Muhterem Hocam, kazancımızın helal daire içinde olması için nelere dikkat etmeliyiz?
Soru
Muhterem Hocam, kazancımızın helal daire içinde olması için nelere dikkat etmeliyiz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, kazancımızın %2,5'u bize haramdır. Yani Allahû Tealâ’nın Kur’ân’da zikrettiği zekâttır. %2,5'u da Birr. Toplam zekâtla birlikte %5 kazancımızın dışımızdaki hak sahiplerine verilmesi lâzım ki helâl lokmayı kursağımıza alabilelim.
Ve Necm Suresi'nin 39. âyet-i kerimesinde;
53/NECM-39 Ve en leyse lil insâni illâ mâ seâ.
Ve insan için, çalışmasından başka bir şey yoktur.
Öyleyse herşeyden evvel maişetimizi biz temin etmekle görevliyiz. Hem dünya için çalışacağız hem ahiret için.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Kenzü’l-Ummal, IIV/238, hn. 6336.
“Sizin hayırlınız dünyası için ahiretini, ahireti için dünyasını terk etmeyendir.”
Allah Resûlü hadîs-i şerifinde: “En hayırlınız, dünyası için ahiretini terk etmeyen." Kimdir dünyası için ahiretini terk eden? Allah’a ulaşmayı dilemeyen “Ne vereceksin Yarabbim bana dünyada ver.” der. Öyle olunca Allah ona dünyayı veriyor 7 âyet-i kerimede buyuruyor ki "Ahirette nasibi yok."
ALLAH’A YÖNELMEYEN DÜNYA HAYATINA YÖNELEN “BİZE DÜNYADA VER” DİYENLER
1. BAKARA 200: … artık atalarınızı zikrettiğiniz gibi, hatta daha kuvvetli bir zikirle Allah’ı zikredin. Fakat insanlardan kim: ‘Rabbimiz bize dünyada ver.’ derse, ahirette onun bir nasibi yoktur.
2. YUNUS 7: … Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.
YUNUS 8: İşte onların kazandıkları gereğince varacakları yer ateştir.
3. HUD 15: Kim dünya hayatını ve onun ziynetini isterse onların amellerinin karşılığını orada, onlara öderiz...
HUD 16: İşte onlar, onlar için ahirette ateşten başka bir şey yoktur…
4. KASAS 78: … ‘Allah’ın ondan daha kuvvetli (güçlü) olan ve ondan daha çok şey toplayan nesilleri (zenginleri) helâk etmiş olduğunu’ bilmiyor mu?
KASAS 79: Dünya hayatını isteyenler: ‘Keşke Karun’a verilenler kadar bizim de olsaydı.’
KASAS 80: Ve ilim verilenler: ‘Size yazıklar olsun! Âmenû olan ve salih amel yapanlar için Allah’ın sevabı daha hayırlıdır…
5. ŞURA 20: Kim ahiret hasadını isterse, Biz onun kazancını artırırız. Kim dünya kazancını isterse, ona (da) ondan (dünya kazancından) arttırırız. Ve onun ahirette nasibi yoktur.”
6. NAZİAT 38: Ve dünya hayatını tercih etmiş ise.
NAZİAT 39: O takdirde, muhakkak ki alevli ateş (cehennem), o, barınacak yerdir.
7. FATIR 5: Ey insanlar! Muhakkak ki Allah'ın vaadi haktır. Öyleyse dünya hayatı sizi sakın aldatmasın. Aldatıcılar da sizi Allah ile (affına güvendirerek) aldatmasınlar.
hadîs-i Şerif: “Allah niyeti önce ahiret olana dünyayı da verir. Ama niyeti sadece dünya olana ahireti vermez.”
Kaynak: İbn-i Mübarek, Kütübi Sitte.
Fakat kim bizden ahireti isterse, biz ona dünyayı da veririz. Ahireti için de dünyasını terk etmeyen “Ben ahiret hayatıyla meşgul olurum, ben insanlar içine çıkmam, benim için bir lokma bir hırka yeter.” demek bu da doğru değil. Allahû Tealâ orada: “İnsan için çalışmasından başka bir şey yoktur.”
Öyleyse herkes çalışmak, nafakasını temin etmek mecburiyetindedir. Geçinmesi ona bağlıdır. Parayı helâl yollardan çalışarak kazanmak asıldır. Allahû Tealâ çalışmayı bu sebeple farz kılmıştır. Allahû Tealâ çalışmayı emrediyor.
Çalışmak deyince "Bazılarımız iş sahibi olsun, iş yeri açsın." diyor. Allahû Tealâ şöyle buyuruyor:
43/ZUHRÛF-32 E hum yaksimûne rahmete rabbik(rabbike), nahnu kasemnâ beynehum maîşetehum fîl hayâtid dunyâve refa’nâ ba’dahum fevka ba’dın derecâtin li yettehıze ba’duhum ba’dan suhriyyâ(suhriyyen), ve rahmetu rabbike hayrun mimmâ yecmaûn(yecmaûne).
Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Biz onların dünya hayatında maişetlerini (geçimlerini) aralarında taksim ettik. Onların bir kısmının derecelerini, diğerlerinin üzerine yükselttik (üstün kıldık). Onların bir kısmı diğerlerini emrinde çalıştırsın diye. Ve senin Rabbinin rahmeti, onların topladığı şeylerden (başka insanları çalıştırmayıp biriktirdikleri paradan) daha hayırlıdır.
“Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Biz onların dünya hayatındaki maişetlerini aralarında taksim ettik. Onların bir kısmını derecelerini diğerinin üzerine yükselttik. Onların bir kısmı diğerlerini emrinde çalıştırsın.”
Yani hem insanların Allah’tan aldığı rahmet birbirinden farklı hem de elde ettikleri kazanç da bir birinden farklıdır. "Onların bir kısmı diğerlerini emrinde çalıştırsın" diyedir. İşte fazla kazanç sahipleri, iş sahibi olmayanlara iş sahası açsınlar, onları çalıştırsınlar diye."
Ama "Senin Rabbinin rahmeti, onların topladığı şeylerden daha hayırlıdır." Başka insanları çalıştırmayıp, biriktirdikleri paradan daha hayırlıdır." Yani kişinin sermayesi var ama yatırıma dönüştürmüyor, işsizlere iş sahası açmıyor ama parayı faizde kullanıyor.
Eğer yatırıma dönüştürseydi Allahû Tealâ’dan yardım rahmet görecekti. Ama yapmadığı takdirde bunu gerçekleştiremeyenler Allah'ın bu âyet-i kerimede zikrettiği rahmeti alamayanlardır.
Her devirde zenginler de olur, fakirler de olur. Fakirlere yardım etmek üzerimize Allah’ın kesinleşmiş bir borcudur. Onun için Allahû Tealâ zekât dizaynını koymuş. Kazandığımız paranın 40/1'i bize helâl değildir. O kişi o parayı fakirlere vermekle mükelleftir. Yetmez, bir de “paranın kiri” dediğimiz maaşlı olan kişilere 7-8 saat çalışmak karşılığında maaş alıyorsa her gün, o 8 saat çalışmayıp da 1, 2 saatini haylazlıkla tembellikle geçirenlerin de karşılığının kefareti % 2,5 birrdir.
Toplam %5'ini vermeleri halinde ancak o zaman kursaklarına helal, tayyip lokma almış olacaklardır. Allah razı olsun."