Muhterem Hocam, islâmiyete yeni girecek bir kişi kendi kendine ve mürşid olmayan bir dîn adamı eşliğinde kelime-i şehâdet getirirse İslâm'a girmiş sayılır mı?
Soru
Muhterem Hocam, islâmiyete yeni girecek bir kişi kendi kendine ve mürşid olmayan bir dîn adamı eşliğinde kelime-i şehâdet getirirse İslâm'a girmiş sayılır mı?
Cevap
Hayır sevgili kardeşlerim. İslâm’a girmek teslime girmek mânâsına geliyor. Allahû Tealâ Bakara Suresinin 208. âyet-i kerimesinde şöyle buyuruyor: "Hepiniz toptan silm'e girin ve şeytanın adımlarına tâbî olmayın."
2/BAKARA-208 Yâ eyyuhâllezîne âmenûdhulû fîs silmi kâffeh(kâffeten), ve lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), innehu lekum aduvvun mubîn(mubînun).
Ey âmenû olanlar! Hepiniz silm’e dahil olun (Allah’a teslim olun)! Ve şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki o, size apaçık düşmandır.
Sevgili kardeşlerim, şeytanın adımlarına tâbî olanlar kimler? Şeytanın adımına tâbî olanlar fuhşiyatı ve münkeri emredenler.
ŞEYTANIN ADIMLARINA TÂBÎ OLMAYIN
1. BAKARA-208 Ey âmenû olanlar! Hepiniz SİLM'e dahil olun (teslim olma dairesi içine girin). Ve şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki o, size apaçık düşmandır.
2. BAKARA-168 Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz şeylerden yeyin. Ve şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki o, sizin için apaçık bir düşmandır.
3. EN'AM-142 …Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden yeyin. Şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki; o, size apaçık düşmandır.
4. İSRA-53 Ve kullarıma de ki: “En güzeli (sözü) söylesinler!” Muhakkak ki şeytan, onların aralarını bozar (fesat çıkarır). Muhakkak ki o, insana apaçık düşmandır.
5. NÛR-21 Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde muhakkak ki o (şeytan), fuhşu ve münkeri emreder…
6. YASİN-60 Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o size apaçık bir düşmandır.
7. ZUHRÛF-62 Ve şeytan sakın sizi, (Sıratı Mustakîm'den) men etmesin. Muhakkak ki o, sizin için apaçık düşmandır.
Allahû Tealâ Nûr Suresinin 21. âyet-i kerimesinde: "Şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Kim şeytanın adımlarına tâbî olursa şeytan ona fuhşiyatı ve münkeri emreder."
24/NÛR-21 Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), ve men yettebi’ hutuvâtiş şeytâni fe innehu ye’muru bil fahşâi vel munker(munkeri) ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu mâ zekâ minkum min ehadin ebeden ve lâkinnallâhe yuzekkî men yeşâu, vallâhu semî’un alîm(alîmun).
Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde (şeytanın adımlarına uyduğu taktirde) muhakkak ki o (şeytan), fuhşu (her çeşit kötülüğü) ve münkeri (inkârı ve Allah’ın yasak ettiklerini) emreder. Ve eğer Allah’ın rahmeti ve fazlı sizin üzerinize olmasaydı (nefsinizin kalbine yerleşmeseydi), içinizden hiçbiri ebediyyen nefsini tezkiye edemezdi. Lâkin Allah, dilediğinin nefsini tezkiye eder. Ve Allah, Sem’î’dir (en iyi işitendir) Alîm’dir (en iyi bilendir).
Öyleyse kötülüğü, isyanı bize öğreten şeytandır. İyiliği, itaati bize öğreten de Allahû Tealâ'dır. O zaman bir kişi kendi kendine veya mürşid olmayan bir din adamı eşliğinde yaparsa İslâm dairesine girer ama İslâm’a girmiş olmaz. İslâm’a girmiş olması için mutlaka o kişinin Allah’a ulaşmayı dilemesi lazım.
Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor: "Bir kişinin İslâm’a girebilmesi için size dinlemeyi emrediyorum." Öyleyse İslâm’a giren kişinin 1. adımı bir mürşidi dinlemesi. "Size itaati emrediyorum." O mürşidin 1. emri Allah’a davet (ruhun Allah’a teslimine davet). Allah’a ulaşmayı dilemesi lazım. İtaat. "Size cihadı emrediyorum." Ruhun Allah’a ulaşabilmesi için nefsle cihadın gerçekleşmesi lazım. "Size hicreti emrediyorum ve size cemaati emrediyorum."
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Tirmizi 3022, Ahmed bin Hanbel Müsned 16042, Hakim Müstedrek, İbni Hibban.
"…Size Allah’ın bana emrettiği beş şeyi emrediyorum:
Dinlemeyi, İtaat etmeyi, Cihad etmeyi, Hicret etmeyi ve Cemaat olmayı.
Kuşkusuz ki, kim cemaatten bir karış ayrılırsa, Andolsun ki, İslam bağını boynundan çıkarmış olur. Ancak cemaate tekrar dönerse bu müstesna.
Kim cahiliye davasını iddia ederse (cahiliye sistemlerini müdafaa ederse) kuşkusuz ki o, cehennemlik kimselerdendir.
Bunun üzerine bir adam:
−Ey Allah’ın Resulü bu kimse namaz kılsa da oruç tutsa da aynı mıdır? diye sordu.
Nebiler Sultanı Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdu:
−"Namaz kılsa da oruç tutsa da durum aynıdır. Siz, Allah’ın davasına, Allah’a davet ediniz! Çünkü Allah, size Müslümanlar, mü’minler ve Allah’ın kulları diye isimlendirmiştir."
Öyleyse herşeyden evvel İslâm’a giriş cem olmakladır. Yani vahdet, teslim ve tevhid. Vahdet akidesi Allah’ın tekliğini ifade ediyor. Teslim ise ruhu, vechi,, nefsi ve iradeyi Allah’a teslim etmekle ve tevhid mutlak surette tek cemaati gerektiriyor. Allahû Tealâ bunu Zumer 54’te açıklıyor: "Rabbinize yönelin (ulaşmayı dileyin)."
39/ZUMER-54 Ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehu min kabli en ye’tiyekumul azâbu summe lâ tunsarûn(tunsarûne).
Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.
Allah’a ulaşmayı dilemek şirkten beri olmayı, vahdet akidesini. "Ruhunuzu ve vechinizi, nefsinizi ve iradenizi Allah’a teslim edin. Yoksa yardım olunmazsınız, Allahû Tealâ size yardım etmez."
Öyleyse Allahû Tealâ kime yardım eder? 7 safha 4 teslimle teslim olan kişiye yardım eder. Çünkü onlar Allah’ın yardımcılarıdır. Onlar Allah’a yardım ediyor, Allah da onlara yardım ediyor.