Muhterem Hocam, islâmî değerlere karşı çıkıp bize zulmeden insanlara sinirlendiğimizde günah işlemiş oluyor muyuz?
Soru
Muhterem Hocam, islâmî değerlere karşı çıkıp bize zulmeden insanlara sinirlendiğimizde günah işlemiş oluyor muyuz?
Cevap
"Ve suali bir kere daha tekrar edecek olursak: İslâmî değerlere karşı çıkıp bize zulmeden insanlara sinirlendiğimizde günah işlemiş oluyor muyuz?
Elbette. Allahû Tealâ hiç kimseye öfkelenmememizi, hiç kimseye küsmememizi, kalp kırmamamızı ve kırılmamamızı Allahû Tealâ istiyor. Öyle olunca nefsimizin 19 afetinden bir tanesi öfke ve gayzdır.
İslâmî değerlere karşı çıkan, bize zulmeden kişi o derecât kaybetmiştir. Onun kaybettiği derecâtı biz kazanacağız.
Dünyada yaşayan iki grup insan var: Şeytanın kulu ve şeytanın dostu olanlar, Allah’ın kulu ve Allah’ın dostu olanlar.
Şeytanın kulu ve şeytanın dostu olanlar, onlar kötülüğe karşı kötülükle mukabele ederler. Onlar iyiliğe karşı da kötülükle mukabele ederler. Onlar şeytanın da tesiri ve nefslerinde %100 19 afetin sebebiyle devamlı şerr işlemektedir.
Öyle olunca İblis kötülükleri arttırıyor. Nasıl? Onlara tesir ederek, kötülüğe karşı kötülük ve iyiliğe karşı da kötülük yapmak suretiyle bunu gerçekleştiriyor İblis.
Ama Allah’ın kulları, Allah’ın dostları, onlar iyiliğe karşı iyilik yaparlar. Kötülüğe karşı da iyilik yaparlar. 4 tane âyet-i kerime bize bu hakikati bildiriyor: Ra’d 22, Mu’minûn 96, Kasas 54 ve Fussilet 34. Onlar kötülüğe karşı hayırla mukabele ederler.
KÖTÜLÜĞE KARŞI İYİLİKLE (HAYIRLA) MUKABELE
1. RA'D – 22 Onlar, sabırla Rab’lerinin Vechini dileyenler ve namazı ikame edenler, onları rızıklandırdığımız şeylerden gizli ve açıkça infâk edenlerdir. Ve seyyiati, hasenat ile (iyilikle) savan kimselerdir. İşte onlar için, bu dünyanın (güzel bir) akıbeti (sonucu) vardır.
2. MU'MİNÛN – 96 Seyyiati (kötülüğü), en güzel olanla yok et. Biz, (onların) vasıflandırdıklarını en iyi biliriz.
3. KASAS – 54 İşte onlardır ki; onlara sabırları sebebiyle ecirleri (sevapları) iki kat verilir. Ve onlar, seyyiati (kötülüğü) hasenat (iyilik) ile savarlar. Ve onlara verdiğimiz (manevî) rızıktan infâk ederler.
4. FUSSİLET – 34 Hasene (iyilik) ve seyyie (kötülük), müsavi (eşit) değildir. (Kötülüğü) en güzel şekilde karşıla. O zaman seninle arasında düşmanlık olan kişi, samimi bir dost gibi olur.
Öyle olunca Allahû Tealâ’nın bize emrettiği davranış biçimi; ""Kötülüğe karşı hayırla mukabele et.""
Tasavvufun temel hedefinin sinirlenmemek olduğunu evvela defterimize yazacağız. Onlar bize ne söylerse söylesin, biz sakin bir standartta Allah’ı ve O’nun eserini müdafaa edeceğiz. Doğruları müdafaa etmek aslî görevimiz ama bunu yaparken sinirlenmemek de asıldır.
Sinirlendiğimiz zaman derecât kaybediyoruz elbette. Sinirlenmemiz hâlinde eğer bunu içimize saklı tutabiliyorsak o zaman derecât kaybetmiyoruz. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V): “En hayırlı yudum öfkesini yutandır.” buyuruyor.
Ama sinirlenmemizi, karşı tarafa bağırarak çağırarak veya ona ters bir şekilde hitap ederek sonuçlandırıyorsak o zaman derecât kaybetmemiz söz konusudur. Allah razı olsun."