Muhterem Hocam, insanoğlunu Allah indinde değerli kılan husus nedir?

Soru

Muhterem Hocam, insanoğlunu Allah indinde değerli kılan husus nedir?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, insanı Allah katında değerli kılan unsurun ne olduğunu ancak Kur’ân’dan öğrenebiliriz.

Ve baktığımız zaman, Bakara 29’da Allahû Tealâ:

2/BAKARA-29 Huvellezî halaka lekum mâ fîl ardı cemîan summestevâ iles semâi fe sevvâhunne seb’a semâvât(semâvâtin), ve huve bi kulli şey’in alîm(alîmun).

O (Allah) ki, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yarattı. Sonra (kudret ve iradesiyle) göğe yönelip, onları da yedi (kat) gök olarak düzenledi. Ve o, Alîm’dir (herşeyi en iyi bilendir).

“Yeryüzünde neyi yarattıysam, ey insanoğlu, sizin için yarattım.”

Yeryüzü, kâinat dizaynı içinde bir toz zerresi. Bütün kâinat kim için?

Câsiye 13’te:

45/CÂSİYE-13 Ve sahhara lekum mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ardı cemîan minhu, inne fî zâlike le âyâtin li kavmin yetefekkerûn(yetefekkerûne).

Ve göklerde ve yerde olanların hepsini kendinden (bir lütuf olarak) size musahhar (emre amade) kıldı. Muhakkak ki bunda, tefekkür eden bir kavim için mutlaka âyetler (ibretler) vardır.

“Göklerde ve yerlerde, bunlar arasında yarattığımız canlı ve cansız herşeyi katımızdan insanın emrine musahhar kıldık.”

O zaman insanın yaratılışına beraberce bakalım. İnsanı diğer varlıklardan ayıran ne?

Allahû Tealâ, Hicr Suresinin 26. âyet-i kerimesinde: "İnsanın bir fizik bedenle halk edildiğini..."

15/HİCR-26 Ve lekad halaknâl insâne min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin).

Andolsun ki; Biz insanı, “hamein mesnûn olan salsalinden” (standart insan şekli verilmiş ve organik dönüşüme uğramış salsalinden) yarattık.

Doktorların ihtisas alanı olan bu fizik beden; et ve kemikten oluşan, iç organlarla mücehhez, beyinle kaim, aklın kumandasında çalışan insanın kalıbı.

Ama bu kalıbın içerisinde, aklı besleyen iki unsur daha var. Birisi nefsimiz.

91/ŞEMS-7 Ve nefsin ve mâ sevvâhâ.

Nefse ve onu (7 kademede ahsene dönüşecek şekilde) sevva edene (dizayn edene) (andolsun).

Nefsimiz berzah âlemine ait ve muhtevasında 19 tane afet var. Kin ve nefret, küfür, yalan, haksızlık ve zulüm, haset ve düşmanlık, cehalet, cimrilik, öfke ve gayz, isyan, sabırsızlık, kibir ve gurur, hırs ve şehvet, nankörlük, dedikodu, zan, kötü alışkanlıklar, vefasızlık, mürailik, fitne, fesat olmak üzere 19 tane hastalık.

HERKES ANNE KARNINDAN FİZİK VÜCUT VE NEFS İLE DOĞAR

NEFS FİZİK VÜCUT

1. Kin ve nefret

2. Küfür

3. Yalan

4. Zulüm

5. Haset

6. Cehalet

7. Cimrilik

8. Öfke ve gayz

ŞEYTAN 9. İsyan

10. Sabırsızlık

11. Kibir ve gurur

12. Hırs ve şehvet

13. Nankörlük

14. Dedikodu

15. Zan

16. İptilâlar (kötü alışkanlıklar)

17. Vefasızlık

18. Mürailik

19. Fitne fesat

Sevgili kardeşlerim, dikkat edin! İki tane düşmanımız var. Bir tanesi nefsimiz, diğeri de şeytan.

Şimdi Allah bizim dostumuz, şeytan bizim düşmanımız.

O zaman, Allah’ın bize farz kıldığı din ne? Bidayetinde herkes şeytanın kulu ve dostu. O zaman nihayetinde bu din ne olması lâzım? Herkesin Allah’ın kulu ve dostu olması lâzım.

İşte hanif fıtratıyla yaratılan herşey; bidayetinde bütün şeytanın kapıları açık, nihayetinde bütün şeytanın kapıları kapalı olan bir sistemi anlamamız lâzım.

İşte şu anda ekranda görüyorsunuz:

HERKES ANNE KARNINDAN FİZİK VÜCUT VE NEFS İLE DOĞAR

NEFS FİZİK VÜCUT

1. Kin ve nefret

2. Küfür

3. Yalan

4. Zulüm

5. Haset

6. Cehalet

7. Cimrilik

8. Öfke ve gayz

ŞEYTAN 9. İsyan

10. Sabırsızlık

11. Kibir ve gurur

12. Hırs ve şehvet

13. Nankörlük

14. Dedikodu

15. Zan

16. İptilâlar (kötü alışkanlıklar)

17. Vefasızlık

18. Mürailik

19. Fitne fesat

Nefsle dizayn edilen insan; şeytan, manevî kalbimizde 19 afete %100 tesir ediyor. Bu %100 tesir, aklın bulunduğu ortamda şuurlanmasını düşünürsek, o zaman şeytanın ortamında şuurlanan bir akıl, nefsin bütün taleplerine evet diyecektir.

Nefsin bütün taleplerine evet diyen aklın, aslında şeytana itaat etmesi mânâsına geliyor.

Onun için Hz. Ömer (R.A): “Şaşarım o insanı ki Allah’ı biliyor ama isyan ediyor.” İsyan eden nefsimiz.

“Şaşarım o insana ki şeytanı biliyor, itaat ediyor.” Şeytan, daha doğrusu nefs isyan edince, şeytana itaat etmiş oluyor. Şeytana itaat edince, o kişi dünyaya meylediyor.

Hz. Ömer (R.A.)

"Beni en çok şaşırtan şey, bir kimsenin Allah’ı bilip O’na isyan etmesi. Şeytan’ı bilip ona itaat etmesi. Ve dünyayı bilip ona meyletmesidir."

Halbuki şimdi, Allahû Tealâ sadece insanı fizik beden ve nefsten ibaret yaratmamış. Aynı zamanda Zat’ından bize ruh üfürmüş.

Secde Suresinin 9. âyet-i kerimesine bakacak olursak ne görüyoruz?

32/SECDE-9 Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel efidete, kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne).

Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve sizler için sem’î (işitme hassası), basar (görme hassası) ve fuad (idrak etme hassası) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.

Allah’ın Zat’ından bize üflenen ruha baktığımız zaman ne görüyoruz?

ORTAK AKIL

NEFS 19 AFETİ ile AKLA Ulaşır.

1. Kin ve Nefret

2. Küfür

3. Yalan

4. Zulüm

5. Haset

6. Cehalet

7. Cimrilik

8. Öfke ve Gayz

9. İsyan

10. Sabırsızlık

11. Kibir ve Gurur

12. Hırs ve Şehvet

13. Nankörlük

14. Dedikodu

15. Zan

16. İptilâlar (Kötü Alışkanlıklar)

17. Vefasızlık

18. Mürailik

19. Fitne Fesat

RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır.

1. Sevgi

2. Îmân

3. Doğruluk

4. Adalet

5. Edep

6. İlim

7. Cömertlik

8. Sekînet

9. İtaat

10. Sabır

11. Tevazu

12. Kanaat

13. Şükür

14. Ketumiyet

15. Hakikat

16. Faziletler

17. Vefa

18. İhlâs

19. Tevhit

Yapısında 19 tane haslet: sevgi, îmân, doğruluk, adalet, edep, ilim, cömertlik, sekînet, itaat, sabır, tevazu, kanaat, şükür, ketumiyet, hakikat, faziletler, vefa, ihlâs ve tevhit olmak üzere 19 tane haslet.

Şimdi ruh da Allah’ın emrinden; aklı pozitif istikamette besleyen ruhtur. Ve gerçekten akıl, pozitif ortamda şuurlanırsa o zaman ruhun talebine yeşil ışık yakacak.

O zaman bize düşen, sevgili kardeşlerim, ne? Madem akıl, bulunduğu ortamda, çevrede şuurlanıyorsa çevremizi seçmek.

Yani Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki: “Kişi arkadaşının dini üzeredir.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Tirmizî, Zühd, 45. Ebu Davut, Edep, 16.

"Kişi arkadaşının dini ve ahlâkı üzeredir. Öyle ise sizden biriniz kiminle arkadaşlık kurduğuna iyi baksın."

Efendimiz ne diyor? Anne babalara olan tavsiyesi, öğüdü: “Anne babalar, çocuklarının arkadaşlarını seçmelidirler.”

Neden? Eğer kötü arkadaşla o çocuk arkadaş oluyorsa, mutlaka aile için bir problem olacaktır. Anne baba, iyi bir arkadaşla çocuğunun arkadaşlık etmesini istiyorsa, doğal olarak onun aklı pozitif ortamda şuurlanacak ve aileye problem olma yerine, tam tersi, ailenin bir ferdi olarak sorumluluklarını yerine getiren, ailede huzur ve mutluluk sağlayan bir unsur haline gelecek.

İşte bu açıdan vazifelerimiz var. İki kanaldan besleniyorsak, birisi ruh, diğeri de nefs; birisi pozitif, diğeri negatif. Ve akıl, pozitif ortamda beslenen kim olursa olsun ruhun talebine; negatif ortamda şuurlanan akıl, nefsin talebine evet diyecek. Şeytan da bunun cabası.

Şimdi, bu kâinatın kendisi için vücuda getirdiği varlık, böyle bir yapı içerisinde hayatı yaşıyor. Allah’ın kâinatta en çok sevdiği, en çok değer verdiği mahlûk insan. Allah, insandan başka yarattığı herşeyi insan için yarattığını ama insanın da Kendisi için yaratıldığını söylüyor.

Nitekim Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor: “Ey insanoğlu, senin dışındaki herşey senin için, ama Allah seni Kendi için yarattı. Sakın ha sakın, Allah buyuruyor ki: 'Kendim için yarattığımı, senin için yarattığımın seviyesine indirme.'”

Kimdir bu? Hayatı boyunca Allah’a ulaşmayı dilemeyen, hep kendi nefsi için çalışan. Böyle bir yapı içerisinde o mutlu olabilir mi? İmkânsız.

Ancak yaratılış gayesi olan Allah için yaratıldığı zaman, Allah için hayatı tükettiği zaman, işte o kişi mutlu olur.

Böyle bir üstünlüğün acaba işaretleri nelerdir diye insan merak ediyorsa, mutlaka Kur’ân-ı Kerim’e bakması lâzım. Âyetlerle Allahû Tealâ, insanın diğer bütün mahlûkattan 19 açıdan, 19 özellik itibariyle üstün olduğunu vurguluyor.

Slaytımıza bakacak olursak, o zaman net olarak mesajı anlayabiliriz. 19 açıdan insanın üstünlüğü. Evet, şu anda ekrana geliyor. Birinci slaytımız, âyetlerle söylüyoruz.

İNSAN ÜSTÜN YARATILMIŞTIR - 1

İNSANIN ÖZELLİKLERİ

1. Allahû Tealâ insanı, “salsalin” adı verilen şekillenmiş ve kuru bir balçıktan yaratmıştır. Hicr 26

2. Allah’ın bir mahlûku olan ruh, insandan başka hiç kimseye verilmemiştir. Secde 9

3. İnsan, Allah’tan emanet olarak bir vücut alabilen kâinatın tek varlığıdır. Ahzâb 72

4. İnsanın muhtevasında olan ruh, varlıklar âlemini bitirip Allah’ın Zat’ında yok olmak imkânına sahip tek varlıktır. Nisâ 58, Ra’d 21

5. Secde olayı, insanın bütün mahlûkata üstün olduğunu gösteren kesin bir belgedir. A’râf 11, Hicr 29

6. Biz insanlar, 6 âlemin zahirî âlem bölümünde yaşarız. Nefsimiz berzah âleminin malıdır. Emr âleminin varlığı ruhtur. Hadîd 4

7. Sadece insan üç vücuttan oluşur: Ruhu, vechi ve nefsi vardır. Secde 9, Hicr 26, Şems 7

8. Bütün mahlûklar; canlılar, cansızlar, güneşler, dünyalar, kâinatlar hepsi insanlar için yaratılmıştır. İnsan ise Allah için yaratılmıştır. Câsiye 13, Bakara 156

9. Yeryüzünde Allah’ı temsil eden tek mahlûk insandır. Allah’ın yeryüzündeki halifesi ve yeryüzünün mirasçısıdır. Bakara 30, Fâtır 39, A’râf 128

10. İnsanoğlu, Allah’ın yoluna girdiği andan itibaren üstündür. Rûm 31, Âli İmrân 31, Ra’d 20-21, Nisâ 125, Zumer 18

DİĞER YARATILANLAR

1. Bütün cinler ve şeytanlar dumansız ateşten (enerjiden); melekler nurdan yaratılmışlardır. Kehf 50, Rahmân 15

2. Ne meleklerde, ne cinlerde, ne hayvanlarda, ne de bitkilerde, insandan başka hiçbir canlı mahlûkta Allah’ın ruhu mevcut değildir.

3. Hiçbir mahlûkta Allah’ın üfürdüğü bir emanet mevcut değildir.

4. İnsandan başka hiçbir varlığın, hiçbir parçası Allah’ın Zat’ına ulaşamaz. Böyle bir yetki hiçbir mahlûka verilmemiştir. Rahmân 33

5. Bütün melekler ve cinler Âdem (A.S)’a secde ettikleri halde, iblis secde etmemiştir. A’râf 12

6. Cinler, gayb âleminin; melekler, emr âleminin varlıklarıdır. Şeytanlar ve cinlerin şeytanlar bölümü de emr âleminin karşıtı olan zülmanî âlemde yaşarlar. Hadîd 4

7. İnsandan başka hiçbir mahlûk, üç tane vücuda sahip değildir.

8. Eğer başka bir mahlûk insandan üstün olsaydı, Allahû Tealâ: “Biz kâinatı, oradaki bütün mahlûkları ve insanları, o mahlûkumuz için yarattık.” diyecekti. Ama öyle demiyor. Câsiye 13

9. Halife olarak bir cin yaratılmıyor, bir melek yaratılmıyor; insanoğlu yaratılıyor.

10. İnsan, Allah’a ulaşmayı dilemediği sürece hayvanlardan daha aşağıdır. A’râf 179, Câsiye 23

İNSAN ÜSTÜN YARATILMIŞTIR - 2

İNSANIN ÖZELLİKLERİ

11. İnsanoğlu, bir tek dileğiyle Allah’ın cennetine ehil olur. Yûnus 62-63-64

12. Bir insan ihsanla mürşidine tâbî olduğu zaman başının üzerinde devrin imamının ruhu oluşur. Devrin imamının ruhu, başlarının üzerinde koruyucu olur. Mu’min 15, Şuarâ 215

13. İnsanı üstün kılan, nefsinin kalbindeki faziletlerdir. İsrâ 70

14. Peygamberler (nebîler) kâinattaki en üstün yaratıklardır. Allah’ın nebîleri sadece insanlardan oluşur. Bütün nebîler aynı zamanda resûldür. Bakara 213, Ahzâb 40

15. Sadece insan âlemlere rahmet olabilir. Enbiyâ 107

16. Huzur namazının imamlığı sadece insanlara has bir olgudur. Ve mutlaka hayatta olması lâzımdır.

A’râf 206, Mu’min 7, Secde 24

17. Şeriatın sahibi olan kitap, sadece insana indirilmiştir. Bütün nebîler kendilerine kitap verilen peygamberlerdir. Âli İmrân 81

18. 8. cennet sadece (asaleten veya vekâleten) devrin imamlığı yapanların cennetidir.

19. İnsan, Allah’ın kalbine (Arap harfleriyle) “Allah” kelimesini yazdığı yegâne varlığıdır.

DİĞER YARATILANLAR

11. Cinlerde bir ruh olmadığı için, böyle bir dilekle Allah’ın cennetine ehil olmaları, Allah’a doğru yola çıkmaları mümkün değildir. Cinleri kurtaracak olan şey, nefsin tezkiyesidir.

12. Cinlerin tâbiiyetleri anında başlarının üzerinde oluşan ruh, bir cine ait değildir. Devrin imamı olan insanın ruhudur. Başının üzerinde bir muhafız taşımayan bütün cinler, yanma tehlikesiyle karşı karşıyadırlar.

13. Cinler nefs sebebiyle cennetlere ya da cehenneme girerler. Meleklerin nefsi olmadığı için gidecekleri bir cennet veya cehennem söz konusu değildir. Allah’ın nefs verdiği Harut’la Marut isimli iki melek insandan üstün olamayacaklarını anlamışlardır. Bakara 102

14. (Melek resûller) - Hacc 75, (Cin resûller) - En’âm 130 Bir cin peygamber, bir melek peygamber veya başka bir yaratıktan bir peygamber hiç olmamıştır. Ama cinlerden de meleklerden de resûl mevcuttur.

15. Ne cinler ne melekler rahmetin temelini oluşturamazlar. Sadece melekler vasıtadır. Cinler de âlemlere rahmet olamazlar.

16. İnsandan başka hiçbir mahlûkuna Allahû Tealâ Kendi İndinde, İndi İlâhi’de namaz kılmak imkânı vermemiştir. Bir cinin veya bir meleğin huzur namazının imamlığını yapması mümkün değildir.

17. Cinler de aynı şeriatla idare edilmektedir. Bütün resûller, nebîlere verilen şeriat kitaplarıyla hükmederler.

Ahkâf 29-30-31, Âli İmrân 81

18. Cinlerin de 7 kat cennetleri vardır. Ama 8. cennet ne bir cine ne de bir meleğe ait olamaz.

19 özellik itibarıyla insan, diğer varlıklardan ayrı bir yapıya sahip.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 4 Ekim 2026Son güncelleme: 4 Ekim 202611 dk okuma1