Muhterem Hocam, bir hadîs-i şerifte "Eliyle cihad eden mü'mindir, diliyle cihad eden mü'mindir, kalbiyle cihad eden mü'mindir. Bunun ötesinde artık hardal tanesi kadar bile îmân yoktur" buyuruluyor. Hadîs-i şerifi nasıl idrak edip tatbik edebiliriz?

Soru

Muhterem Hocam, bir hadîs-i şerifte "Eliyle cihad eden mü'mindir, diliyle cihad eden mü'mindir, kalbiyle cihad eden mü'mindir. Bunun ötesinde artık hardal tanesi kadar bile îmân yoktur" buyuruluyor. Hadîs-i şerifi nasıl idrak edip tatbik edebiliriz?

Cevap

Sevgili kardeşim, Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) asıl hadîste şöyle buyuruyor:

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Müslim, İman, 20. “Allahû Tealâ'nın Benden önceki her bir ümmete gönderdiği peygamberlerin, kendi ümmeti içinde sünnetine sarılan ve emrine uyan havarileri ve ashabı vardır. Onlardan sonra, yapmadıklarını söyleyen ve emrolunmadıklarını yapan kimseler geldi. Böyle kimselerle eliyle cihad eden mü'mindir. Diliyle cihad eden de mü'mindir. Kalbiyle cihad eden de mü'mindir. Bunun ötesinde ise artık hardal tanesi kadar bile îmân yoktur.”

"Allahû Tealâ'nın Benden önceki her bir ümmete gönderdiği peygamberlerin, kendi ümmeti içinde sünnetine sarılan ve emrine uyan havarileri, ashabı, rabbanîleri vardır" yani Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in sünnetini yerine getiren 7 safha 4 teslimi yaşayan havariler, Sahâbeler ve rabbaniler vardı. Ama o 7 safha 4 teslimi yaşayanlardan sonra, onlardan sonra, yapmadıklarını söyleyen, emrolunmadıklarını yapan kimseler geldi. Böyle kimselerle eliyle cihad eden mü'mindir. Diliyle cihad eden de mü'mindir. Kalbiyle cihad eden de mü'mindir. Bunun ötesinde îmân yoktur.

Kalbiyle cihad eden mutlak surette zikreden bir muhteva içerisindedir. Cihad ne zaman başlıyor? Ankebût Suresi'nin 5. âyet-i kerimesinde: “Kim Allah’a ulaşmayı dilerse mutlaka onun vakti gelecektir.”

29/ANKEBÛT-5 Men kâne yercû likâallâhi fe inne ecelallâhi le âtin, ve huves semîul alîm(alîmu). Kim Allah’a mülâki olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). Ve O; en iyi işiten, en iyi bilendir.

Ama 6. âyet-i kerimesi: “Kim cihad ederse kendi nefsiyle cihad eder.”

29/ANKEBÛT-6 Ve men câhede fe innemâ yucâhidu li nefsihî, innallâhe le ganiyyun anil âlemîn(âlemîne). Ve kim cihad ederse, o taktirde sadece kendi nefsi için cihad eder. Muhakkak ki Allah, âlemlerden müstağnidir (hiçbir şeye ihtiyacı yoktur).

Şimdi nefsle cihadın başlangıç noktası mürşide tâbîyettir. Diliyle cihad eden, insanları Allah’a davet eden kişidir. Kalbiyle cihad eden, kalben Allah’a ulaşmayı dileyen kişidir. Eliyle cihad eden, davranışlarıyla insanlara örnek olan kişidir. Evet, demek ki bunun ötesinde kişide îmân yoktur. Yani kalben Allah’a ulaşmayı dilemeyen, tâbiiyeti gerçekleştirmeyen ve Allah’a davet etmeyen insanlar da elbette kalbiyle cihad etmeyen mü'mindir. Bunun ötesinde hardal tanesi kadar bile îmân yoktur. Öte yandan Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Emanete riayet etmeyenin îmânı yoktur.”

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Ahmed b. Hanbel, III, 134. "Emanete riayet etmeyenin îmânı yoktur, ahde vefa etmeyenin dini yoktur."

Emanet, ruhtur. Yani ruhun talebine uymayanın îmânı yok. O zaman ruhun talebine uymayan kişinin kalbinde hardal tanesi kadar îmân söz konusu değil. Zaten Resûlullah (S.A.V) Efendimize, Cebrail (A.S)'ın verdiği birinci sualde: “İman nedir ey Allah’ın Resûlü?” diye sorduğunda, saydığı birçok hükmün bir tanesi 'Likâallah' idi. Bugün İslâm’ın beş şartı içerisinde Likâallah var mı? Yok. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 20 Ekim 20263 dk okuma0