Muhterem Hocam, irfan sahibi olan herkes aynı zamanda emir veren tarafta mıdır?

Soru

Muhterem Hocam, irfan sahibi olan herkes aynı zamanda emir veren tarafta mıdır?

Cevap

Hayır. İrfan sahibi olan herkes aynı zamanda emir veren tarafta değil. Emir veren mevkide olabilmesi için mutlak surette o kişinin iradesini Allah’a teslim etmiş olması lâzım.

Âli İmrân Suresi 104. âyet-i kerimesinde:

3/ÂLİ İMRÂN-104 Veltekun minkum ummetun yed’ûne ilel hayri ve ye’murûne bil ma’rûfi ve yenhevne anil munker(munkeri), ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Sizin içinizden hayra davet eden (mürşidlerden) bir cemaat olsun ve mârufla emretsin, ve münkerden nehyetsin (men etsin). İşte onlar, onlar felâha erenlerdir.

“Hayra davet eden, mâruf ile emreden, münkerden nehyeden bir topluluk bulunsun. İşte onlar felâha erenlerdir.”

Bir insanın emretmek mevkiinde olması için o konunun rükünlüğüne sahip olması gerekir. Bu, insanların zannettiği gibi ilmin belli bir kesimine sahip olan herkesin yapabileceği bir şey değildir. Allah’a göre kişinin gerçek anlamda münkerden nehyetmesi, maruf ile emretmesi, Allah’ın kendisine irşâda memur ve mezun kılındın emrini verdiği noktadadır.

İrfanla emreden kişi evvela daimî zikre ulaşacaktır. Sonra ihlâs makamının sahibi olacaktır. Sonra iradesini de Allah’a teslim edecektir. Nefsini teslim ettikten sonra bu noktaya ulaşacaktır.

Maruf ile emretmek, münkerden nehyetmenin gerçek sahibi her devirde o devrin imamıdır. 7 safha, 4 teslimi yaşayanlar da, onlar da maruf ile emreden, münkerden nehyedenlerdir.

İşte maruf ile emreden, münkerden nehyeden bütün vazifeliler:

MARUF İLE EMREDEN VE MÜNKERDEN NEHYEDENLER (VELÎ MÜRŞİDLER)

1. ÂLİ İMRÂN-104 Sizin içinizden hayra davet eden (mürşidlerden) bir cemaat olsun ve marufla emretsin, ve münkerden nehyetsin (men etsin). İşte onlar, onlar felâha erenlerdir.

2. ÂLİ İMRÂN-110 Siz, insanlar için çıkarılmış (seçilmiş) olan, ümmetin hayırlı kişileri oldunuz. Maruf ile emredersiniz ve münkerden nehyedersiniz (men edersiniz). Ve siz, Allah'a îmân ediyorsunuz. Eğer kitap ehli de îmân etselerdi elbette onlar için hayırlı olurdu. Onlardan bir kısmı mü'mindir ve onların çoğu da fâsıklardır.

3. ÂLİ İMRÂN-114 Onlar, Allah'a ve yevm'il âhire îmân ederler, maruf (irfan) ile emreder ve kötülükten nehyederler (men ederler) ve hayırlara koşarlar. İşte onlar, salihlerdendir.

4. TEVBE-71 Ve mü’min erkekler ve mü’min kadınlar, birbirlerinin dostlarıdır. Maruf ile emreder ve münkerden nehyederler (yasaklarlar) ve namazı ikame ederler ve zekâtı verirler. Allah ve O’nun Resûl'üne itaat ederler. İşte onlar, Allah, onlara rahmet edecek. Muhakkak ki Allah; Azîz’dir, Hakîm’dir.

5. TEVBE-112 …Allah’a ulaştırmak için ruhlarını yola çıkaranları, yeryüzünde ibretle gezip tefekkür edenleri); rükû ve secde edenleri, marufla emredenleri, münkerden nehyedenleri (yasaklayanları), Allah’ın hudutlarını muhafaza edenleri ve mü’minleri müjdele!

6. HACC-41 Yeryüzünde onlara imkânlar verseydik, namazı ikame ederler (kılarlar), zekâtı verirler, maruf ile emrederler ve münkerden nehyederlerdi (yasaklarlardı). Bütün işlerin akıbeti (sonucu), Allah’a aittir (hüküm ve takdir Allah’ındır).

7. LOKMÂN-17 Ey yavrum, namazı ikame et (namaz kıl)! Maruf ile (irfanla, iyilikle) emret ve münkerden (kötülükten) nehyet (münkeri yasakla, mani ol). Ve sana isabet eden şeylere (musîbetlere) sabret. Muhakkak ki bu, azmedilen (mutlaka yapılması gereken) işlerdendir.

Âli İmrân 104, Âli İmrân 110, Âli İmrân 114, Tevbe 71, Tevbe 112, Hacc 41 ve Lokmân 17.

O halde maruf ile emretmek, münkerden nehyetmek herşeyden önce irşâda memur ve mezun kılınan mürşidlerin görevidir. Alelade herkesin yapacağı bir olay değil.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 12 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20263 dk okuma0