Muhterem Hocam, kişi mürşidini nasıl bulabilir?
Soru
Muhterem Hocam, kişi mürşidini nasıl bulabilir?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, mürşidsiz dini yaşamak mümkün değildir. İlk insan olan Âdem Babamız’dan başlayan, kıyâmete kadar gelecek bütün insanlar için Allah Tealâ dini farz kılmıştır. Farz olan bu dinin ancak mürşidle yaşanabileceğini de indirdiği Kutsal Kitaplarda bize bildirmiştir.
İlk insan olan Âdem (A.S) ve çocuklarına bakıyorum. İlk insan olan Âdem (A.S) Allah’ın ilk peygamberi, Allah’ın resûlü ve zamanın İmamı. Ve çocuklarına, şu anda Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in sahâbeye öğrettiği İslâm’ı, Hz. Musa (A.S)’ın kavmine öğrettiği dini, İslâm’ı, Hz. İsa (A.S)’ın havarilerine öğrettiği İslâm’ı, dini, günümüz Hidayet Çağı’nda Muhterem Efendimiz, Mehdi (A.S)’ın bize öğrettiği İslâm, 7 safha ve 4 teslimin aynısını öğretmişti. Çünkü Devrin İmamları Allah’ın tasarrufundadır. Yani onların iradesi yoktur. Onların söyledikleri söz, Allah’ın kendilerine söylettiği sözdür. Onların yaptıkları fiil, Allah’ın kendisine yaptırdığıdır.
Öyleyse Devrin İmamı Âdem (A.S) çocuklarına 7 safha 4 teslimi anlattı. Ama bu nerde? Allah Tealâ Kur’ân’da iki tane örnek verir: Biri daveti kabul etmeyen Kâbil ve biri de daveti kabul eden Hâbil. Hâbil 7 safha 4 teslimi yaşayan, Kâbil de karşı çıkan birisi. Allah Tealâ bu konuyu Mâide Suresi 27 ve 28. âyet-i kerimelerde dile getiriyor: “Onlara Adem (A.S)’ın iki oğlunun haberini oku, Allah'a yaklaştıracak kurbanlar sunmuşlardı. Birisininkini kabul etmiş, diğerini kabul etmemişti.” Kabil’in ameli boşa gitti. Habil’in amelini Allah kabul etti.
Amelinin boşa gitmesinin arkasında ne var? Kehf Suresi 105. âyet-i kerimede 'likâallah’ı ve Allah’ın âyetlerini inkâr var. Geçekten de Kâbil takva sahibi değildi. Hâbil takva sahibiydi ve Hâbil’inkini kabul etti. Ondan sonraki safhaları da anlatıyor: 2. safha tövbedir. Bakara Suresi'nin 37. âyet-i kerimesinde, Âdem (A.S) Rabbi’nden kelimeler aldı ve tövbe etti. 1. Safha nasıl bir dilekse, Allah Tealâ Âdem (A.S)’a açıklamış. 2. Safha tövbe ve Bakara suresi 37’de: “Sonra Âdem, Rabbinden kelimeleri telakki etti. Ve Rabbine tövbe etti. Bunun üzerine (Allah) onun tövbesini kabul buyurdu. Muhakkak ki Allah, tövbeleri kabul edendir.”
Bu minval üzere yapılan bir tövbe, peygamberler için Tövbe-i Nasuh’tur ama alt seviyede dünyada seçilenler için de mürşidin önünde yapılan tövbedir. Muhtemeldir ki Hâbil de tövbe etmiştir ama babasının önünde bu tövbeyi gerçekleştirmiştir.
Hâbil babasının önünde bu tövbeyi gerçekleştirdiği için 7 şahid var: 1. şahid Allah, 2. şahid Devrin İmamı, Âdem (A.S), 3. şahid Devrin İmamı’nın ruhu, 4. şahid Arş'ı tutan melekleri, 5. şahid mürşidin kalp gözü, 6. şahid Kirâmen Kâtibîn Melekleri ve 7. şahid amel defteri.
Öyleyse görüyorsunuz ki hiçbir zaman dilimi yoktur ki dini insanlara öğreten, Allah’ın tayin ettiği bir mürşid olmasın. Her peygamber Allah’ın emriyle en büyük mürşididir. Onların yaşadığı dönemde de her kavim içerisinde, o kavmin ana lisânıyla insanlara 7 safha 4 teslimi anlatan Allah’ın velî resûlleri vardır. Onların da çevrelerinde 7 safha 4 teslimi yaşayan Allah'ın velî mürşidleri var ve vekil mürşidleri var ve daima öğrenenler var ve öğretenler vardır. Öğretenler Allah’ın mürşidlerinin vekilleri. Peygamber Efendimiz (S.A.V), “Kıyâmete kadar Allah’ın emrine itaat eden, hayırlarda yarışan bir topluluk hep olacaktır.” Bunlar Allah’ın mürşidlerini oluşturuyor.
O zaman, Allah Tealâ herkese mürşidi farz kılmışsa, kişi mürşidini nasıl bulabilir? Her şeyden evvel mürşidini bulabilmesi için mutlaka o kişinin Allah’a ulaşmayı dilemesi lâzım. Nebîler Sultanı Resûlullah (S.A.V) Efendimiz şöyle buyuruyor: “Ben son nebîyim. Benden sonra nebî gelmeyecek. Benden sonra nübüvvet yoktur, mübeşşirat vardır.” Sâhabe sual soruyor: "Mübeşşirat nedir ya Resûlullah?" "Sâlih rüyadır.”
İşte “Benden sonra nübüvvet yoktur, mübeşşirat vardır." olduğuna göre, her devirde vekâleten bir Devrin İmamı, Kavim resûlleri ve mürşidler vardır. Bunlara ulaşabilmek mutlaka Hacet namazıyla mümkündür. Ama Hacet namazıyla Allah’ın o kişiye cevap verebilmesi, o kişinin de mutlaka Allah’a ulaşmayı dilemesine bağlıdır. Nitekim Allah Tealâ Hacet namazıyla nasıl mürşid isteneceğini Bakara Suresi 45 ve 46’da açıklıyor. “Sabırla ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Bu, zordur ama huşû sahipleri için zor değildir.” Kimdir huşû sahibi olanlar? Onlar kalben Allah’a ulaşmayı dileyen, ölümle bir kere daha ruhu Allah’a ulaşan kişidir. Yani bu huşû sahipleri ruhun iki şekilde Allah’a ulaşacağından emindirler. 'Hayattayken ruhun Allah’a ulaşması ve ölümle ruhun tekrar Allah’a dönmesi.'
Öyleyse iki şekilde ruhun Allah’a ulaşacağından emin olan insanlar, Allah’a ulaşmayı diliyorlar ve 12 tane ihsanla Allah’ın kendisine farz kıldığı mürşidi Allah’tan soruyorlar.
Mürşid farz mıdır? Nahl 9. “Allah’a ulaştıran yolun tayini Allah’a aittir.” Mürşid farz mıdır? Mâide 35. “Sizi kim Allah’a ulaştırmaya vesile olacaksa O’nu Allah’tan isteyin." Mürşid farz mıdır? Farzdır. Fâtiha 5. “İstianeyi (mürşidimizi) sadece Sen'den isteriz."
O zaman bu âyetler böyleyse kişi mürşidini nasıl bulabilir? Hacet namazıyla. Perşembeyi cumaya bağlayan gece boy abdesti aldıktan sonra kimseyle dünya kelâmı konuşmuyor ve 4 rekâtlık bir namazdır. Ve namaz bitirildikten sonra Allah'tan mürşid istenir. Bu namaz, perşembeyi cumaya bağlayan gece veya kandil gecelerinde kılınır. Dua bitince uyumadan önce 3 'Âyet-el Kürsî' okunur. Kişi yatağını kıbleye göre dizayn eder. Sağ taraf üzerine yatar, başını ileri geri hareket ettirirse, basınç sebebiyle kulakları kalbin atış ritmini duyar. Ona paralel iç sesiyle 'Allah, Allah, Allah' diye uyursa, %2 lik huşû kalbinde varsa mutlaka Allah Tealâ ona mürşid gösterir ve gösterilen mürşide kişi gidip tâbî olur.
İşte “Benden sonra nübüvvet yoktur, mübeşşirat vardır.” Mübeşşiratla, sâlih rüya ile gidip kişinin mürşidine tâbi olması gerekir. Tâbî olduğu an, o mürşidin ruhu değil, o devirde yaşayan Devrin İmamı’nın ruhu o kişinin başının üzerinde yer alır. Ve bu sâlih rüya bir mübeşşirat, bir müjdedir.
Nitekim bütün resûller “Biz resûllerimizi müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderiyoruz." (En'âm 48). Kimler için müjdeci? Allah’a ulaşmayı dileyenler için. Kalpten Allah’a ulaşmayı dileyenler için. Allah mutlaka onları mürşidine ulaştıracak.
Kimler için uyarıcı? Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin başlarına gelen azapla onları uyarıyor.