapanlar da var mıdır?
Soru
Muhterem Hocam, insanları bir araya getirmek kadar insanları birbirinden uzaklaştırmak için vazife yapanlar da var mıdır?
Cevap
Evet, tağut var. İster Allahû Tealâ adına fesat çıkaranlar desin, ister kübera ve sâdatlar desin, ister hidâyeti gizleyenler, Resûl ve âyetleriyle alay edenler, zulmanî ilimlerle alay edenler; bunlar aslında birlik ve beraberliği bozanlardır. İnsan ve cin şeytanlar, şeytanın bu dünyadaki temsilcileridir.
Bütün toplumlarda hep insanlar arasında fitne arayan, insanlar arasını bozmak isteyenler, birliği bozmak isteyenler her zaman var olmuştur. Her zaman olduğu gibi bugün de vardır. Allah’ın dostları kendi aralarında her zaman birliği kurmuşlardır. Ama onların arasında münafıkların sözlerine uyacak olanlar da vardır. Onlar zaten zayıf olanlardır. Belki İslâmiyeti de yaşamaya ehil olmayanlardır. Yani her daim negatif kutupta şeytan ve onu dost edinen avanesi, negatif insanlar; öbür tarafta pozitif kutupta Allah ve O'nu dost edinen Allah’ın velîleri, Allah’ın velî resûlleri var. İşte bu 2 grup mücadele halinde.
Ahir zamanda mutlak surette bir asr-ı saadet yaşanacağına göre bir dünya sulhu gerçekleşecek. Herkes, din birliği kurulunca şunu idrak edecek; aslında dinler yok, tek bir din var.
Allahû Tealâ Enâm Suresinin 159. âyet-i kerimesinde: “Muhakkak onlar, onların Dinini tefrik ettiler (parça parça ayırdılar) ve grup grup oldular. Senin onlarla bir ilgin yok. Onların işi sadece Allah’a aittir. Yapmış oldukları şeyle onlara haber verecektir." buyuruyor. Bunlar Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerdir.
6/ENÂM-159 İnnellezîne ferrakû dinehum ve kânû şiyean leste minhum fî şey’in, innemâ emruhum ilâllâhi summe yunebbiuhum bimâ kânû yef’alûn(yef’alûne). Muhakkak ki; onlar, onların Dinini tefrik ettiler (parça parça ayırdılar) ve grup grup oldular. Senin onlarla bir ilgin yok. Onların işi sadece Allah’a aittir. Sonra yapmış oldukları şeyleri, onlara haber verecek.
Rûm Suresinin 32. âyet-i kerimesi:
30/RÛM-32 Minellezîne ferrakû dinehum ve kânû şiyeâ(şiyean), kullu hızbin bimâ ledeyhim ferihûn(ferihûne). (O müşriklerden olmayın ki) onlar, dinlerinde fırkalara ayrıldılar ve grup grup oldular. Bütün gruplar, kendilerinde olanla ferahlanırlar.
din birliği kurulunca insanlar, dolayısıyla dinde fırkalara ayrılmanın farkına varacaklar. Birlik ve beraberlik içerisinde Allah’a yönelmeleri halinde herkes aynı Dinin çatısı altında birleşecek inşaallah. Bu da tabii, bu birleşmenin, dünya barışının yegâne anahtarı dinde birliği oluşturmaktır.