Muhterem Hocam, Kâfirûn Suresinin 6. âyet-i kerimesinde geçen “Sizin dininiz sizin içindir, benim dinim benim.” ifadesini açıklar mısınız ?
Soru
Muhterem Hocam, Kâfirûn Suresinin 6. âyet-i kerimesinde geçen “Sizin dininiz sizin içindir, benim dinim benim.” ifadesini açıklar mısınız ?
Cevap
Kişi Allah'a ulaşmayı diler, mürşidine tâbi olursa, çok kısa süre içerisinde ruhun teslimini gerçekleştirir ve o kişi artık Hakk'ı tavsiye eden, Allah'a davet edenlerden olur. Ama biliyorsunuz, dinde zorlama yok. İrşad yolu (Allah'a ulaştıran yol), gayy yolu birbirinden kesin biçimde ayrılmıştır.
O zaman irşad yolunun müntesibi olan kişi davette bulunur, kişi daveti kabul etmez. Bu kimdir? Allah'a ulaşmayı dilemeyen, hassaları engelli, mürşidi istemeyen uzuvları engelli, mürşide karşı mücadele eden kalbi tâb edilmiş olanlardır. Özellikle kalbi tab edilmiş olanlar, salih kul ne yaparsa yapsın onu ikna etmez. Çünkü kalbine Allah tab ediyor.
İşte böylesi bir durum söz konusu olduğu zaman “Sizin dininiz sizin içindir. Sizin sizindir. Benim dinim benim, bana tâbi olacakların, Kur'ân'a tâbi olacakların dinidir.” Dolayısıyla birisi şeytanın dostu, diğeri şeytanın kulu durumdalar. Ama mürşid hem Allah'ın dostu hem Allah'ın kuludur.
109/KÂFİRÛN-6 Lekum dinukum ve liye din..
Sizin dininiz sizin ve benim dinim benim.