Muhterem Hocam, irfan sahibi olmak önemli midir?

Soru

Muhterem Hocam, irfan sahibi olmak önemli midir?

Cevap

Cahiller, ilim verilenler ve ilmin sahipleri.

Kur’ân-ı Kerim’le tüm insanların röntgenini çekecek olursak cahiller: Bilmeyenler, ilimsizler.

CAHİLLER - ZANLARINA TÂBÎ OLANLAR

1. NİSÂ-157 … Ve muhakkak ki onun hakkında ihtilâfa (anlaşmazlığa) düşenler, ondan (bu hususda) mutlaka şüphe içindeler. Onların, onunla ilgili olarak, zanna tâbî olmaktan başka bir ilimleri (bilgileri) yoktur. Ve onu kesinlikle öldürmediler (öldüremediler).

2. ENÂM-116 Ve yeryüzünde bulunanların çoğuna itaat edersen, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar, ancak zanna tâbî olurlar. Ve onlar, ancak yalan uydururlar.

3. ENÂM-148 … De ki: “Sizin yanınızda ilimden bir şey var mı? Öyleyse (varsa) onu bize çıkarın. Siz ancak zanna tâbî oluyorsunuz. Ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.”

4. YÛNUS-36 Ve onların çoğu zandan başka bir şeye tâbî olmaz. Şüphesiz zan, haktan bir şey kazandırmaz. Muhakkak ki Allah, onların yaptıklarını bilendir.

5. YÛNUS-66 … Allah’tan başka ortaklara dua edenler (ibadet edenler) neye tâbî oluyorlar? Ancak zanna tâbî olurlar ve onlar sadece tahmin ederler (yalan uydururlar).

6. NECM-23 … Allah onlara hiçbir sultan (delil) indirmedi. Onlar sadece zanna ve nefslerinin arzuladığı şeylere tâbî oluyorlar. Ve andolsun ki, onlara Rab'lerinden hidayet geldi.

7. NECM-28 Ve onların (melekler konusunda) bir ilmi yoktur. Onlar sadece zanna tâbî olurlar. Ve muhakkak ki zan, Hak’tan yana hiçbir şeye fayda sağlamaz.

İlim verilenler: Onlar Allah’a ulaşmayı dileyenler.

İLİM VERİLENLER (ÖĞRENENLER)

1. NAHL-27: Sonra kıyâmet günü (Allah), onları alçaltacak. Ve onlara: "Ortaklarım nerede?" diyecek. "Onlar için ayrılıklara düştünüz." Kendilerine ilim verilenler şöyle dedi: “Muhakkak ki rezillik ve azap, bugün kâfirlerin üstünedir.”

2. İSRÂ-107: De ki: “O’na inanılsın veya inanılmasın, O’ndan önce kendilerine ilim verilen kimseler, onlara (Kur’ân’ın secde âyetleri) okunduğu zaman, secde ederek çeneleri üstüne kapanırlar.”

3. HACC-54: Ve kendilerine ilim verilenlerin, onun söylediklerinin Rabbinden bir hak olduğunu bilmeleri, O’na îmân etmeleri, onların kalplerinin O’nu (Allah’ı) idrak etmesi içindir. Muhakkak ki Allah, âmenû olanları mutlaka Sıratı Mustakîm’e hidayet edendir.

4. KASAS-80: Ve ilim verilenler: “Size yazıklar olsun! Âmenû olan ve salih amel (nefs tezkiyesi) yapanlar için Allah’ın sevabı daha hayırlıdır. Buna, sabredenlerden başkası mülâki olmaz.” dediler.

5. ANKEBÛT-49: Hayır O (Kur’ân-ı Kerim), ilim verilenlerin sinelerinde beyan olunan âyetlerdir. Ve zalimler hariç, onlar âyetlerimizi bile bile inkâr etmezler.

6. RÛM-56: Ve ilim ve îmân verilenler: “Andolsun ki Allah’ın Kitab'ındaki beas (yeniden diriliş) gününe kadar (mezarda) kaldınız.” dediler. İşte bu beas günüdür. Lâkin siz bilmiyordunuz.

7. MUHAMMED-16: Ve seni dinleyenlerden bir kısmı, senin yanından çıktıkları zaman, kendilerine ilim verilenlere: “Biraz önce (O) ne dedi?” dediler. İşte onlar, Allah’ın kalplerini mühürledikleri kişilerdir ve onlar hevalarına tâbî olanlardır.

İlmin sahipleri de onlar, en üst seviyede irşada memur ve mezun kılınanlardır.

İLİM SAHİPLERİ (ÖĞRETENLER)

1. KUR’ÂN’IN LAFZINI ÖĞRENENLER

CUMA-2: Ümmîler arasında, kendilerinden bir resûl beas eden O’dur. Onlara, O’nun (Allah’ın) âyetlerini okur, onları tezkiye eder (nefslerini temizler), onlara Kitab’ı (Kur’ân-ı Kerim’i) ve hikmeti öğretir. …

2. KUR’ÂN’IN RUHUNU ÖĞRENENLER

ÂLİ İMRÂN-20: … "Ben ve bana tâbî olanlar vechimizi (fizik vücudumuzu) Allah’a teslim ettik." O kitap verilenlere ve ümmîlere: "Siz de vechinizi (fizik vücudunuzu) (Allah’a) teslim ettiniz mi?" de. Eğer teslim ettilerse, o taktirde, hidayete ermişlerdir.

3. HİKMETİ ÖĞRENENLER

NİSÂ-113: Ve eğer Allah’ın fazlı ve rahmeti senin üzerine olmasaydı, onlardan bir grup mutlaka seni saptırmaya kastedecekti. Ve onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar. Ve sana hiçbir şeyle zarar veremezler. Ve Allah, sana Kitab’ı ve hikmeti indirdi ve sana bilmediğin şeyleri öğretti. Ve Allah’ın senin üzerindeki fazlı çok büyüktür.

4. HİKMETİN ÖTESİNİ ÖĞRENENLER

BAKARA-151: Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup, açıklasın) ve sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, size Kitab’ı (Kur’ân-ı Kerim’i) ve hikmeti öğretsin ve (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.

5. MARUFLA EMREDEN MÜNKERDEN NEHYEDENLER

ÂLİ İMRÂN-104: Sizin içinizden hayra davet eden (mürşidlerden) bir cemaat olsun ve mârufla emretsin, ve münkerden nehyetsin (men etsin). İşte onlar, onlar felâha erenlerdir.

6. RESÛLLER

ÂRAF-62: Size Rabbimin risalelerini (gönderdiklerini) tebliğ ediyorum (ulaştırıyorum). Ve size nasihat ediyorum (öğüt veriyorum). Ve sizin bilmediğiniz şeyleri ben Allah’tan öğreniyorum (biliyorum).

7. DEVRİN İMAMLARI

ENBİYÂ-73: Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık. Ve onlara, hayırlar işlemeyi, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Ve onlar, Bize kul oldular.

SECDE-24: Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize yakîn hasıl etmiş oldukları için.

İnsanların çoğu ilmin ve irfanın neleri ihtiva ettiğini bilmeksizin bir hayat yaşarlar. Oysa ki irfan mutluluğa açılan yegâne kapıdır.

İlim kişiye cennet saadetine ulaştırabilir; ama irfan, cennet saadetinin zaten sahibi olan bir kişiyi mutlaka dünya saadetine de ulaştırır. Yani dünya mutluluğunun başlangıcı ve sonuna ulaşılması, ilmin irfana dönüşmesiyle gerçekleşir.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 12 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20265 dk okuma3