Muhterem Hocam, İslâm’ın 5 şartını yerine getiren kişi Allah’ın ipine tutunmuş olur mu?
Soru
Muhterem Hocam, İslâm’ın 5 şartını yerine getiren kişi Allah’ın ipine tutunmuş olur mu?
Cevap
Ne yazık ki hayır, İslâm’ın beş şartı herkesin üzerine farzdır ama İslâm 5 şartla bitmez. Allah’a ulaşmayı dilemek ve Allah’a teslim olmak, konunun en üst temelini teşkil eder ki o yoksa o kişinin cehennemden kurtulması da mümkün değildir. Allahû Tealâ, Allah’a ulaşmayı dileyip Allah’ın ipine tutunan insanları mutlaka insanlardan bir ipe ulaştıracaktır. İpin 2. bölümü, yani insanlardan bir iptir. Bu, Allah’ın ipi mutlaka ulaşılması lâzım gelen bir farzdır.
Âli İmrân Suresi’nin 112. âyet-i kerimesinde:
ÂLİ İMRÂN-112: Duribet aleyhimuz zilletu eyne mâ sukıfû illâ bi hablin minallâhi ve hablin minen nâsi ve bâû bi gadabin minallâhi ve duribet aleyhimul meskeneh(meskenetu), zâlike bi ennehum kânû yekfurûne bi âyâtillâhi ve yaktulûnel enbiyâe bi gayri hakk(hakkın), zâlike bimâ asav ve kânû ya’tedûn(ya’tedûne).
Onların üzerlerine, nerede olurlarsa olsunlar zillet (alçaklık) damgası vuruldu. Ancak Allah'ın ipine (Sıratı Mustakîm'e) ve insanlardan bir ipe (Allah'a ulaştıracak olan mürşide) tutunanlar (ulaşanlar) hariç. (Onlar) Allah'tan bir gazaba uğradılar ve üzerlerine miskinlik damgası vuruldu. Bu, onların Allah'ın âyetlerini inkâr etmiş olmaları ve peygamberleri haksız yere öldürmüş olmaları sebebiyledir. İşte bu, onların (Allah'a) isyan etmelerinden ve haddi aşmış olmalarındandır.
Yani “İnsanlardan bir ip ve Allah’tan bir ip müstesna, diğer insanların üzerine zillet damgası vurulmuştur.” diyor. Bakara 256’da da aynı şekilde, bu âyetlerle paralel.
BAKARA-256: Lâ ikrâhe fîd dîni kad tebeyyener ruşdu minel gayy(gayyi), fe men yekfur bit tâgûti ve yu’min billâhi fe kadistemseke bil urvetil vuskâ, lenfisâme lehâ, vallâhu semîun alîm(alîmun).
Dinde zorlama yoktur. irşad yolu (hidayet yolu, Allah'a ulaştıran yol), gayy yolundan (dalâlet yolundan, şeytana, cehenneme ulaştıran yoldan) açıkça (ayrılıp) ortaya çıkmıştır. Artık kim tagutu (şeytanı ve şeytana ulaştıran yolu) inkâr edip de Allah'a îmân ederse (mü'min olur, Allah'a ulaştıran yolu tercih ederse), böylece o, (Allah'tan) kopması mümkün olmayan urvetul vuskaya (sağlam bir kulba, mürşidin eline) tutunmuştur. Allah Sem'î'dir, Alîm'dir.
İşte burada da aynı şekilde Allah’tan bir ipe ve insanlardan bir ipe tutunan bir kişiden bahsediyor. Her devirde insanlardan bir ipi temsil eden 7 safha varis var. Âlimler, nebîlerin varisleridir.
7 SAFHA VARİSLER (ALLAH’A DAVET EDENLER)
ÂLİMLER
1. KUR’ÂN'IN LAFZINI ÖĞRENENLER VE ÖĞRETENLER VE TEBLİĞ EDENLER
CUMA-2 Ümmîler arasında, kendilerinden bir resûl beas eden (görevlendiren) O’dur. Onlara, O’nun (Allah’ın) âyetlerini okur, onları tezkiye eder (nefslerini temizler), onlara Kitab’ı (Kur’ân-ı Kerim’i) ve hikmeti öğretir. ...
2. KUR’ÂN'IN RUHUNU ÖĞRENENLER VE ÖĞRETENLER VE TEBLİĞ EDENLER
ÂLİ İMRÂN-20 “Ben ve bana tâbi olanlar vechimizi (fizik vücudumuzu) Allah'a teslim ettik.” O kitab verilenlere ve ümmîlere: “Siz de vechinizi (fizik vücudunuzu) (Allah'a) teslim ettiniz mi?” de. Eğer teslim ettilerse, o takdirde, hidayete ermişlerdir...
3. HİKMETİ ÖĞRENENLER VE ÖĞRETENLER VE TEBLİĞ EDENLER
NİSÂ-113 Ve Allah, sana Kitab'ı ve hikmeti indirdi ve sana bilmediğin şeyleri öğretti. Ve Allah'ın senin üzerindeki fazlı çok büyüktür.
ULÛL’ELBAB
ÂLİ İMRÂN-7 … Onlar da tezekkür edemezler, sadece Ulûl'elbab.
MUHLİSLER
HİCR-40 ”Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna.”
4. HİKMETİN ÖTESİNİ ÖĞRENENLER VE ÖĞRETENLER VE TEBLİĞ EDENLER
BAKARA-151 Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, size Kitap’ı ve hikmeti öğretsin ve (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.
5. MÂRUFLA EMREDEN MÜNKERDEN NEHYEDENLER VE TEBLİĞ EDENLER
ÂLİ İMRÂN-104 Sizin içinizden hayra davet eden (mürşidlerden) bir cemaat olsun ve mârufla emretsin ve münkerden nehyetsin (men etsin). İşte onlar, onlar felâha erenlerdir.
6. VELÎ RESÛLLER VE TEBLİĞ EDENLER
ARÂF-62 Size Rabbimin risalelerini (gönderdiklerini) tebliğ ediyorum (ulaştırıyorum). Ve size nasihat ediyorum (öğüt veriyorum). Ve sizin bilmediğiniz şeyleri ben Allah’tan öğreniyorum (biliyorum).
HALİFELER
7. VEKÂLETEN DEVRİN İMAMLARI VE TEBLİĞ EDENLER
SECDE-24 Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize yakîn hâsıl etmiş oldukları için.
İki tür âlim vardır. Allah Resûlü (S.A.V) hadîsinde:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Deylemi, El Firdevsü bi Me’sûru’l-Hitâb c.6 s.56/7449 (Beyrut); Ramuze’l-Ehadis c.2 s.463/3; İ. Gazali, İhyâu Ulûmiddîn I. cilt, sh. 154.
"Her âlimle değil, sizi beş şeyden sakındırıp, beş şeye çağıran âlimle oturunuz.
- Riyadan ihlasa,
- Kibirden tevazuya,
- Düşmanlıktan nasihate,
- Şüpheden yakîne,
- Dünyaya rağbetten zühde."
O âlimler sizi 5 şeyden sakındırıp 5 şeye çağırır.
7 grup varise baktığımız zaman bu 7 grup varis;
Kur’ân’ın lafzını öğrenen, öğreten, tebliğ eden Resûlullah’ın varisi.
Kur’ân’ın ruhunu öğrenen, öğreten, tebliğ eden Resûlullah varisi.
Hikmeti öğrenen, öğreten… Ve diğerleri.
Allah razı olsun.
Nitekim nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) diyor ki:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Sahih Buhari 9. cilt 1409. Hadis
“Benden sonra nebî gelmeyecek, âlimler gelecek, halifeler gelecek. Onlara tâbi olan bana tâbi olur, onlara asi olan bana asi olur.”
Öyleyse herkesin mutlak surette mürşidine tâbî olmasını istiyor.