Muhterem Hocam, İslâm'a göre geçici dünya hayatı ile ahiret hayatı arasında nasıl bir denge kurulmalı, bizlere açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, İslâm'a göre geçici dünya hayatı ile ahiret hayatı arasında nasıl bir denge kurulmalı, bizlere açıklar mısınız?

Cevap

Sevgili Kardeşlerim, âhiret hayatımız bir sonsuzluğu ifade ediyor. Dünya hayatımız da geçici bir süre. Eğer bir misal vermek gerekirse, sırf anlaşılsın diye bu misali vermek istiyorum. Bizim bu dünya hayatında bir hayatımız var. Kimisi 50 yıl, 60 yıl, 70 yıl, 80, 90, 100, 120 diyelim hayatı yaşayanlar var. Bu 120 yıllık hayat içerisinde, anlaşılsın diye bu misali veriyorum.

Bir insanın askerlik hayatı neyse, âhiret hayatında dünya hayatımız o mesafededir. O surette değerlendirilebilir. 100 yaşındaki bir insanın, şu anda askerlik süresini ne kadar, hadi diyelim ki 6 ay. O süre içerisinde evinden ayrılıyor, askerlik şubeleri tarafından kendisine (askere davet edilmek üzere) davetiye gönderiliyor. Davete icabet ediyor, gidiyor. Şubedeki işlemi tamamladıktan sonra gitmesi gereken eğitim görmesi gereken yere, o kâğıtla birlikte gidip teslim oluyor. Ve 6 aylık bir süre içerisinde o kişi askerlik süresini tamamlıyor ve tekrar terhis ediliyor evine dönmek üzere.

İşte tıpkı dünya hayatımız, âhiret hayatımızın yanında böyle kısa bir süre. Onun için Allah dostları bu kısa süre için "Dünya hayatı için gayret üstüne gayret,, ama sonsuz, ebedî hayat için gayret yok. Hayret!" diyorlar.

Bir insan askere gider de geldiği yeri, ailesini unutursa, askerlik süresi bitiminden sonra gideceği bir evi, bir akrabası, bir tanıdığı, mutlu olabileceği bir yer yoksa, o zaman o kişi büyük bir azap içerisinde cehenneme yuvarlanacaktır.

Allah Resûl'ü Efendimiz (S.A.V): “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, yarın ölecekmiş gibi âhirete, çalış.” demiş.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Câmîu’s-Sagîr, IV12, Hadîs No:1201.

“Hiç ölmeyeceğini zanneden biri gibi çalış, yarın ölecek biri gibi de tedbirli ol.”

Yarın ölecekmiş gibi âhiret hayatı 7 safha ve 4 teslimle şekillenir. Evvelâ âhiret hayatı bu dünya hayatında dinî hayatın yaşanmasıyla elde edilir. Çünkü dünya âhiretin tarlasıdır. O zaman âhireti kazanmak isteyen herkes bu 7 safhayı yaşayarak, âhirette insanlara hazırladığı 7 cennetin sahibi olmak için bir gayret içinde olacak.

Ama dünya hayatı bu noktada ne olacak? Dünya hayatında da dünya mutluluğu o kişinin insanlarla olan ilişkilerine göre şekillenir. Başlangıç noktasında Nefs-i Emmare’de olan bir insan hep etrafına karşı insanlara zulmeder. Huzursuz ve mutsuz bir hayatı yaşar. Ama kim ki âhiret hayatı için Allah'a ulaşmayı diler, mürşidine tâbî olursa o zaman Allahû Tealâ'nın garantisindedir. Allah o kişinin ruhunu kendisine ulaştıracak ve sanki kendisi ulaştırmış gibi de üç tane cennet ve dünya saadetinin yarısını Allahû Tealâ ona hibe edecek.

Geri kalan dünya hayatı için ahiret hayatı, daimî zikre ulaştığı zaman 5. kat cennet ama dünya saadetinin tamamı. Çünkü artık o kişinin nefsinde âfetler yok, faziletler var. Ruhun talebiyle nefsin talebi aynı ve her hâlükârda başkası kendisine negatif davranırsa onları affettiği gibi her daîm kötülüğe karşı hayırla mukabele edecektir ve böylece sonsuz bir dünya mutluluğunu yaşayacaktır.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20263 dk okuma3