Muhterem Hocam, 21. basamakta ruhumuzu Allah’a ulaştırdığımızı veya hangi basamakta olduğumuzu nasıl öğreniriz? Açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, 21. basamakta ruhumuzu Allah’a ulaştırdığımızı veya hangi basamakta olduğumuzu nasıl öğreniriz? Açıklar mısınız?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, bizimle insanlar arasındaki ilişkiler, bizimle Allah arasındaki ilişkilerin bir aynasıdır. Nereden anlıyoruz? Davranış biçimlerinden. Bizimle insanlar arasındaki ilişkilerde üç tür davranış biçimi söz konusudur: Birisi kısas, diğeri af, üçüncüsü kötülüğe karşı hayırla mukabele etme.
ALLAH'IN ADALETİNİN TECELLİ ETMESİ KİŞİ KÖTÜLÜK / ZULÜM (ŞERR) YAPARSA (-100) Tokat atan kişi zulüm yaptığı için derecat kaybeder. (+100) Tokat yiyen kişi zulme uğradığı için derecat kazanır. KİŞİ KÖTÜLÜĞE KARŞI KÖTÜLÜK (ZULÜM) (KISAS) YAPARSA (-100 +100) Tokat atan kişi tokat yerse derecat kazanır. (+100 -100) Tokat yiyen kişi karşılık verirse derecat kaybeder. KİŞİ KÖTÜLÜĞE KARŞI SESSİZ KALIRSA (AF) CÂSİYE – 14: …(Allah’ın) cezalandıracağı kavmi bağışlasınlar. (-100) Tokat atan kişi zulüm yaptığı için derecat kaybetmiş olur. (+100) Tokat yiyen kişi affettiği için derecat kazanır. KİŞİ KÖTÜLÜĞE (ŞERRE) İYİLİKLE MUKABELE EDERSE FUSSİLET – 34: Hasene ve seyyie, eşit değildir. (Kötülüğü) en güzel şekilde karşıla. O zaman seninle arasında düşmanlık olan kişi, samimi bir dost gibi olur. (-100) Tokat atan kişi zulüm yaptığı için kaybettiği derecat ile kalır. (+100 +100) Tokat yiyen kişi affetmesi yanında, iyilikle karşılık verdiği için yine derecat kazanır.
Şimdi kısas, şeriat; anlıyoruz ki bir insan, kendisine yapılan bir kötülüğü kendisi de aynı misliyle mukabele ediyorsa o zaman kötülüğe karşı kötülük, zulüm, kısas tatbik ediyor. Bu, henüz nefs tezkiyesi yapmamıştır. Bu şeriatı ifade ediyor. Allahû Tealâ buna hak tanıyor.
Ama kim ki mürşidine tâbi olmuş yedi kademede nefs tezkiyesi yapmışsa o zaman kötülüğe karşı affı seçiyor. Af ise tarikatı ifade eder. Yani mürşidine tâbi olup yedi kademede nefs tezkiyesi yapan bir insan kesinlikle ne yapıyor? Derhal affediyor.
O zaman üçüncü durum, hakikati ifade ediyor. Kişi aynı zulme muhatap oluyor fakat kötülüğe karşı iyilikle mukabele ediyor. Yani affettiği gibi aynı zamanda ona karşı güzellikte bulunuyor. Mesela Efendimiz'in bize anlattığı; üçüncü odadaki şahıs, kendisine tokat atıldığı zaman ayağa kalkıyor ve diyor ki: "Ensem senin elini acıttı." İkinci olarak, "Böyle bir olaya muhatap olduğum için daha önce sana veya bir toplumun başka bir bireyine bir yanlış davranışta bulunmuşum; bu onun karşılığıdır, kefaretidir." Üçüncü olarak "Bu noktadan itibaren ister A şeklinde, ister B şeklinde, ben sana her konuda yardım etmeye hazırım." Yani kötülüğe karşı hayırla mukabele eden bir davranış biçimi sergiliyor inşaallah.