Muhterem Hocam, ispanya sayfamızda bir izleyicimiz, “Allah bize büyük bir haksızlık yaptı. Bizi acı dolu bir hayat yaşayıp savaşmak ve ölmek için yarattı.” diyen izleyicimize ne bu
Soru
Muhterem Hocam, ispanya sayfamızda bir izleyicimiz, “Allah bize büyük bir haksızlık yaptı. Bizi acı dolu bir hayat yaşayıp savaşmak ve ölmek için yarattı.” diyen izleyicimize ne buyurursunuz?
Cevap
İnsanlar Allahû Teâlâ'nın kanunlarını bilmeyince, kendi kara gözlükleriyle öyle görüyorlar.
“Allah bize büyük bir haksızlık yaptı.” Hayır, Allahû Tealâ mutlak adaletin sahibidir. Haksızlıkla hiçbir ilişkisi yoktur. Allah kullarına zulmedici değildir.
Kaf Suresi 29’da:
KAF-29: Mâ yubeddelul kavlu ledeyye ve mâ ene bi zallâmin lil abîd(abîdi).
“Katımda söz değiştirilmez. Ve Ben, kullarıma zulmedici değilim.”
Dolayısıyla olaylara kara gözlüklerle bakan bu kişi, Allahû Tealâ'yı –hâşâ- sanki zulmediyor veya haksızlık yapıyormuş gibi görüyor. Oysa böyle bir şey yoktur.
“Bizi bu acı dolu bir hayatı yaşayıp, savaşmak… “ Hayır. Aslında Allahû Tealâ, bu hayatı cennete dönüştürecek kanunlarını bize söylüyor. Bu konuda o kanunlara uymak üzere de resûllerini gönderiyor. Fakat cennet olabilecek bu hayatı kendisine cehenneme çeviren, insanın kendisidir. Allah'ın emirlerine isyan ettiği için.
“Bizi ölmek için yarattı.” sözüne gelince; eğer insan ölümden gerekli dersi alabilirse, Allahû Tealâ'nın insana hayatı en güzeli yaşatmak için verdiğini anlar.
Dolayısıyla Hz. Ömer'in şu sözü:
Hz. Ömer (R.A.)
"Beni en çok şaşırtan şey, Bir kimsenin Allah’ı bilip O’na isyan etmesi. Şeytan’ı bilip ona itaat etmesi. Ve Dünyayı bilip ona meyletmesidir."
“Şaşarım o insana ki Allah'ı biliyor ama O'na isyan ediyor.” Allah'ın kanunları vardır ve Allah kullarından Kendisine itaat etmelerini ister. İnsanlar ise isyan edince bu sonuca ulaşıyorlar.
“Şaşarım o insana ki şeytanı biliyor ama ona itaat ediyor.” Allah'a itaat etmek yerine isyan ediyor; şeytana isyan etmek yerine de ona itaat ediyor, tersi.
Ve şaşarım o insana ki dünyayı biliyor ama ona meylediyor.” Öyleyse başlangıç noktasında herkes şeytanın kulu, şeytanın dostu durumunda. Şeytana itaat ediyorlar. Allah'a isyan ediyorlar, davet gelmesine rağmen. Ve şeytan onlara nefslerini azdırarak onların dünyaya meyletmelerini sağlıyor.