Muhterem Hocam, İslâm'da sadaka-i cariye diye bir amel çeşidi var mıdır? Bizlere açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, İslâm'da sadaka-i cariye diye bir amel çeşidi var mıdır? Bizlere açıklar mısınız?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, biz Kur'ân'ı Efendimiz'den (S.A.V) öğrendik. Sadaka olduğunu biliyoruz ama sadaka-i cariyeyi bilmiyorum. Muhterem Efendimiz'den (S.A.V) öğrendiğimiz kazancımızın %2,5'i zekâttır. Haramdır bize ve mutlaka verilmesi lâzım. %2,5 da “birr”dir, paranın kiridir. Onun da verilmesi lâzım. Zekât ve birr toplam %5'tir. Tüm kardeşlerimiz bunu yerine getirirler.

Ama bir de sadaka var ve daha ötede kişiye Allah'ın nasip ettiği diğer yardımlar söz konusu. Bugün insanların çoğu fakirlikten dem vuruyorlar. Halbuki Allah'ın Resûlü'nün (S.A.V) “Nerede bir fakir görürsen o, Allah ve Resûlü'nden kaçmıştır.” sözü boşuna değil. Refah seviyesinde bir hayat, Allah ve Resûlü'ne itaatle gerçekleşir.

Allah dostu Saidî Nursi Hazretleri'nin söylediği çok anlamlı bir söz var. “İçinde bulunduğumuz çağ üç tane hastalığı barındırıyor: cehalet, ihtilâflar ve zaruret.” Cehalet ilimle, ihtilâflar ise tâbiiyetle ve zaruret olayından ise şükürle, yani kazancımızdan %2,5 birr, %2,5 zekât ve sadakamızın verilmesiyle kurtuluş gerçekleşir,

Öyleyse bir kişi fakirlikten kurtulabilir mi? %100 kurtulur. İşte İbrâhîm Suresi'nin 7. âyet-i kerimesinde: “Şükrederseniz ni'metimi artırırım.” diyor.

14/İBRÂHÎM-7: Ve iz te’ezzene rabbukum le in şekertum le ezîdennekum ve le in kefertum inne azâbî le şedîd(şedîdun). Ve o zaman Rabbiniz size bildirmişti ki; eğer şükrederseniz (ni'metlerinizi) artırırız, eğer küfredenlerden olursanız muhakkak ki azabım şiddetlidir.

Nedir şükür? Kazancımızın %2,5'ini zekât olarak vermektir. Nedir şükür? Birrimizi vermektir. Nedir şükür? Sadakamızı vermektir.

Allahû Tealâ Bakara 261'de: "Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu," her şeyden evvel mallarını Allah'ın yolunda harcayanların durumu; "Her başağında 100 adet bulunan yedi başaklı bir buğday grubu kadar Allahû Tealâ onlara ihsanda bulunur."

2/BAKARA-261: Meselullezîne yunfikûne emvâlehum fî sebîlillâhi ke meseli habbetin enbetet seb’a senâbile fî kulli sunbuletin mietu habbeh(habbetin), vallâhu yudâifu li men yeşâu, vallâhu vâsiun alîm(alîmun). Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her sünbülünde (başağında) yüz adet tane (tohum) olmak üzere, yedi sünbül (başak) veren bir tek tohumun durumu gibidir. Allah, dilediği kimse için (onun rızkını) kat kat artırıp verir. Ve Allah Vâsi'dir, Alîm'dir.

O zaman böylesi bir insan Allah'ın emrini yerine getirirse ki Allah'ın sözünde hulf yoktur; Allah katında söz değiştirilmez. O zaman hiçbir fakir kalır mı? İmkânsız, Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma1